1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Beşiktaş Daha Güçlü
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Beşiktaş Daha Güçlü

A+A-

Lige verilen aradan sonra kötü hava koşulları yüzünden iki maçı ertelenen Beşiktaş'ın Gaziantepspor maçındaki peformansı doğrusu benim için de  merak konusuydu. Uzun süre maç yapmayan takımlarda görülen iki deformasyon: takımın oyun temposu ile oyuncuların maç ritmi, bu maçsız süreçten takımın  nasıl etkilendiğini bu maçta görme şansını bulduk.

 

Takımın maç temposunda oluşan deformasyon, bana kalırsa, en çok takımın çoklu, ani şok pres kurgusunda kendini gösterdi. Özellikle maçın ilk yarısında ikinci topları kazanmak için Beşiktaş'da görmeye alışık olduğumuz o sert baskınlar neredeyse hiç gerçekleşmedi. Gaziantepspor ikinci toplara kolayca sahip oldu ve Beşiktaş yarı sahasına kadar inme şansını çoğu kez bulabildi. Bu durumun  bu maçla sınırlı olduğunu umduğumu da söylemeliyim.

 

Şenol Güneş oyunlarının en vazgeçilmez ilkesi, topun kaptırıldığı yerde ani baskınlarla topa hızla tekrar sahip olmaktır. Esasen Şenol Güneş hücumları'nın gücü ve etkisi de bu eylemin istikrarla uygulanmasında yatar. Hücumda devamlılık başka bir deyişle oyunu mümkün olan en yüksek zaman dilimi içinde rakip yarı sahasında oynamak böyle bir planlama, böyle bir kurgusal tasarım ve böyle bir oyun pratiği olmadan olmaz. Rhodolfo'nun sakatlanması elbette beklenmedik üzücü bir talihsizlikti; ama o'nun yerine oyuna giren yeni transfer Alexis'in de performansı ve yeni takımına uyumunu görmek açısından önemli bir fırsattı.

 

Marcelo ve Alexis, benim inandığım futbol ilke ve prensipleri açısından, Rhodolfo ve Ersan Gülüm ikilisinden çok daha yararlı, işlevsel ve ilk maçları olmasına rağmen takımın oyununa bağlılık anlamında ciddi bir sınavdan geçtiler. Benim Beşiktaş yazılarımı takip eden okuyucular bilirler ki; ben Ersan Gülüm tarzı oyuncularla bitişik, toplam, total ve bütünlüklü bir oyun oynamanın mümkün olmadığına inananlardanım. Ersan Gülüm yerine, yani salt topu kesen bir kesici stoper yerine, topu hem kesip hem de akışkan oyuna katılan bir stoper benim her zaman tercihim olmuştur ve Gaziantepspor maçında Beşiktaş'ın iki yeni stoperi de bu bakımdan geçerli not aldılar.

 

Yeni futbol konseptinde savunmacıların birincil görevi defans yapmak değildir; elbette bu onların varlık nedeni ve asli görevleridir, ama hiç kuşkusuz yeni futbolun onlara yüklediği yeni rol takımın hücum potansiyelini güvence altına almaktır. Ne demektir bu? Bu şu demektir: takım hücumdayken takımın oyunu rakip yarı sahasında oynayabilmesi, takım savunmasının rakibin yarı saha çeperlerini tümüyle kontrol altında tutmaları ve orada rakibin olası kontralarına adeta birer orta-saha oyuncusu gibi huzla ve etkin bir biçimde basmaları ve kazandıkları topları hücumun akışkanlığına uygun bir biçimde tekrar en uygun şekilde oyuna sokabilmeleridir.

 

Şenol Güneş hücum planını daha etkin kılacak iki uygun savunmacıya kavuştu ve Beşiktaş bu takviyelerle neredeyse bugünden şampiyonluğunu garantiledi. Artık Şenol Güneş daha çılgın, seyir zevki daha yüksek hücum planları için daha hevesli görülecektir. Beşiktaş'ın rakiplerine karşı inşa ettiği oyun iktidarı rakipleri için daha amansız bir diktatörlüğe dönüşecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT