1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Beşiktaş Daha İyi Ama Yeterli Değil!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Beşiktaş Daha İyi Ama Yeterli Değil!

A+A-


Süper Kupa finali iki takımın da cüretkar, defansif kurgularıyla başladı. Her iki takım da ilk 25 dakikada defansını öne çıkararak, hücum ve orta saha oyuncularıyla rakibi, rakip yarı sahada karşılamaya çaba gösterdiler. Bu, futbol adına ciddi bir olumluluktur, çünkü eğer rakibi rakip yarı sahasında karşılıyorsanız, bu oyun direncinizi orta sahada inşa ediyorsunuz anlamına gelir. Prensip olarak hiçbir futbol adamı, iyi ve güzel oyun adına, bu duruma itiraz etmez.
 
Gerek Şenol Güneş ve gerekse Jan Olde Riekerink bu kurgusal düzey içinde süperligde yarışmak istiyorlarsa, dünyada örnekleri bolca görüldüğü gibi, bu düzene dinamik bir gol planı monte etmek zorundadırlar. Rakibi rakip yarı sahasında karşılamak, eğer çok net bir gol atma planı ya da organizasyonu ile tamamlanmazsa, takım her durumda rakibin kontratak tehlike ve tehditlerine karşı ciddi sıkıntılar yaşar. Elbette bu kurgusal düzeni daha mükemmel hale getirmek mümkündür.
 
Bu maçı sezon öncesi hazırlık kapsamında değerlendirdiğim için oyuna bitmiş-tamamlanmış bir ürün gözüyle bakmıyorum.Dolayısıyla bu maça özgü eksiklikleri ''motivasyonu düşük'' maç profili içinde değerlendiriyorum. Galatasaray'dan daha çok ve kesin bir gönüldaşlıkla Beşiktaş'a odaklandığımda, Beşiktaş'ın henüz şampiyonlar ligine hazır olmadığını söyleyebilirim.
 
Galatasaray maçın 30. Dakikasında başlangıç oyununundan vazgeçince, bu maç Beşiktaş içinde önemli bir tecrübe olmaktan çıktı. Ama Beşiktaşında bu durumdan ziyadesiyle faydalandığı söylenemez. Karşı presten vazgeçen Galatasaray'a karşı Beşiktaş'ın üç koridordan da Galatasaray'ın canını sıkan hücum girişimleri geliştirmesi gerekiyordu, ama Beşiktaş sol kanadın dışında başka da bir koridoru kullanmayı akıl edemedi ya da planlamadı.
 
Oysa ilerde pres yapmaktan vazgeçen Galatasaray, doğal olarak alan savunmasına geçti ve bu durum Beşiktaşın çok kolay top yapmasına imkan sağladı. Ama bu durumun altın tepside sunduğu boş ve geniş alanları değerlendirmek yerine Beşiktaş; Oğuzhan, Togay ve Atiba arasında top dolaştırmayı daha anlamlı buldu! Alan, zaman ve top üstünlüğünün kıymetini bilmiyorsanız skor üretmeniz güçleşir. İlk yarı başladığı gibi 0-0 bitti.
 
Şenol Güneş, ikinci yarıya Quaresma ile başladı. Doğrusu Quaresma'nın Şenol Güneş oyunlarına kattığı aklın ne olduğunu cidden çok merak ediyorum. Eğer Quaresma oyunun daha dinamik, daha çabuk ve daha hızlı aklını temsil ediyorsa –ki bunun böyle olmadığını biliyoruz, çünkü Quaresma neredeyse kaplumbağa hızıyla oynuyor- yok eğer çok hızlı, çok çabuk ve çok hızlı ve çok çabuk olduğu için de dengesizleşen Beşiktaş oyununa denge katan bir akıl ise; topu bu kadar çok seven, toptan mecbur olmadıkça kopmak istemeyen Quaresma'nın bu işlevi yerine getiremeyeceği çok açık.
 
Kendini kontrol etmekte güçlük çeken Cenk Tosun'dan birinci öncelikli golcü çıkar mı ya da en azından bu sezon bu işi çözmek mümkün olabilecek mi, doğrusu emin değilim. Galatasaray defansının bir hatasında, Muslera ile karşı karşıya kalan Cenk Tosun salt bu kontrolsüzlüğü yüzünden herkesin çok rahatlıkla atabileceği golü Muslea'ya teslim etti. Necip bir kesici olarak, iyi bir görüntü çizdi, ama hala tamzamanlı top kullanmayı beceremiyor ve üstüne gelen rakiplerine, yanlış hamlelerle, ciddi fırsatlar tanıyor.
 
Toparlamak gerekirse; Beşiktaş'ın oyun planında üç pozisyon sorunlu gözüküyor, gol planında da ciddi bir belirsizlik var. Eğer şampiyonlar ligine kadar Beşiktaş bu eksikliklerini gideremezse, şampiyonlar ligi için umutlanmamızı gerektirecek herhangi birşey yok.
 
Galatasaray'lı oyuncular oynadıkları sistemi sahiplenebilecek bir zihinsel açıklık içinde görünmediler. Dolayısıyla bu sistemin onlardan talep ettiği ihtiyaçları yerine getirme konusunda ciddi tereddütler yaşadılar. Açıkcası Galatasaray çok temelde henüz lige hazır değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT