1. YAZARLAR

  2. Adnan ŞİMŞEK

  3. Bakan'ın gözüne girmek için yapılması gerekenler
Adnan ŞİMŞEK

Adnan ŞİMŞEK

Gazeteci / Genel Yayın Yön.
Yazarın Tüm Yazıları >

Bakan'ın gözüne girmek için yapılması gerekenler

A+A-

Her şeyin için bir kullanma kitabı var şu hayatta…

Çamaşır makinesi, televizyon, klima, bulaşık makinesi, müzik seti, erkekleri, kadınları, hayatı kullanma kılavuzu gibi…

Kılavuzda yazanlara uymazsan…

Mesela çamaşır makinesinin içine, ne de olsa sığıyor canım, diyerek çatal, bıçak atmak istersen…

Gitti o kadar emek, o kadar para…
 

Bir de Bakan Bey'e eşlik etme kitabı vardır, bilmem hiç duydunuz mu?

Bakan Beylerle işiniz yoksa duymamanız olağan…

Duyup da okuyamayanlar için, ben birkaç maddesini yazayım buraya…

 
Bakan Bey'e eşlik etme işi, zat-ı alilerinin ilimize teşriflerinden çok önce başlar…

Evvela partiden veyahut valilikten, olmadı iktidar partisiyle içli dışlı bir odadan yardım almak gerekir.

Gidip gelmeler, ziyaret etmeler, hal hatır sormalar, araç tahsis etmeler, siyasi çalışmalara katılmalar; eh biraz kesenin ağzını açmalar…

Maksat yüzünüz tanınsın!

 
İkinci aşamada, ne yapılır edilir bir gazeteci bulunur ve ona özel demeç verilir (Bu işi için elinizi cebinize atmanız gerekebilir).

Demeçte tarım ve hayvancılıkta çağ atlayıp lider ülke olduğumuza, ekonominin tıkır tıkır işlediğine, şehir ekonomisinin yıldız gibi parladığına değindikten sonra arada bir yerde de Türkiye'nin dünyadaki en büyük 17. ekonomi olduğu belirtilir. Daha kadirşinas olanlar Türkiye'nin sırasını öne doğru götürüp 15 veya 14. sıraya taşıyabilir. Demecin son kısmında altı kalın çizgilerle şöyle denir: “Sayın Bakanımız ilimiz için hakikatten büyük bir şans! O olmasaydı biz hiçtik. O varsa hayatın bir anlamı vardır. Yemin ederim ki sayın bakan 5 yıl daha kalırsa bizi uçuracak! Düşünün bir defa değerli hemşerilerim Sayın Bakanımız bize hem hibe veriyor, hem de bize ortak olmuyor, daha ne yapsın”

Üçüncü aşamada, Bakan Bey'i övdüğünüz demecin yer aldığı gazetenin bir yerlere, mesela partiye ulaşması sağlanır. Eh eliniz deymişken parti başkanını bir kez daha aramak, Bakan Bey'in ilimizdeki tanıdıklarını, amcası, imamı, yeğeni gibi sevdiklerini bulup onlarla bol bol 'Aman da bakanımız çok iyi, yaman da bakanımız çok iyi' diye şarkı söylemek gerekir.

Dördüncü aşamada Bakan Bey'in ilimizdeki ziyaret programları öğrenilir, el altında bir oda moda, dernek mernek varsa, Bakan Bey'in oraları da ziyaret etmesini sağlamak için girişimlerde bulunulur. Ziyaret işi olmasa bile fark etmez; adınız duyulsun da…

Beşinci aşamada, Bakan Bey'in ilimize teşrif ettikleri gün 'karşılama heyetine' dahil olunur. Ama karşılama heyetine katılırken mutlaka siyah ya da lacivert takım elbise giyinmek gerekir. Karşılama heyetinde öne çıkabilmek önemlidir. Bunun için omuz hareketleriyle tatlı tatlı rakipleri itmekte fayda vardır. Ayrıca İki davulcu ve zurnacı tutulur Bakan Bey çıkar çıkmaz davullar öttürülürken, davulcularına bahşişlerini siz verin ki, bu organizasyonu sizin yaptığınız belli olsun. Diyelim ki isminiz Ali. Davulculara şunu söyletin ; ''Allah bizi buraya getiren Heci Alir Abeden de, Sayın Bakanımızdan da razı olsun''. Hiçbir şeyi şansa bırakmamakta fayda var.

Altıncı aşamada, Bakan Bey ilimize adım atar atmaz peşine düşülür, zat-ı alileri nereye giderse oraya gidilir, hep zatıalilerinin bakış açısı kapsamındaki yerlere oturulur. Ama oturmak yetmez. Yüz ve vücut hareketleriyle orada olduğunuzu da belli etmeniz gerekir. Mesela camiye mi gidildi. Bakan Bey abdest aldığında kıvrak bir hareketle ceketini almak gerekir. Abdest tamamlandığında, kırışmamasına özen gösterilerek ceket itinayla tutulur. “Allah kabul etsin” diyerek ceket giydirilir. Varsa ceketteki toz, kepek, vs. elle hafifçe temas edilerek temizlenir…

Eğer Bakan Bey ile ola ki ayakta yan yana geldiniz, Bakan Bey'imizin boynunu geriye atarak size daha yüksekten bakmasına mahal vermeden, derhal dizinizi kırarak biraz küçülün (sadece boyunuz küçülecek merak etmeyin); siz diz kırıp küçülünce Bakan Beyimiz boynunu geriye atmak zorunda kalmadan size yüksekten bakabilecektir. Boynunu geriye atıp bakayım derken, Bakan Beyimiz'in boynunda kireçlenme olursa bu vebalin altından kim, nasıl kalkacak!

Diyelim ki, Bakan Bey, ülke ekonomisinin tıkır tıkır işlediğinden, Kürt sorununun olmadığından söz ediyor…

Öyle donuk, boş gözlerle bakmak olmaz. Başınızı, emme basma tulumba gibi aşağı yukarı sallayarak zatıâlilerinin görüşlerine katıldığınızı hissettirmeniz gerekir. Bakışları sizi yakalayana kadar kafa sallamaya devam edilmelidir. Eğer herkes aynı anda emme basma tulumba moduna geçmişse, sadece baş sallamak yetmez 'Evet evet çok doğru, vallahi billahi, namusuma çok doğru' diyerek, Bakan Bey'in yaptığı gibi küçük hareketlerle başınızı aşağı yukarı titreştirerek çevreden toplayabildiğiniz kadar onay toplamanız gerekir.

Yedinci aşama, kendinizi Bakan Bey'e fark ettirmek için en kritik aşamadır. Zatıâlileri bir toplantı sırasında ani hareketler yapabilirler, çok ince anlaşılması zor espriler yapabilirler.

Bunları kaçırmamak, anında tepki vermek, doğru bir zamanlama ile gülmek gerekir.

Diyelim ki Bakan Bey, Kürtçe ''Çawane Başe (Nasılsın İyi misin), 'Manga te heyye (İneğin var mı?) Afallamadan, duralamadan hemen gülmeniz gerekir.

Yahut bir espri mi yaptı?

Gülün hemen!

Bazen Bakan Bey, sırtı size dönükken ya da sizin görüş açınızda değilken espri yapabilir, ani bir hareket yapabilir…

O durumda da gülmeyi, hem de geniş geniş, kahkaha atarak gülmeyi ihmal etmeyin; zira Bakan Bey ilimiz ziyaretinin ardından gazetelere mutlaka bakacaktır, fotoğrafta sizi somurturken görmesi hoş olmaz!

Sekizinci aşama Bakan Bey'in gözüne girmeniz için son şansınızı deneyeceğiz aşamadır.

Bu aşamada Bakan Bey bir parti toplantısında ya da bir işadamları toplantısında kürsüye çıkabilir.

Toplantının içeriğine aldırmayın; kendinize en ön sırada bir yer bulup mevzilenin, ellerinizi dizinizin üzerine koyup bekleyin.

Bakan Bey'in alkış beklediğini anladığınız anda, salondakilerin alkışlamasını beklemeden alkışlayın…

İkinci alkış, üçüncü alkış, dördüncü alkış…

Ve ayağa kalkın!

Avuçlarınızı patlatırcasına, zaman zaman 'bravo' diyerek alkışlayın!

Artık Bakan Bey'in gözüne girdiniz!

Bravo!

Dokuzuncu aşama, zaferinizi taçlandıracağınız aşamadır.

Bakan Beyle gezdiniz, gözüne de girdiniz diyelim. Akşam yemeğinde de peşinden ayrılmayın. Olur ya Bakan Bey'in şarkı söyleyeceği, şiir okuyacağı filan tutar, hemen yakınında oturun, o şarkı söylerken siz de gözlerinizi kapatarak, başınızı sallayarak, ellerinizi savurarak, sanki içlenmiş gibi, şarkı söyleyin. Gözlerinizin bir parça nemlenmesi çok iyi olur ama abartılı olmasın. Yani her şey kıvamında olsun. Yani Diyarbakırca söylersek, her şey dıkki dıkına olmalı…

Onuncu aşama, sizin girişimciliğinize ve işadamlığı yeteneğinize bağlı… Artık gecenin ilerleyen saatlerinde ne olacağı size kalmış.

Benim tavsiyelerim bunlar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT