1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. BAŞLIKSIZ...
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞLIKSIZ...

A+A-

 Bugün Diyarbakır en gergin günlerinden birini yaşadı. Gündüz şehrin üzerinde kara bulutlar hep dolaşıyordu. Ne zaman infilak edeceği belli olmayan bir sessizlik her tarafa sinmişti. Ve olaylar çıktı Diyarbakır'da her tarafta lastikler yakılmış, çöp konteynerleri yollara saçılmıştı, yani Diyarbakır'a yakışmayan görüntüler hep hakimdi. Olayların başlamasıyla organik gazlar eşliğinde taşlamalar, gözaltılar akşam saatlerine kadar devam etti…
Gelelim olayların başlangıcına…
 

BDP, 30 Ekim Salı gününü 'topyekun direniş günü' ilan etti.
''Hapishanelerde süren açlık grevlerine destek amacıyla 30 Ekim günü hayat duracak, kontaklar kapanacak, kepenkler açılmayacak.''dedi BDP…
Diyarbakır bugün tam bir hayalet şehir gibiydi.
İşyerlerinin neredeyse tamamı kepenk kapatma kararına uydu.
Kapatma kararında hem korku, hem destek etkili oldu. Diyarbakır bu karara uydu, uymasına, ancak çok büyük zararları da sineye çekti.
Zaten piyasada ciddi bir durgunluk ve nakit sıkıntısı var. Bunun üzerine kepenk kapatma, yaraya tuz basmaya benziyor.
Sabah saatlerinde Bağlar, Sur, Kayapınar başta olmak üzere birçok semti gezdim.
Ekmek alacak yer bulamadım.
Her taraf kapalı aklıma büyük alışveriş merkezleri geldi direksiyonu o istikamete çevirdim.
Markete gittim ki ne göreyim. Diyarbakır kıtlıktan çıkmış gibi markete yığılmış. Kasların önündeki kuyruk ve kalabalık, arife gününe rahmet okutur.
Kepenk kapatma işi, bu açıdan bakınca, haksız rekabete davetiye çıkartıyor. Büyük ulusal marketlerin kapıları açık ve çatır çatır iş yapıyorlardı, ancak bizim yerel marketlerimizin tamamı kepenk indirmiş. Ulusal marketlere karşı bir yanda zar zor ayakta duruyorken, diğer yandan da ayağına kurşun sıkıyor.
Esnafı kepenk kapatmaya teşvik edenlerin, oluşan zararları tazmin etmek için bir yol bulması gerekiyor.
 

BDP'nin, bu kepenk kapatma işini oturup etraflıca düşünmesi gerekiyor. Her eylemde esnafın boynunun köküne balta inmiş gibi oluyor.
Şu anda cezaevlerinde yüzlerce kişi ölüme yatmış durumda. Elbette ki bu duruma tepki göstermek gerekiyor. Ancak, bu tepkinin bütün yükünü esnafın çekmesi haksızlıktır.
Ayrıca dükkân ve işyerlerinin kapanmasını özgürlük ve demokrasi talepleriyle ilişkilendirmek de tartışılması gereken bir durum.
İnsanların demokratik taleplerini, hak taleplerini ortaya koymanın başka yollarını bulmak gerekir. BDP'nin hak ve hukuk taleplerini esnafın ekmeğinden kısarak ortaya koyması doğru değil. Bu konuda başka yol ve yöntemler bulunabilir. Eğer fedakarlık gösterilecekse, herkesin bu fedakarlıkta bulunması gerekir. Her defasında, aynı ezberle, esnafa yüklenmekten vazgeçilmelidir.
 

Yeni yollar ve yöntemlerin neler olacağını da artık BDP düşünmeli…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT