1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Belediyeye Saldırmak
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Belediyeye Saldırmak

A+A-
Geçtiğimiz günlerde belki de hiçbir Diyarbakırlı'yı şaşırtmayan bir olay yaşandı: Diyarbakır-Silvan arasında belediye otobüs seferleri başlatılması ve ulaşım rayiç fiyatının da, özel minibüs ve otobüs seferlerinden daha ucuz olması nedeniyle Büyükşehir Belediyesine saldırıldı.
 
Silvan'dan 7 otobüsle gelip Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine taşla sopayla saldırmanın, yakmaya çalışmanın barbarlıktan öte bir anlamı yok. Bu nedenle bu meselenin detayına inmek veya sorgulamak gibi bir niyetim yok. Bu olayla ilgili asıl ilgimi çeken şey, belediye saldırısının Diyarbakır için çok önemli bir başlangıç olma ihtimalidir.
 
Ne yazık ki Diyarbakır'ın tepeden tırnağa işgalle battığını, rantçılığa peşkeş çekildiğini hepimiz biliyoruz.
 
Her köşe başında işgal, her metrekaresinde ranta batmış bir şehre döndü Diyarbakır. İşgalcisi de, rantçısı da her şeyi kendi hakkı olarak görmeye alıştı.
 
Yollar işgal altında, parklar işgal altında, tarihi evler, tarihi eserler, surlar işgal altında. Şehrin ana kavşakları bile işgal edilmiş. 
 
Türkiye'nin neredeyse bütün şehirlerini görme imkanı buldum, hiçbir şehirde taksi durağına dönüştürülmüş kavşak görmedim. Bir yandan Diyarbakır'ı yeşillendirmek için yeşil alanlar oluşuyor, diğer yandan o yeşil alanlar bir yandan kafelerin, büfelerin işgaline uğruyor.
 
Kendimize sormamız gereken soru şu olmalı: Bunları kim ve neden müsaade ediyor?
 
Hiç şüphesiz bu durumun birinci dereceden sorumlusu büyükşehir ve ilçe belediyeleridir. Belediyeler Diyarbakır'da tam bir popülistlik örneğine dönüştüler. “Ben bedel ödedim”, “benim şehidim var” diyen herkes, şehri parça parça işgal etti.
 
İşgalcilik, kuralsızlık, barbarlık, rantçılık artık sahibine dönen bir silaha dönüştü. Bu silah, Diyarbakır'ın alnına dayandı.
 
Silvan'dan gelip büyükşehir belediyesini basan saldırganlar, bir basın açıklaması yapıp özür diledi. Bu özür hiçbir şeyi değiştirmemeli. Sayın Kışanak, bu olayın ardından yaptığı açıklamanın ve kararlı duruşunun ardında durmalıdır. Boğazına kadar çamura gömülmüş, ranttan mest olmuş erkek egemen yönetim biçimini, ancak ve ancak kadın hassasiyeti ve kadın namusu temize çıkartabilir. Bu nedenle Sayın Kışanak kararlı duruşunu devam ettirmeli, bu yapılanlardan rahatsızlık duranlar da Sayın Başkanın arkasında durmalıdır.
 
Bu dünyaya medeniyetler armağan eden ve dokuz binyıllık Diyarbakır şehrine can veren Dicle Nehri bile işgalcilerin insafına bırakıldı.
 
Siz hangi ekolojiden bahsediyorsunuz?
 
Dicle'yi tükettiniz. Nehrin yatağından, kıyısından çekilen kumlar nehri köstebek yuvasına çevirdi. Dicle'den kaçak su çekip tarlarını sulayanların bu nehri tükettiğini görmüyor musunuz? Sözde Dicle kıyısında balık yetiştirmek amacıyla nehri parselleyenlerin, balıkla ilgili bir dertleri olmadığını, asıl amacın nehri sömürmek olduğunu görmüyor musunuz?
 
Diyarbakır'ın tarihi surlarının işgal altında olduğunu görmüyor musunuz? İşgalcilerden ve barbarlardan korkuyor musunuz, yoksa bunların çıkar ortağı mısınız?
 
Hasanpaşa Hanı karşısına yapılan sözde Sultan Sasa türbesinin roma dönemi kalıntıları üzerine yapıldığını bilmiyor musunuz? İslam döneminin ilk Diyarbakır valisi olan ve bu nedenle şehrimiz kültürünün önemli bir parçası sayılan Sultan Sasa'nın türbesinin, mezarıyla tamamen ilgisiz bir yere yapılması bu muhterem şahsın anısına da hakarettir.  Belediye'ye saldıran Silvanlı minibüsçülerin yaptıkları barbarlık ile Roma dönemi kültürünün izlerini silmeyi amaçlayan barbarlık aynı değerdedir, aynı cehaletin sonuçlarıdır.
 
Bu nedenlerle Diyarbakır belediyesine yapılan saldırı, barbarlığa cephe açtığı için şehrimiz adına bir milat olduğunu düşünüyorum.
 
Barbarlardan korkmayın Sayın Başkan, Diyarbakır'da her şeye rağmen namusunu korumuş, bu ranta, işgale ve kirliliğe bulaşmamış on binlerce vatandaşımız, duruşunuza destek olacaktır. Siz yeter ki duruşunuzu bozmayın, siz yeter ki kirli çıkar alanlarına bulaşmayın. Son olayda, siz barbarlara direndiniz ve bu tavrınızla Diyarbakır'ın özlediği namuslu bir duruş sergilediniz.
 
Sayın Başkan, aynı karanlık rant ve işgal oyunlarının imarda da, kentsel dönüşüm projesinde de yaşandığından emin olabilirsiniz. Bu çıkar konuları farklı farklı şekillerde önünüze gelecek, sizi manipüle etmek için değişik yollar denenecek. Sayın Başkan son olayda olduğu gibi sadece vicdanınızın sesini dinleyin, bu ses size doğru yolu gösterecektir. Hangi kutsal nedenlerin arkasına saklanırsa saklansın, erkek dünyasının arazi, arsa, imar, rant, işgal oyunlarına alet olmayın. Bu şehir battığı kadar çamura batmış. Bizi bu bataktan ancak temiz vicdanlı kadın yöneticiler çıkartabilir. Bu nedenle, çıkarlarından mest olmuş, gözü dönmüş bu erkek dünyasında (ki bu dünyanın sizi tamamen çevrelediğini unutmayın) kadın hassasiyetinizden, kadın vicdanından ve ancak bir kadında ortaya çıkan asaletli cesaretinizden asla vazgeçmeyin..
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT