Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bedel..

A+A-

Batılıları anlatan söz,
"Herşeyin bir fiyatı var.."
Bu anlayışın sahiplerine göre,
Giyim-kuşamın, ev-arabanın fiyatı olduğu gibi,
Kullanabilecekleri kişilerin de bir fiyatı var..
Dostlarına yardımın! bir bedeli var..
Müttefiki olan ülkeleri malî, toplumsal veya
Siyasal bir sorundan kurtarmanın bedeli, ağır..
Dost! ülkeyi düşmanından! kurtarmanın bedeli daha ağır..
Hak ve adaletin, iffet ve namusun bile bedelleri var..
Bedelini ödeyen alır veya bedeli karşılığında verir,
Ne alıyor! ne veriyorsa! artık, bilmiyoruz(...)..
Bi'yere kadar bizimle aynı istikamette..
Bi'yerden sonra iş/mesele, hak-adalet-vicdan gibi,
Din-namus-iffet gibi ahlâkî ve dinî değerlere dayanınca
Yollarımız ayrışıyor, karşı karşıya bile gelebiliyor..

Can'ın bile parasal bir değeri var, onlar için:
"Güçlü ve zenginim, parasını verir, alırım"..
Uç bir örnek gibi gelse de,
Sonuçta toplumda saygınlığı olan,
Herşeyiyle normal bir insan profili çizen,
Afrika ülkelerinde el altından insan safarisi yapan
Batılı zenginlerin kanımızı donduran görüntülerini hatırlayın:
"Ormana bırakılan ve 'kaç-kurtul' denilen bir yerli..
Suçları mı? Fakir, savunmasız ve yerli olmak..
Av hayvanıymış gibi can havliyle kaçıyordu, yerli..
Keyifle(!?), heyecanla canını almak için peşine düşüyordu
Eli silahlı batılı, güçlü, zengin, beyaz adamlar,
Av'ını av'layacağından emin olunca tetiğe basıyordu vee..
Ormanın derinliklerinde.. vahşi hayvanların çığlıkları arasında
Kaybolup giden bir can'ın, bir insanın canhıraş ölüm çığlığı..
İnsanlığın bitti ân, o ân.. bundan tuhaf bir zevk alıyorlar..
Kimsesiz, fakir, sesini duyuramayan yerlilerin
Keyifle, zevkle aldıkları canın bedeli, artık
Birkaç yüz mü, birkaç bin dolar mı olur,
"Verir bedelini, alır canını".. (...)

Örneğimizin çok istisnâ olduğunu düşünenlere derim ki,
Afganistan'da, Filistin'de, Bosna'da, Irak'ta yaşatılan
İnsanlıkdışı manzaraların ne farkı var bu manzaradan..?
Suçları, savunmasız, fakir ve müslüman olmak mı?
Benzeri kanımızı donduran manzaraları seyretmedik mi?
Ülkelerindeyken normal birileri gibi görünseler de,
İslâm ülkelerine geldiklerinde ortaya çıkardıkları
Gerçek yüzlerini görmedik mi..?
Bir Iraklı veya Suriyeli ile
Bir Amerikalının veya bir İngilizin
Can olarak, insan olarak değeri bizim için aynı..
Çünkü bizim değerlerimiz ve kültürümüz böyle diyor..
Ama onlar için aynı olmadığı kanaatimiz bi'hayli yaygın..
Kanaatimizin gerekçesi mi?
Yakın geçmişte Mısır'da, Cezayir'de,
Afganistan'da, Sudan'da, Filistin'de, Lübnan'da,
Libya'da ve Irak'ta milyonlarca müslümanın, vahşice
Öldürülmesi olaylarına bakmak ve görmek yeterli değil mi?
Dünlerini bile mumla aramıyorlar mı?

Uluslararası ilişkiler, "alabildiğine amansız"dır..
Rusya, Suriye'yi asla satmaz, yarı yolda bırakmaz demeyin,
Suriye kefesinin karşısına ne konulacağı önemli, onlar için..
Yeterli ağırlığı elde edince satacağından hiç şüpheniz olmasın..
Bu anlayış, yalnızca Rusya-Suriye ilişkisinde geçerli değil,
Vahşi kapitalizmle küresel güç haline gelebilmiş
Tüm batılı, sözümonlara uygar ülkelerin anlayışı bu..
Onların mâzilerine baktığınızda bunları görebilirsiniz..
Onlarla masaya otururken haklılığınıza güvenmeyin..
Onlar için her şekilde kazanmak ve para önemli..
İslâm ülkeleri her defasında bundan kaybediyor..
İslâm ülkelerini belli ölçüde bağlayan değerleri var,
Onlar için bağlayıcı değerler, ilkeler mi?
Bırakın Allahaşkına..!

Uluslararası arena, vahşi bir arena.. orada
İnsanî duygular, bir erdem değil bir büyük zaaf..
Bu zaaflar mı? En iyi şekilde değerlendirilir(?)..
Bu gözardı edilirse, kaybetmek kaçınılmaz olur..
"Her şekilde kazanmak" oyununun aslî bir parçası olan
"Tavşana kaç tazıya tut" eğlenceli! oyununda,
"Kaç" diyenler ile "tut" diyenler aynı veya ortaktır..
Açılımı bu söylediklerimiz olan sözün diplomatik ifadesi:
"Uluslararası ilişkilerde dostluklar yoktur, çıkarlar vardır"..
"Kazanmak için herşey serbesttir", makyavelizm bu işte..
Vahşi kapitalizm bu işte.. onlara yakışabilir ama bize..?
"İçimizde onların anlayışında olanlar var" diyorsanız,
"Kaybettiğimiz konularda onlara dikkat" derim..

Bu söylediklerimiz,
Kimlere ne kadar güvenebileceğimize veya
Kimlerle ne ölçüde dostluklar kurabileceğimize dair olup
Onlarla ekonomik, toplumsal, siyasal vb. konularda
İlişkiler içinde olup olmamakla ilgili değil..
Her ilişkide bulunduğumuz ülkeyle veya kişiyle
Dost olmak, güvenmek zorunda mıyız, sanki..
Bedeli çok ağır oluyor da..

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT