1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. BDP'den Kışanak, AK Parti'den Kurt
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

BDP'den Kışanak, AK Parti'den Kurt

A+A-

Seçimler için geri sayım başladı. Büyükşehir dışında, aday adayları belli olmaya başladı. Büyükşehir için, bir süre daha tahminler ve dedikodular üzerinden kulisler devam edecek.

Büyükşehir Belediye başkanlığı için kulislerden edindiğim bilgilere göre AK Parti'den Abdurrahman Kurt ile BDP'den Gültan Kışanak yarışacak. Gültan Hanım, geçtiğimiz günlerde “adaylığım asla söz konusu değil” diye bir açıklama yaptığı için duyumlarımı biraz daha süzgeçten geçirdim. Ancak edindiğim bilgilere göre Gültan Hanım'ın ismi birkaç adım önde. Her ihtimale karşın Gültan Hanım'a alternatif olarak da Pervin Buldan'ın ismi de geçiyor.

Daha önce Diyarbakır'ın tercihlerinin net olduğunu yazmıştım. Bu seçimde de sonuç değişmeyecektir ancak AK Parti ile BDP arasındaki fark önemli ölçüde kapanacaktır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 16-17 Kasım Diyarbakır ziyareti, tam anlamıyla çok amaçlı bir seçim ziyaretine ve gövde gösterisine dönüşecek gibi görünüyor. Başbakan bir önceki seçimde Diyarbakır'da yaşanan rekabetten dersler çıkarttığı anlaşılıyor. En azından şu ana kadar geçen seçimdeki gibi bir restleşme başlamadı.

Başbakanın, daha şimdiden bir gövde gösterisine dönüşecek Diyarbakır mitinginin en önemli iki aktörü Sayın Mesut Barzani ile Şivan Perwer olacak. Başbakan, Kürtler siyaseti ve Kürt kültürünün bu iki çok önemli ismi üzerinden barış süreciyle ilgili mesajlar da verecek. Sürece ilişkin vereceği mesajlarda anayasa değişikliği, yasal düzenlemeler, yerinden yönetim, seçim barajı gibi konularla ilgili olmayacak, aynen şarkıda olduğu gibi, Başbakan susacak, sadece gözleri konuşacak. Şimdiden söyleyeyim, mesajlardan somut hiçbir şey beklemesin kimse. Bu durum biraz “aç aç” gösterisi gibi olacak, Diyarbakırlı heyecanla, demokrasi paketinin biraz daha açılmasını beklerken, Başbakanın illüzyon gösterisinden Kürtlerin iki simge ismi çıkacak. Bir kez daha söylüyorum, Diyarbakır'da demokratikleşme ve süreç adına somut tek bir adım dahi atılmayacak eğer dediğimin tersi olsaydı bu kadar şatafata gerek duyulmayacaktı.

Başbakanın 16-17 Kasım Diyarbakır mitinginde, büyükşehir adayı olarak Abdurrahman Kurt'un ismini açıklayıp destek istemesi bekleniyor. Daha önce de yazmıştım, gerek belediyecilik deneyimi, gerekse de Kürt meselesine pozitif yaklaşımıyla Abdurrahman Kurt ile AK Parti bir adım öne çıkar. 2009 seçimlerinde AK Parti ve BDP arasındaki % 35'lik oy farkı da % 20'lerin altına iner, ancak bu kazanmak için yeterli olmaz. Geçen seçimde BDP 234 bin, AK Parti ise 112 bin seçmenin oyunu almıştı. Yani AK Parti'nin büyükşehir belediyesini alması için, aradaki 120 binden fazla seçmenin en az yarısının tercihlerini değiştirmesi gerekir. Nerden bakarsanız, BDP'ye oy veren en az 65 bin seçmen, tercihlerini AK Parti lehine değiştirmedikçe, AKP'nin şansı olmaz.

Gültan Kışanak'a gelince. Sayın Kışanak, BDP içerisinde çalışkanlığı ve tutarlı tavrıyla dikkati çekiyor. Mesleği gazetecilik. Bir dönem Bağlar Belediyesi sosyal projelerini koordine etmiş. Belediyeciliğe yabancı olması ve Diyarbakırlı olmaması ise Sayın Kışanak'ın dez avantajları.

 AK Parti'de Büyükşehir'de şansının yüksek olmadığını biliyor. Bu nedenle merkez ilçelere daha fazla ağırlık verilecektir. AK Parti geçen seçimde en yüksek oyu Yenişehir ilçesinden almıştı. Bu seçimde Yenişehir gibi, en az bir ilçede kazanıp Truva atını, kale içine yerleştirmeyi düşünebilir. Eğer seçimlerden böyle bir sonuç çıkarsa, kazanılan belediye üzerinden, hükümet desteği ile abartılı bir belediyecilik çalışması ile BDP zorlanabilir. Tabi ki bütün bunlar ihtimalden ibaret.

Seçimlere 4 ay kala, Diyarbakır geneli için bir tahmin yapmak gerekirse: BDP'nin % 55-60 bandında, AK Parti'nin ise % 40-45 bandında oy alacağını söyleyebilirim.

Seçimlerle ilgili olmamakla beraber, son sözümüzde Şivan Perwer'e. Kürt müziğinin simge ismi ve dünya kültürüne mal olmuş büyük bir sanatçıyı doğduğu topraklara geri dönüyor. Bu yolu açanlara teşekkür borçluyuz. Yaklaşık 40 yıl sonra Şivan, memleketiyle buluşuyor. Büyük Ozan'ın affına sığınarak bir eleştiriyi dile getirmek gerekiyor. Benim bildiğim, yaklaşık 5 yıldan beridir Şivan Perwer'i Diyarbakır'a getirmek için birçok kişi, kuruluş, STK seferber oldu, çaba harcandı. Menejeriyle görüşüldü. Menejeri defalarca Diyarbakır'a davet edildi. Davet etmek için Diyarbakır'dan Erbil'e ve Avrupa'ya heyetler gitti. Yaklaşık 3, 4 ay önce Diyarbakır'ın önemli bir işadamı bizzat Erbil'e gidip kendisini davet etti. Bir newroz'da veya barış gününde, yüz binlerce insanla buluşturulmak istendi. Şivan Perwer, her defasında Diyarbakır'ın bu içten ve ısrarlı çağrısını, kendince haklı gerekçelerle geri çevirdi. Ancak, bugün, Sayın Başbakan'ın bir çağrısı, gelmesi için yeterli oldu. Keşke böyle olmasaydı. Keşke Diyarbakır'ın ozanıyla kucaklaşmak için 5 yıldan beri ısrarla açık tuttuğu kolları boşluğu sarmasaydı…

Bu yazı toplam 11142 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT