1. YAZARLAR

  2. Ali Fikri IŞIK

  3. Ahlak, futbol ve şike
Ali Fikri IŞIK

Ali Fikri IŞIK

Gazeteci ve Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahlak, futbol ve şike

A+A-

Türkiye'de oynanan futbolun temiz olduğuna inanmak, 12 Eylül faşist darbesinin Diyarbekir zindanında hiç işkence yapmadığına inanmaktır, bir bakıma. Türkiye'de oynanan futbol, daha doğru bir deyimle oynanmış olan futbol, hiç temiz olmadı. Olmasına da imkân yoktu. Bunun neden mutlak bir hakikat gibi egemen ve yaygın bir inanış olduğunu algılamak için, Türkiye futbolunu kuşatan baskın zihniyete bakmak yeterlidir.

Türkiye'de futbol şikecidir; çünkü, futboldaki her davranışın gerçek anlamda harfi harfine doğru olduğuna hiç kimse, hiçbir zaman inanmadı. Bu genel inançsızlık 'şike'nin dişe dokunur tek tanımıdır. Yazılmamış, doğaçlama ya da belirlenmemiş olana duyulan büyük istek, aşırılık ve anlam belirsizliğini dehşetle savunma refleksi, ancak şikeci bir zihnin kültür atmosferi olur.

Kazanma arzusunu hayatın kendisinden daha fazla önemli gören bir inanç sistemi, meyvelerini şiddet biçiminde verir. Şiddet sever bir kültür, şike sever bir kültürdür de. Şiddet her zaman şikeyle iç içe olmuştur ve aslında şiddet, şikenin önemli bir parçasıdır. Şiddetsiz şike olmaz! Şiddetin uçkuru düşüktür ve tıpkı şike gibi, kendini önüne gelene vermeye hazırdır. O nedenle de şike ve şiddet, bu arzunun hastalıklı versiyonudur.

Türkiye'de futbol şikecidir; çünkü futbol yönetimi ve ilişkileri, hiçbir zaman için istenen açıklığa ve şeffaflığa kavuşamadı. Eğer açıklık yoksa, hiçbir anlam, davranış, eylem ve düşünce, kendini şike belasından azade edemez. Her şey şaibe altındadır ve yine her şey, karanlığın saldırısına açıktır ve son söz nihai olarak karanlık koridorlarda söylenir.

Türkiye' de futbol şikecidir; çünkü bu zihniyetin en büyük kurbanı bizzat oyunun kendisi olmuştur. Şikeci zihniyet bir futbol ekolünün oluşmasına izin vermemiştir. Şikeci zihniyet hem evrensel ölçülerde teknik adamların gelişmesine izin vermemiş hem de gelen evrensel ölçekteki teknik adamlara en kısa zamanda kapının yolunu göstermiştir. Oyunun sonucunu şike ve şiddetle garantilemek varken, böyle ucuz ve kısa bir yol mümkünken neden “Allah'ın belası akla yatırım yapılsın ki?”

Futbolu kuşatan baskın zihniyet, gayrı ahlakiydi. Ahlakı hiç sorun yapmadı! Oysa, aslında doğal olanla insani olan, maddi olanla anlamlı olan arasındaki bağlantı ahlakın kendisidir.Eğer şöyle söylemem mümkünse, ahlaki beden, maddi doğamızın anlam ve değerlerle buluştuğu bağlamdır.

Ahlakın evrenselliğinden bahsedebiliyor olmamızın bir diğer nedeni de, prensip olarak kendi türünden olanlar için bir duygusal yakınlık hissetme kapasitesine sahip olmasıdır. Hatta buna mecbur olmasıdır. Ahlaki kapasite esasından bu duygusal kapasite üstüne kuruludur ve bu duygudaşlığın kendisi de birbirimize karşı duyduğumuz maddi bağımlılık üstüne bina edilmiştir.

Şike'nin ilk elden tahrip ettiği işte bu duygudaşlık kapasitesidir. Şikeciler bir anlamda gayrı ahlakiliğin suikastçılarıdır. Ahlakı namertçe katlederler. Ölümcül şekilde hasta olan adalet duygusunun bağlı olduğu, yapay solunum cihazını sinsice çekerler. Doğal olanı, insani olanı, maddi olanı ve anlamı olanı sırf kendileri öyle istiyor diye zehirlerler. Hem de aşağılık bir kara pelerin içinde ve “Gargamel” yüzüğüyle! Para ve ahlak arasında bir seçim yapmaları gerekirse, ikincisine elveda derler...

Türkiye futbolunda egemen olan zihniyetin yaşam biçimine daha yakından baktığımızda, söz konusu yaşam biçiminin, gayrı ahlakiliğe derinden teslim oluşana rastlarız. Bu teslim oluşların, çok derinlikli, ya da hareketli ya da özellikle önemli bile olması gerekmez; sadece yaşam biçimine ilişkin temel bir nitelik arz etmesi yeterlidir.

Mesela hayatının geri kalan kısmını “başkan koltuğunda” yaşayarak geçirme düşüncesi, aslında ne tür temel düzeyde teslim oluşlara açık ve istekli olduğumuzun işaretidir. Bu tür düşüncelere sadakat göstermek (ister övgüye değer, ister iğrenç olsunlar) bizim kim olduğumuz üstünde belirleyici etkiye sahiptir.

Burası Türkiye; hak edilmemiş saygınlıkların ülkesi. Burası Türkiye; hak edilmemiş zenginliklerin ülkesi. Burası Türkiye...

Bu yazı toplam 6967 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT