1. YAZARLAR

  2. Ramazan TOPRAK

  3. "Artık yeter..!"
Ramazan TOPRAK

Ramazan TOPRAK

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

"Artık yeter..!"

A+A-

* Siirt'teki saldırıda,
4 gencecik masum kızımızın hayatını kaybetmesi..
* Ankara-Kumrular'daki bombalı aracın patlatılması saldırısıyla,
3 masum insanın öldürülmesi, onlarcasının yaralanması..
* Batman'da sivil bir araca yapılan saldırıyla,
32 yaşındaki anne Mizgin Doru ile 4 yaşındaki kızının hemen ölmesi,
Doktor müdahalesiyle dünyaya gelen anne karnındaki
Adı bile konulmamış 8 aylık bebeğin
32 saat yaşadıktan sonra hayatını kaybetmesi,
Bir baba ve 8 yaşındaki kızının yaralanması..
* Yüksekova'da öğretmen eşinin yanına gelen İzmirli
Kimya Mühendisi Engin Yıldırım'ın silahlı saldırıyla öldürülmesi,
Bir öğretmen hanımın yaralanması..
* Elazığ/Arıcak, Diyarbakır/Lice ve Hazro ilçelerinde,
8'i kürt kökenli 12 öğretmenin kaçırılması..

Geçtiğimiz günlerde ard arda gelen ve
Birer cümleyle sıraladığımız saldırılar karşısında,
Diyarbakır, Siirt, Batman, Şırnak, Mardin ve Tunceli'deki
Sivil toplum kuruluşları seslerini yükselttiler ve
Son dönemlerdeki bu saldırıları ve şiddeti kınadılar..

* Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl,
"Siirt'te 4 genç kızımız hayatını kaybetti,
Batman'da hamile bir kadın ile 4 yaşındaki çocuğu öldü..
20 günlük polis hayatını kaybetti..
İnsan olarak ne diyeyim, artık insanlığımdan utanıyorum..
Bunlar vahşet! Ucu kime dokunursa dokunsun
Bu saldırıları şiddetle kınıyorum..
Dünyada böyle birşey var mı? Bunun izahı yok..
Kimden gelirse gelsin, şiddeti kınıyorum..
Kim olursa olsun artık yeter!
Hangi çağda yaşıyoruz, vatandaşın tahammülü kalmadı..
Silahla şiddetle dünyada kimse başarılı olmamış..
Bu işin çözüm yeri Parlamento'dur.."
* Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi(DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya,
"Dünyanın hiçbir yerinde şiddeti yöntem olarak kullanarak
Demokratik hak elde etmek devrinin kalmadığını..
Şiddet ortamının hem sosyal
Hem de ekonomik yaşamı çok olumsuz etkilediğini..
Şiddetin olmadığı dönemlerde
Hayatın güzel aktığını, ekonominin geliştiğini.."
* İHD Diyarbakır Şube yöneticisi Av.Serdar Çelebi,
"Kaçırılan öğretmenlerin derhal serbest bırakılmasını,
Bu tür eylemlerin neye çözüm getireceğini bimediklerini.."
* Diyarbakır İşkadınları Derneği Başkanı Hülya Çetin,
"Saldırıları şiddetle, nefretle kınadığını..
Şiddet olaylarının toplumlar arasında
Kardeşlik duygularına zarar verdiğini.."

Batman Baro Başkanı Yusuf Tanrıseven,
"Şiddet olaylarını her zaman kınadıklarını..
Hiçbir şeyin insan canından daha önemli olmadığını.."

Şırnak Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş,
"Saldırıların tüm toplumu olumsuz etkilediğini,
Cenazelerin hiçi kimseye bir faydası olmayacağını..
Tekirdağ, Muğla, Hakkari'de aynı sorumluluk içindeyiz..
Bu gemide hepimiz varız,
Bu geminin güzellikleri de olumsuzları da hepimiz için.."

Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Nedim Kuzu,
"Şiddet olaylarını kabullenmek ve tasvip etmek mümkün değil..
Artık akan kan durmalı.. anneler gözyaşlarına boğulmamalı..
Gencecik insanlar yaşamlarının baharında ölmemeli..
Bölgenin huzura ihtiyacı var..
Olayların sona ermesi halinde ülkemizin önünün açık olduğunu.."

Mardin MÜSİAD Şube Başkanı Kazım Aksoy,
"Şiddete başvurmanın faydasız olduğunu..
Bölge yatırımlarına, turizmine, ticaretine,
Refah ve huzuruna darbe vuracak
Puslu havanın bir an önce dağılmasını..
Halkın sağduyusuyla bu kaosun üstesinden gelineceğini.."

Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz,
"PKK'nın silahlı eylemlere son vermesini..
Kaçırılan öğretmenleri serbest bırakmasını..
1970'li yıllarda 165 bin olan nüfusun halen 73 bine düştüğünü..
Ankara, Batman ve Siirtt'teki
Sivil halka yönelik eylemleri doğru bulmadıklarını..
BDP'nin Meclis'e gitme kararının doğru olduğunu.."
Tunceli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Bellice,
"Bir sorun varsa bunun çözüm yerinin
Parlamenter demokratik zemin olduğunu..
Kaygı verici olayların ve sürecin bölgede zaten zor olan
Ticareti, doğal yaşamı, insan hayatını, kalkınmayı ve
Gelişmeyi etkilediğini, ticaretin durma noktasına geldiğini.."
Dile getirmek suretiyle,
Artık bu şiddete bir son verilmesi gerektiğini söylediler.

Geçtiğimiz günlerde bir grup Kürt aydını tarafından açılan
"Benim için öldürme" imza kampanyasıyla,
Saldırılar ironik bir dille kınanmış ve bildiride,
"Bize cesetler.. cesetler içinde bir ülke armağan ediyorsunuz!
Son cümle:
Cesetler.. cesetler içinde bir ülke hayalinde olanlara inat...
Hadi Meclis'e..!" demişlerdi..

Bizler de, bölge insanımızın, kürt kardeşlerimizin
Bu çığlığını.. bu isyanını.. bu feverânını..
Çok iyi anlıyor ve aynen iştirak ediyoruz..
Ancak anlamadığımız birşey var..
Bir süre önce bir grup Barış Annesi,


                               Çukurca'da 9 şehidin verildiği bölgeye
gidip
"Keşke onların yerine bizim cesetlerimiz burada olsaydı..!"
Diyerek beyaz tülbentlerini olay yerine bırakmışlar ve
Benzeri olayların bir daha yaşanmamasını isteyerek
"Yüreğimiz yanıyor.. yetti artık!" diye isyan etmişlerdi..
Benzeri ve hatta hiçbir suçu günahı olmayan
İnsanların, çocukların, anne karnındaki bebeğin bile öldürüldüğü
Yeni saldırılar düşünüldüğünde.. insan sormadan edemiyor:
Bölge insanımızın, kadınlarının bu kadar güzel.. bu kadar hassas,
Bu denli köklü bir geleneğini hiçe sayanlar..
Acaba bölge insanımızın bu geleneğinden..
Bu değerlerinden uzak olan birilerince mi yapılıyor bu saldırılar?

E-Posta: ramazantoprak19@gmail.com

Bu yazı toplam 11435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT