1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. Badem Gözlü
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Badem Gözlü

A+A-

Şaşırmamak mümkün değil, Allah muhabbetinizi artırsın, anlayan varsa beri gelsin.

Söz konusu güncel kaset'in ortaya çıkması ve çıkarılması, insanların kusurlarının araştırılması, özel hayatlarıyla ilgili casusluk yapılması, ne insanlığın ne de İslam'ın kabul etmeyeceğini daha önceki yazımda İslami delillerle yorum katmadan yazmıştım.

İşin o tarafını Allah'a havale ettik. Ancak bakıyorum ki bu durumdan sevinenler var, olayı Cumhuriyet Halk Partisi lehine çevirmek isteyenler, nemalanmak isteyenler, mağdur edebiyatı yaparak menfaatleneceklerini sanıyorlar. Tamamda kasetin içeriğinin doğru olmadığı ile ilgili bir şey söyleyen yok. Varsa yoksa kimler bu olayı kayda aldılar diye, hükümeti suçlayıcı sözler etmektedirler. Hükümetin yapması gereken, bir an önce bu işin faillerinin bulunup deşifre edilmesidir. Hükümetin bundan çıkarı ne? Yok, Sayın Deniz Baykal gibi bir Ana Muhalefet Parti başkanı hükümet arasa da bulamaz. Sayın Süleyman Demirel gibi bir ana muhalefet parti başkanı olsaydı, gök kubbeyi çınlatacak şekilde hükümetin hükümet etmesini burnundan getirirdi. Sayın merhum Turgut Özal'a en şiddetli muhalefeti sol yapmadı, yapamadı Sayın Süleyman Demirel'in Doğru Yol Partisi yaptı.

Kısa bir süre sonra Cumhuriyet Halk Partisi Büyük kurultayını yapacaktı. Kurultayda parti içi muhalefet kendini gösterecekti, büyük değişim bekleniyordu, genel başkanlığa ısınma çalışmaları yapılıyor, alttan alta mesajlar verilmeye başlanıyordu. Deniz Baykal'la artık gidilecek bir nokta yok diyenler, sol'un gelişmesi ve büyümesinin, birleşmesinin önünde Deniz Baykal'ın büyük bir engel olduğunu vurguluyorlardı.

Ne olduysa oldu, bir kaset çıktı ortaya, başkanlık için kulis yapanların bile cesaretleri kırıldı, hain damgası yememek, fırsatçı konumuna düşmemek ve yapılan kaset ayıbının kendileriyle ilişkilendirilmemesi için olsa gerek, hayır aday değiliz demektedirler. Sayın Deniz Baykal üzerine düşeni yaptı ve ben yok'um dedi, istifa etti. İstifa etmeli miydi, etmemeli miydi bilemiyorum. Ancak istifa etmeyerek mücadele etmesi daha uygun olabilirdi. Gerçi bu işi yapanların varan–1, varan–2 şeklinde tehditleri yıpratmaya yöneliktir. Daha fazla yıpratılmaya fırsat vermemek için istifa etmiş de olabilir.
Sanırım bu durumdan en çok rahatsız olanlar, yeni gelecek yönetimin mevcut yönetimi tasfiye edeceği düşüncesidir. Mevcut yönetim var olan konumlarını korumak için de var olan güçleriyle, Sayın Deniz Baykal'ın geri gelmesi ve kurultay oyu ile yeniden güçlenerek gelmesi için çaba sarf etmektedirler. Hazır bir mağduriyet rüzgârı oluşturulmaya çalışılıyor. Kurultay delegeleri de rüzgârı tersine döndürmemek için mevcut yönetime oy verecek ve eski yönetim, varlığını kurultay oyuyla güçlendirerek sürdürecektir.

Tamam, tamam da hangi mağduriyet kullanılacak, öncelikle yapılması gereken, kaset'in doğru olmadığının vurgulanması ve ispatlanmasıdır. Eğer gerçekten kaset teknolojik oyunlarla düzenlenmiş gerçek de böyle bir olay olmamışsa, Cumhuriyet Halk Partili olsun olmasın herkes Sayın Deniz Baykal'ın mağduriyetini kabul edecek ve Deniz Baykal'ın yanında yer alacaktır ve alması da gerekir diye düşünüyorum. Deniz Baykal'ın bu mağduriyeti geleceğin iktidarını oluşturabilir. Ama öncelikle mağduriyetin ispatlanması gerekir. Siyaset kolay kolay bırakılmıyor ne yazık, siyasetten siyasetçiler, ölerek emekli oluyorlar. Başka türlü vazgeçemiyorlar. Gün doğmadan neler doğacak bekleyip göreceğiz. Kör ölür badem gözlü olur boşuna dememişler.
Saygı ve Selamlarımla
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT