1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Başarılı Bir Sezonun Ardından DalKurd.
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Başarılı Bir Sezonun Ardından DalKurd.

A+A-

Âdet yerini bulsun diye, her sezonun bitimiyle, bir sezon sonu değerlendirilmesi yapılır. Neleri, neden daha iyi yaptık ya da neleri hangi nedenlerden ötürü daha iyi yapamadık, sorularının yanıtları, analizler eşliğinde deşilir ve buradan gelecek sezonun hazırlıklarına önsel temeller oluşturulur. Başarılı olmuş olan takım gelecek sezonda daha çetin bir seviyede yarışmaya katılacaksa, o zaman bu değerlendirmeler biraz daha fazla önem kazanır. Rekabet kesintisiz bir süreç olduğu için de bu değerlendirmeler yapılmadan yeni sezona daha güçlü ve daha bilerek hazırlanılamaz.

Geçen sezon DalKurd’un oynadığı oyun aslında yeterli bir oyun değildi. Zaman zaman bu oyunun nasıl dalgalandığını hep birlikte gördük. Bu oyunun iki temel sıkıntısına Teknik direktör Andreas Brännström bütün sezon boyunca çözümler üretemedi. Neydi bu sıkıntılar; Birincisi;  DalKurd topu ceza sahasına kadar taşımakta hiç zorlanmadı. Ama ceza sahası içinde yeterli plan ve çözümlere sahip olmadığı için, ceza sahasına taşınan üretkenlik istenilen skorları üretmekten çok uzak kaldı. DalKurd ceza sahası içinde, deyim uygunsa, ciddi bir körleşme yaşadı.

İkinci olarak top rakibe geçtiğinde, DalKurd rakibi nerede karşılaması gerektiğine bir türlü karar veremedi. Yani rakipler için, DalKurd’un savunma sınırı hep belirsiz kaldı. Nitekim rakiplerin kolayca DalKurd ceza sahasına inmelerinin birincil nedeni de buydu.

Eğer bir teknik direktör oyun plan ve taktikleri açısından böylesi temel sayılan sorunlara çözüm üretemiyorsa, onu başarılı teknik adam ilan etmenin hiçbir mantığı yoktur. Futbolun doğaçlamaya açık karakteri bazen teknik direktör yetersizliğini örter ve biz elde edilen başarıda teknik adamın yetersizliğini görme fırsatını kaçırırız. Oysa durum çok farklıdır.

Ben, Andreas Brännström’i Superettan için bile yetersiz buldum. Allsvenskan için uygun olduğunu düşünmüyorum.

Bilen bilir, ben yetenek palavrasına inanmam. Benim için önemli olan organizasyondur. O nedenle tek tek oyuncu performansı değerlendirmesi yapmam. Çünkü her ilişki ya da her pas, öncesi ve sonrasıyla ancak varolur. Eğer defans orta sahaya iyi toplar çıkarmazsa orta saha ne yapsın? Tersi de doğrudur. Hücum oyuncularına tam zamanlı ve şiddeti iyi ayarlanmış pas servisleri yapılmazsa, o hücumcu üretken olabilir mi? Futbol 11 kişiyle oynanan bir oyundur ve önemli olan bu 11 kişinin doğru organize edilmesidir. 11 kişinin toplam yeteneğini aşan bir bireysel yetenek yoktur ve olamaz da.

Oyunu değerli kılan, işlevsel kılan ve onu tekrarlanabilir bir eylem dizisine ulaştıran, 11 kişinin ortak iş bölümüdür. Oyun da bu iş bölümünün adıdır. Elbette bu iş bölümü içinde görev ve rolünü iyi yapanlar var ve biz bu adamlara yetenekli deriz. Ama görev ve roller doğası gereği sınırlı olduğu için ve bu görev ve rolün içinde diğer oyuncuların ciddi emeği olduğu için, sonuçta bütün başarıyı o oyuncunun hanesine yazamayız. Her ne kadar endüstriyel futbol mantalitesi bunu göklere çıkarıyorsa da bu doğru değil. Adil değil ve işlevsel değil.

DalKurd Allsvenskan’da başarılı olmak istiyorsa, önce organizasyon sorununu çözecek ciddi, yeterli ve ehil bir teknik adamı işbaşına getirmelidir. Benim açımdan temel sorun budur. Fikri olan ve yaratıcılığını ispatlamış bir teknik adam, sözgelimi, Messi’nin bile transfer edilmesinden daha değerlidir. DalKurd’un en büyük transferi iyi bir teknik direktör olmak zorundadır. Nokta.

Gelecek yazıda tek tek bütün oyuncuların performanslarını değerlendireceğim. Amacım kimseyi karalamak değildir. Bir tek amacım var; o da DalKurd’un Allsvenskan’da asansör takım pozisyonuna düşmemesidir. Allsvenskan’a çıktığı yılın sonunda kümeden düşen bir DalKurd, benim için kabustan öte bir etki yaratır. Mart ayına kadar bu ve buna benzer yazılar yazarak, elimden geldiğince hazırlık sürecine katkıda bulunmak istiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT