1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. Bir cani portresi: "Oslo Sendromu"
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir cani portresi: "Oslo Sendromu"

A+A-

Kurduğu şirket aracılığıyla tonlarca gübre aldı..
İnternetten temin ettiği formülle gübreyi
Bombaya nasıl çevireceğini öğrendi..
Norveç'in rahat silah yasaları sayesinde
Bir glock marka tabanca ile otomatik tüfek satın aldı.. ve
"Yıllardır bugünü bekliyordum.. silahını al,
Bugün ölümsüz olacaksın, yakalansan da propaganda süreci başlayacak..
Mahkemede fikirlerini anlatma fırsatın olacak..
İmza: Adaletsever Şövalyelerin Komutanı.."
32 yaşındaki A.B.Breivik Oslo'daki bombalamanın ardından
Polis kılığına girerek gittiği Utoya adasında kurşunu bitene kadar
Yaşları 14-19 arasında değişen 88 genci öldürdü, onlarcasını yaraladı..
Kendisini Oslo'daki bombalama olayını araştıran
Polis müfettişi olarak tanıtmak suretiyle ada polisini atlattığı,
Adadaki gençlere patlamayla ilgili bilgi vermek üzere
Hepsini çevresine topladıktan sonra
Silahlarındaki tüm mermileri üzerlerine boşalttığı..
Bombalamada ölenler dahil sayının 93'e ulaştığı, vesair...
"Türkiye AB'ye alınması durumunda Avrupa İslâmlaşacak..
Buna karşı yeni bir haçlı seferi ilan edilmesi gerekir" diyen
İslâm düşmanı câni Breivik'in katliamın ardından polise verdiği
İfadesinde "gaddarca olduğunu biliyorum ama
İnsanlara fikirlerimi anlatmak için bu gerekliydi..
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyanın gördüğü
En büyük canavar olmak istiyordum" dediği..
Câninin 1995'tenberi görmediği babası "şok içindeyim" derken
Annesinin "oğlumla gurur duyuyorum" dediği..

Daha önce İslâm ve yabancı karşıtı söylemlerle,
Göçleri ve vizeleri kısıtlayan.. minareleri yasaklayan..
Irkçı/şovenist köktenci söylemlerden çekinmeyen Avrupalı liderler,
Oslo katliamı sonrasında ani bir "U" dönüşü yaptılar..
İngiliz Başbakan Cameron, geçtiğimiz Şubat ve Nisan aylarında,
"Ülkedeki çok kültürlülük politikasının İslâmî aşırılığı tetikleyeceğini"
Söylerken, yaşanan katliamın ardından
"Norveç'teki ölümleri anlamak zor..
Bu olaydan ders çıkarmamız lazım" demek zorunda kaldığı..
Alman Başbakan Merkel'in geçtiğimiz aylarda,
"Almanya'da yaşayan göçmenlere fazla hoşgörü gösterildiği için
Çok kültürlülüğün fiyaskoyla sonuçlandığını..
Almanca öğrenmeyen göçmenlerin ülke için sorun oluşturduğunu"
Söylerken, katliamın ardından,
"Saldırının nedeninin 'ötekine karşı nefret' olduğunu..
Herkesin bu nefrete karşı savaşması gerektiğini" söylediği..
Irkçı/şovenist söylemleri olan Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin
Nisan ayında peçeyi yasaklayıp laiklik üzerinden tüm
Müslümanları hedef aldığı halde, yaşanan katliamın
"İğrenç ve kabul edilemez bir hareket olduğunu" belirttiği..
İsveçli yetkililer, 2010 yılında
Bir camiye silahlı saldırı düzenlenmesine..
Geçtiğimiz aylarda Göteborg'da inşası planlanan cami tartışmasında
Ülkenin iki parçaya bölünmesine seyirci kalırlarken..
Katliamın ardından Başbakan Reinfeldt'in
"Birbirimize iyi bakmalıyız.. demokrasiyi savunmalıyız" dediği..
Keza yabancı karşıtlığını körükleyen Avusturyalı yetkililerin
Katliamı "korkakça ve haksızca" diye nitelendirdikleri..
Daha bir yıl önce İslâm ve yabancı karşıtı söylemleriyle
Büyük ilgi görerek milletvekili sayısını 9'dan 24'e çıkaran
Hollanda Özgürlük Partisi lideri Wilders'in bile
Oslo cânisini "vahşi ve hasta" olarak nitelendirdiği, vesair...

3-4 yıl önce, hasta annesi için çağırdığı ambulansın
Gelmemesine çaresizce isyan eden bir vatandaşımız ve onu
Kurtarmaya çalışan eşinin karlar altında Norveçli polislerin
Acımasızca ve insanlık dışı muameleye maruz kalışlarını
Ekran karşısında izlerken kanımız donmuştu..
Hatırlayalım.. çoğunlukla Almanya olmak üzere
Bazı Avrupa ülkelerinde insanlarımız gece uykuları esnasında,
Ailece ve evleriyle birlikte yakılarak öldürülmüşlerdi..
Alınterleriyle ekmeğini kazanmaya giden insanlarımız
Doğudan batıya, kuzeyden güneye kadar
Memleketlerine tabutlar içinde dönmüşlerdi..
Karakola nezarete alınan vatandaşlarımızın cenazeleri çıkmıştı..
Daha geçtiğimiz günlerde yeni bir tekrarı yaşandığı üzere,
Vatandaşlarımız sokak çetelerince sıkıştırıldıkları yerlerde
Sırf yabancı diye ölesiye dövülüyor veya öldürülüyorlardı..
İlginçtir, yaşandığı günlerde tüm ülkenin gündemine oturan
Bu vahşice ve cânice olayların üzerinden
Kısa bir süre geçtikten sonra sorunların fikrî takibi kapsamında
Kayda değer bir çalışmaya veya habere rastlayamıyoruz..
Ancak, bir yabancının ülkemizde karşılaştığı bir olay sonrasında
İlgili ülke temsilcilerinin sonuç alana dek
Olağanüstü çabalarını görmek bizleri hayli düşündürüyor..

Oslo katliamı, aslında bir cânilik sendromudur..
Câni Breivik herne kadar kişisel olarak çizdiği profil ile,
Uzman hekimlerin ifadesiyle,
"Psiko-patolojik bir durum/görünüm arzetse" de
Katliam olayının sosyo-psikolojik arka planında yatan..
İslâm ve yabancı karşıtlığından beslenerek böylesi bir
Canilik sendromunun oluşumuna eylemleri ve söylemleriyle katkı veren..
Esasında bize göre olayın fer'i faili, azmettireni, tahrik/teşvik edeni
Olduğu halde, bu vahşi katliam karşısında aksini söyleyen
Liderlerin sorumluluklarını da görmemiz gerekiyor..
Bugün bu katliamı tel'in eden liderler, dün teşvik edici
Eylem ve söylemleriyle bu zemini hazırlayan kimselerdir..
Bu şiddet yangınından beslenerek iktidara gelenler,
İktidarlarında bu yangını büyüttüler..
Yangının kendilerini de sardığını, yaktığını görünce
Şikayet etmeleri hiç de inandırıcı gelmiyor..
Rüzgar ektiler, fırtına biçmeye başlayınca
Feverân etmeleri hiç de inandırıcı gelmiyor..

Olayın bütününe bakıldığında, câniye bağlı nedenlerden ziyade,
Sosyo-psikolojik arka planında yatan nedenlerin
Çok daha önemli olduğu görülecektir.. şayet arka plan
Görmezden gelinir, bugüne kadar yapılan yanlışlar tekrarlanırsa
Benzeri olayların sıkça yaşanacağını söylemek kehanet olmayacaktır..
Avrupa, benzeri terör ve terör potansiyeli taşıyan
Eylemlerin hedefinin hep "başkaları olacağını" düşündüğü için
Günün birinde "kendisini de vuracağını" görmek istemedi..
Aslında terörün dini, imanı, milleti, ırkı, cinsi, rengi olmayacağının,
Dost/düşman ayırdetmeksizin bir gün herkesi vurabileceğinin,
Bu katliamla görülmüş olmasını dileriz..
"Oslo sendromu" kırmızı alarm vermiştir..
"Oslo sendromu" yeterince algılanır ve gereği de yapılırsa,
Bundan hem Avrupa hem de insanlık kazanacaktır..
Aksi halde katliam ve terör anlayışı kazanacaktır ki,
Kaybedeni insanlık, barış ve huzur ortamı olacaktır...

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT