1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Aykut Kocaman Shakhtar Donetsk Yerine Hitchcock Filmi İzlemiş!
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Aykut Kocaman Shakhtar Donetsk Yerine Hitchcock Filmi İzlemiş!

A+A-

Rakibe saygı duymak, rakibin ölümcül oyun planının farkında olmak başka birşey; düpedüz rakipten korkup hem alanı hem topu rakibe bırakmak başka birşeydir. Aykut Kocaman Shakhtar Donetsk'e saygı duymak ile Shakhtar Donetsk'den korkmayı birbirine fena halde karıştırmış anlaşılan. Eğer bu tespitimiz doğru olmasaydı, takımını kendi yarı sahasına mahkum eden bir oyun başlangıcıyla maça başlamazdı. Konyaspor'lu oyuncular, maçın ilk 15 dakikasını, adeta bir Hitchcock filmini izleyen korkak bir izleyici gibi tir tir titreyerek geçirdiler. Türkiye liglerinde aşina olduğumuz Konyaspor'dan hiç eser yoktu; oyuncular korkudan hantallaşmış, her birinin kas grubuna adeta ikişer tonluk ağırlık bağlanmış gibiydi. İki metrelik mesafeye düzgün bir pas atamaz haldeydiler. Galiba bu durumu, maçın korkudan kaynaklanan psikolojik baskısıyla izah etmekten başka hiçbir akli neden olamaz.

İnsan, Aykut Kocaman gibi soğukkanlı bir teknik direktörden korkudan bayılmış bir takım beklemiyor haliyle. Bir teknik direktör kendi soğukkanlılığını kendi takımına transfer edemiyorsa, doğrusu oyun anlayışını, felsefesini, taktiğini, stratejisini transfer edip edemeyeceği konusunda da kuşkular taşımıyor değil.

Türkiye'de futbol iklimini zehirleyen büyük yalanlar maalesef hala çok revaçta. Bu yalanlardan bir tanesi de bir takımın her maça ayrı bir stratejiyle çıkabileceği yalanıdır. Strateji öyle gömlek filan gibi birşey değildir; kolay kolay değişmez, çünkü oyun stratejisi değişken bir şey değildir. Futbol oyununda değişken olan, her maçta değiştirebileceğiniz şey sadece taktik düşüncelerdir. Strateji sistem bütünlüğünün nasıl çalışacağını belirleyen en değerli kavram olduğu için, sistemi değiştirmeden stratejiyi değiştirmeniz mümkün değildir. Tabii bu ülkenin büyük futbol yalanlarından biri de oyuncuların sahaya dizilimlerini, “sistem“ diye ahaliye yutturmaktır. Dizilim, oyuncuların sahada kapsadıkları yere işaret eder; oyun içindeki iç işlevlerine değil. Sistem işlevsel olarak, hem savunma hem hücum, hem topun rakipte olma hali hem de topun sizde olma halini içeren oyun içindeki bütün faaliyetlerimizin şemasıdır.

Konyaspor, ilk yarıyı, korku tünelinde korkudan donup kalan yeni yetme bir ergen gibi, nefes nefese ancak bitirebildi. Bir bütün olarak, bir futbol takımını bu psikolojiyle sahaya sürmek belki bir yarışmacı etiğin gereğidir, ama hiç şüpheniz olmasın insancıl değildir. Herşeyden önce bir maç sadece bir maçtır, bu olayı psikolojk olarak bu kadar büyütüp oyuncuların adeta iliklerini dondurmak hiç de gerekli değildir. İkinci birşey; futbol oyununu, en güzel şekilde ancak rahat oyuncular oynayabilir. Rahatlık, herşeyden önce, futbolda skordan bağımsız bir futbol oyun anlamı gerektirir.

Aykut Kocaman, rakibinin hücum potansiyeli ve bu potansiyele bağlı olan hücum girişim versiyonlarına o kadar odaklanmış ve bunları ciddiye almış ki bu tutumu takımının hücum etkinliğini adeta sıfırlamış. Bütün maçın Konyaspor yarı sahasından çok Konyaspor ceza sahasında oynanma nedeni de bu büyük korkunun yolaçtığı körleşmeden başka birşey değildi.

En baştaki lafımızı burada tekrarlayalım: rakibe saygı, rakipten korkmak anlamına hiç gelmemeli. Eğer takımınıza saygı duymak yerine rakipten korkmayı aşılarsanız, Konyaspor'un başına ne gelirse sizin başınıza gelecek olan da odur.

Aykut Kocaman maç öncesi beyanlarında özellikle tecrübesizliğin altını çiziyordu. Ama Konyaspor'un ortaya koyduğu oyun asla ve kat'a tecrübesizlikle izah edilebilecek bir oyun değil. Eğer bütün maç boyunca rakip kaleye üç kez gitmiyorsanız ya da gidemiyorsanız; bunun nedeni tecrübesizlik olamaz. Olsa olsa, teknik direktörün “aman ha ileri çıkmayın, arkanıza kolay sarkarlar; aman ha ileri çıkmayın, bizi eksik yakalamasınlar; aman ha ileri çıkmayın, geriye dönüşlerde zorlanırsınız” talimatlarının kesinliğiyle ancak bir akım bir maç boyunca hiç hücum etmeyi aklından geçirmez. Dolayısıyla, Aykut Kocaman bu maç için oyuncularını hiç ama hiç eleştirme hakkına sahip değil, çünkü oyuncuları o ne istediyse onu yapmaya çalıştılar. Bu büyük futbol rezaletinin sorumlusu futbolcular değil, bizzatihi Aykut Kocaman'ın futbol zihnidir.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT