Bursa maçından önce hemen hemen herkes bu maçın olaylara gebe olduğunu ve her anlamda tedbir alınması gereken bir maç olduğunu dile getirmişti. Medyası, Yönetimi, Siyasetçisi, Kamu Görevlisi bu maça dikkat çekerek Diyarbakır halknın sağduyulu bir şekilde bu maçta sadece takımlarını destekleyerek Diyarbakır Kentinin adına ve itibarına leke getirmemeye özen gösterilmesini belirtmişti. Ama Maç günü yaşanan rezalete maalesef tüm Dünya tanık oldu. Kendini taraftar sanan bazı art niyetli kişiler kaya parçalarıyla stada girerek amaçlarının Diyarbakırspora destek olmadığını ve zarar vermek için ellerinden gelen herşeyi yapabileceklerini gösterdiler.
Ben kısaca bunun nedenlerine ve bize dönecek sonucuna değinmek istiyorum.
TFF Bursada Yaşananlara Sessiz Kalınca;
En önemli sebebi Futbol Federasyonunun Bursada oynanan maçta kafası kırılan 7 Diyarbakırlı taraftarın, atılan olumsuz sloganların ve tribünlerde yaşanan olayların karşılığında cezayı Diyarbakırspor'a keserek Bursaspor'a sadece para cezası vermesiydi. O gün yazdığım yazı ki arşivlerde var isteyen siteye girip okuyabilir. 29 Eylül 2009'da ki "Terörist Olan Kim" Başlıklı yazımda Adalet dağıtıcı adil olmazsa herkes kendi çözümün yaratır. Yani Federasyon Bursada çıkan olaylar karşısında caydırıcı bir ceza vermez ise o zaman cezayı Diyarbakırlılar keser diye. İşte TFF'nin çifte standardına karşı Diyarbakır Bursa maçında birazda bazı kendini bilmez cahillerin provakasyonuyla bunlar yaşandı. Şükür ki ölen yok.
Yönetimin Suçu Yokmu?
Şimdi olayın en vahim alıcı kısmı ne biliyormusunuz Hakemler içeriye girdikten 2-3 dakika sonra Bursa apar topar Polis otobüsüyle stadyumdan çıkarıldı. Emri veren hakem Abitoğlumu hayır Bizzat Telefonda Levent Kızıl arandı ve stadı terkedin talimatı geldi. İşte Sayın Çetin Sümer yabancı böyle yapıyor. Takımı çekeriz, sahaya çıkmayız, Ligden çekiliriz demiyor icraatını zamanında yapıyor ki Kamuoyu ses çıkaramasın. Eğer sizde olaylar yaşanırken Bursada takımı çekseydiniz o zaman burada bu olaylar olurmuydu. Bursaspor arkadan otobüsle kaçarken siz şeref tribününde Hocanızda oyunculara son taktikleri veriyordu. Öte yandan Stadın içine okadar taş nereden nasıl sokuldu. Kapılarda arama yapılmıyormuydu. Bu Güvenlik şirketinin kaçıncı ihmali. Tribünlerin kontrolünü kime bıraktınız şimdi o atılan taşların cezasını kim verecek.
Kine Em, Kurdun em, ne eşkiyane. Em alîgırın, Ne terorparêzin.
Açılan pankartlar, atılan sloganlar Türkiye'ye barış ve demokrasi dersi veren cinsteyken Tüm taraftarları tenzi ediyorum ancak kendini bilmez ve 15-18 yaş arası bazı Diyarbakır düşmanları çuvallarla taşı nereden bulmuşlarlarsa sahaya rastgele attılar. Amaç ne, Bursapordan intikam almak. Oysa öyle bir maç ki maç öncesi taraftar grupları üzerlerine düşeni doğru bir şekilde yaparak gerekli psikolojik etkiyi Bursaspor ve kamuoyunda yaratmıştı. Sahaya çıkan Bursalı oyuncuların ayakları titriyor bir an önce buradan mağlup olalımda gidelim havasındaydılar. Hakem Abitoğlu maçı oynatmak için elinden geleni yaptı ve 5-10 dakikalık bölümde gösterdi ki düdükler Diyarbakırspor lehine çalınacak. Diyarbakırsporlu oyuncular taraftarın görevini yaptığını ve artık maçın oynanması gerektiğini anlatmaya çalışsa da Diyarbakırsporun kümeye düşmesini kafaya koymuş olan bu kişiler kimseyi dinlemedi ve provakosyona devam ettiller.
Şimdi Ne olacak?
TFF talimatnamesinin 20 Maddesi bu tur durumlarda açık bir şekilde olaylara sebep olan taraf hükmen yenik sayılır diyor. Ki bu konuda örnekte var geçen sezon Trabzon-Sivaspor maçı tatil edilmiş ve ardından Sivasspor Hükmen galip ilan edilmişti. Ancak bu maçta saha giren ve fiili saldırıda bulunan taraftarlar söz konusuydu. Bizde böyle bir durum yok. Ayrıca Sezonun ilk yarısında Fenerbahçe Trabzon maçında hakemin kafası kırılmış, ısınmada futbolcular birbirine girmiş ve sayısız madde atılmış ancak Hakem Bünyamin Gezer Fenerbahçenin büyüklüğünün altında ezildiği için hakemin kafasına dikiş attırarak bu maçı oynatmıştı. Yani emsaller var bu doğrultuda zayıf ihtimal ama maçın tarafsız bir sahada oynanması için TFF ye savunma verilebilir.
Ancak şimdiden görüyor gibiyim. Haber bültenlerinde Diyarbakırda eşkiyalar stadayuma indi, Diyarbakır sokakaları Savaş Alanı Gibi, Bursaspor Canını cehenemden zor kurtardı. Asıl bunlar bize büyük yaralar verecek.
Sayın Çetin Sümer Federasyon Başkanı Mahmut Özgener rica etti diye Bursa maçından hemen sonra Bursaspor Başkanıyla el ele kameralara poz vermiştiniz. Sıra sizde Sayın Özgener şimdi aynı barışçıl tavrını bakalım Diyarbakırspora ve size yerine getirecekmi. Bakalım bu konuda ne kadar lobi sahibisiniz ve gücünüz ne. Bu maçla ilgili beklenti Hükmen Mağlubiyet ve 3 maç saha kapama çünkü Fenerbahçe maçından sonra tekerrür var. Bakalım TFF'de bir ağırlığınız veya yaptırım gücünüz varmı yoksa küme düşmemiz garantimi. Yada bu yaşananların sorumluluğu gereği üzerinize düşeni yapacakmısınız.
Birde maçta İstiklal Marşı çalınırken tribünlerden yükselen ıslık olayı vardı. İstiklal Marşı bu ülkede yaşayan Türk'ün, Kürd'ün, Çerkezin, Boşnakın ve zenginliğimizi oluşturan diğer etnik unsurların ortak paydasıdır. Sadece kökeni Türk olan bir ırka yazılmamıştır. Yeri geldiği zaman Büyükşehir Belediye Başkanınında Okuduğu saygı duyulması gereken bir unsurdur. Taraftarların içinde amacı sırf olayı sabote ederek olay çıkarmak ve karışıklıktan paye sahibi olma düşüncesinde olanların bu tutumunu bir Diyarbakırlı ve Kürt olarak kınıyorum.
Atılan taşlardan dolayı yaralanan Habertürk Muhabiri Mehmet Kayahan arkadaşımada geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum.






































