1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Amedspor'a Yakışmadı
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Amedspor'a Yakışmadı

A+A-

Uzun vuruşlarla oynama ihtiyacı, eğer Deniz Naki'nin yokluğundan kaynaklanan bir taktikse, bana da oturup dizlerimi dövmekten başka seçenek kalmaz. İlk Bandırmaspor maçı, sonra Başakşehir maçı ve arkasından iki Urfaspor maçında gördüğüm; kısa, döngülü, çoklu pas alışverişi ve bu tarzdan kaynaklanan hem akışkan hem de alan kateden oyun, eğer bir oyun planı değil de bir oyuncunun (Deniz Naki) hüneri ise, vay halimize.

 

Mesele henüz maçın 30. dakikasında Amedspor'un skor olarak 3-0 geri düşmesi değil, doğrusu skoru hiç umursamıyorum. Ama sahanın ve oyunun her pozisyonunda Bandırmaspor'un Amedspor'dan daha fazla oyuncu bulundurmasını, Amedspor adına, ciddi bir sorun olarak kabul ediyorum. Kaleci Serkan'ın hemen hemen her topa uzun vurmasını, her topu kaleci vuruşu olarak kullanmasını hem yadırgadım hem de defans organizasyonunun çok önemli bir zaafiyeti olarak bu durumu değerlendirdim. Eğer defans ya da orta-saha oyuncuları kaleci Serkan için iyi seçenek olmayı becerebilselerdi, eminim o da uzun vurmazdı.

 

Amedspor'un attığı ama geçerli sayılmayan golü bir hakem hatasıydı. Çünkü Bandırmaspor kalecisinin pozisyon içindeki durumunu bozan Amedspor'lu oyuncular değildi, bizzat Bandırmaspor'lu oyuncuların kendileriydi. Rakip oyuncu ancak faul yapar, futbolda kural budur.

 

Hafta içinde Türkiye Futbol Federasyonu'nun haksız biçimde verdiği seyircisiz oynama cezası, gerekçe olarak ideolojik propoganda yapma nedenine bağlanmıştı. Doğrusu, Urfaspor ve Amedspor taraftarlarının karşılıklı atışması ne tür bir ideolojik propogandaya vesile olur, anlayabilmiş değilim. Ama büyük ihtimalle Amedspor'un güzel oyunundan etkilenen TFF “siz niye top oynuyorsunuz? hendeklere gidin.. sizin asıl yeriniz orasıdır” demiştir. Yoksa seyircisiz oynama kararı neye hizmet edebilir?

 

Savaşın bütün çılgınlığıyla hüküm sürdüğü, her gün ölüm haberlerinin geldiği bir şehirde barışı bütün görkemiyle hatırlatan bir futbol karşılaşmasını seyircisiz oynatma kararı, açıkca savaşmaya davet kararı değil mi? Futbol seyircisini oyunun dışında bırakmak, onları birtür hendek savaşına sürüklemek demek değil mi? TFF varlık nedenini barışa mı borçlu, yoksa kendini savaşın kurumlarından biri olarak mı algılayıp, tanımlıyor?

 

Bir maçı seyircisiz oynamak elbette oyun oynama motivasyonunu ciddi bir biçimde etkiler, ama bu durum kendi başına Amedspor'un bu maçta sergilediği kötü oyunun mazereti olamaz. Çünkü Amedspor'un sergilediği oyun, salt motivasyon dayanaklarından yoksun bir oyun değildi; bildiğimiz tipik kötü örneklerinden biriydi. Eğer Bandırmaspor kimi pozisyonlarda Amedspor'un kötü oyunundan etkilenip, pas seçeneklerini yanlış kullanmasaydı, Amedspor belki de tarihinin en büyük hezimetini yaşardı.

 

Her maçta uygulayabileceğiniz standart bir oyun planınız yoksa, topu nasıl dolaştıracağınıza dair bir modeliniz yoksa her maçın önemi ve rakibin durumuna göre oynadığınız oyun dalganır, özünü kaybeder ve tanınamaz hale gelir.

 

Her neyse, bu kötü futbolun gerçekten geçici ve talihsiz bir kaza olduğunu diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT