1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Bir Arda Turan Bin Fatih Terim Eder!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Arda Turan Bin Fatih Terim Eder!

A+A-

Spikerin sıkça dediği gibi; Türkiye'nin '' verilmiş sadakası vardı''. Bu kadar ilkel futbola rağmen, direkten dönen toplar, kalecide eriyen ataklar ve bir serbest atışta rakip oyuncunun kafasından sekip alara giden ''mutlu ve uğurlu gol.'' Caminin kenarına park etmiş arabanın arkasında yazıldığı gibi '' Kasko yok muska var''. Yetmiş yedi evliyanın kuvvetli nefesinden çıkan büyülü dualar, Hırvat takımının basiretini bağlamayı başardı. Muskaya yazılan taktik, alüminyum çaydanlıktaki yol haritasını unutmadan, maçın 1-1 bitmesini sağladı.
 
''Büyülü gerçekçilik'' dedikleri şey bu olsa gerek. Yıl dört mevsim sürekli kar yağışına maruz kalmış söz gelimi Hakkari'nin Çukurca ilçesine bağlı, ucra bir köyde doğmuş ve kar yolları kapattıktan sonra dünya ile ilişkisi kesilmiş o köyde, herkesten ve herşeyden habersiz, kendi kendine futbol oynamayı öğrenmiş birinin tavrı ile oynayan Emre Mor aslında Fatih Terim ve onun yere göğe sığdırılmayan futbol yeteneklerinin adeta aynasıydı. Emre Mor nasıl bir futbol oynuyorsa, Türkiye milli takımı da aynen öyle oynuyor.
 
90 dakikada üç pası aynı düzlem içinde yapamayan ya da üç pası aynı düzlem için de yapmayı dert edinmeyen bir futbol takımı düşünün. Bu takıma hangi kulüp talip olur. Hangi başkan bu benim takımımdır diyerek sokakta gezinebilir. Hangi taraftar gönül rahatlığıyla bu takımın arkasında durur ve bu ''Lahmacun ötesi'' oyunla gurur duyar.
 
3-4-3 gibi tuhaf bir dizilimle takımı 25 metreye mahküm etmek ve doğaçlama futbol oynayan bir ''köy delikanlısı'' oyuncudan skor üretmeyi beklemek, herhalde Terim gibi bir dahinin gündüz ayak üstü gördüğü bir zırva düş olabilir. Emre Mor elbette yetenekli bir oyuncu. Bunu görmemek güzelliği inkar etmek olur. Ama Emre Mor, adı futbol olan oyunun kollektif aklına ilişkin en temel bilgilerden bile yoksun bir görüntü içinde. Topu ayağına alıp bütün mahalleyi ipe dizen bıçkın yeni yetme bir afacanın oyun alışkanlıklarına ancak mahalle arası sokak futbolunda izin verilebilir veya anlayışla karşılanabilir.
 
Ama Terim bu delikanlıdan ciddi işler yapmasını bekliyor. Bu durum kabul edilemez. Eğer Emre Mor'un saf yeteneklerinden yararlanmayı ciddi ciddi düşünüyorsanız o zaman onu en uygun, en doğal ve yeteneklerini en kolay kullanabileceği pozisyonlar üreterek onu topla buluşturmalısınız. Yok öyle üç köfte beş kuruşa. Delikanlı taç çizgisinden topu alacak, rakibin bütün defansını tek tek geçecek ve ya gol vuruşu yapacak ya da topu gol vuruşu için en uygun arkadaşına bırakacak! Mantık buysa. doğru bir sisteme ihtiyaç yoktur. Mantalite buysa bir stratejiye bir taktik düşünceye gerek yok.
 
Bu mantık ve akla sahip bir teknik direktör için Arda Turan ve Emre Mor arasında hiç fark yoktur. Gönül rahatlığıyla birini kadro dışı bırakır diğerini de gözünü kırpmadan sahaya sürer. Oysa Barselona gibi bir dünya devinde ve oyun disiplinine neredeyse kutsal metin muamelesi yapılan bir yerde kendini kanıtlamış bir oyuncuyu kapı dışarı etmek ancak bu yüksek ego ve en az onun kadar kara olan bir cehaletle yapılabilir. Arda Turan ile Fatih Terim mukayese bile edilemez. Arda Turan zirvede ve aklın kabul edebildiği en kurgusal futbolu oynarken, Fatih Terim en dipte ve ancak Karagümrük'te kabul edilebilir akıl dışı bir oyunun içinde. Son söz Bir Arda Turan Bin Fatih Terim eder.
 
 

Bu yazı toplam 8660 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT