1. YAZARLAR

  2. Tanzer Polat YILMAZ

  3. Adı Üstünde Kanun Hükmünde…
Tanzer Polat YILMAZ

Tanzer Polat YILMAZ

Güneydoğu GİAD Başkanı
Yazarın Tüm Yazıları >

Adı Üstünde Kanun Hükmünde…

A+A-

Adı Üstünde Kanun Hükmünde…

Ohal dönemlerinin en sıkıntılı yanıdır Kanun Hükmünde Kararnameler. Kanun değil ama hükmü kanun değerinde…

İster istemez akla cumhuriyetin en olağanüstü dönemi geliyor. Kuruluş dönemi...Düşman kapıda, yedi düvelle birden süren amansız bir mücadele…Yeni devleti kurma yolunda ilk adımlar atılıyor. Parlamentoda ne istersen var. Her kafadan bir ses çıkıyor. Demokrasi kültürü gelişmemiş, kaba kuvvet o dönemde en geçerli uzlaşma aracı.

Tüm bunlara rağmen göstermelik bir meclis görüntüsü yok. En sıkıntılı, daha önce bırakınız telaffuz etmeyi, aklınıza bile getiremeyeceğiniz kadar radikal konular hep o karman çorman mecliste, hep halk iradesinin tecellisiyle çözülmeye çalışılmış. Zira ele alınan meseleler, oldubittiyle ya da küçük bir yürütücü grubun inisiyatifiyle neticelendirilemeyecek kadar yapısal ve hayati boyutlar içeriyor.

Koskoca bir halkın geleceğini belirleme gibi ağır bir sorumluluğu yine halkın temsilcileriyle üstlenmek adına ilkesel bir duruş sergiliyordu ilk meclis.

Sağduyusunu yitirmeden, paniğe kapılmadan, bağırarak, çağırarak ancak bir şekilde anlaşarak çalışıyordu Cumhuriyet'in kurucuları.

Uluslar arası devletler hukukunda bazen herhangi bir düzenlemenin Anayasal düzeyde ele alınabilmesi yani her konuda aranan çoğunluktan daha fazlasını gerektirebilmesi için illa bu konuda Anayasa'da açık bir düzenlemenin varlığı aranmayabilir. Demokratik teamüller o konunun önem itibariyle Anayasal düzeyde olduğunu algılar ve bu duruma uygun refleksler geliştirir. Dolayısıyla öyle temel kurumlar vardır ki üzerinde değişiklikler yapmak ya da ortadan kaldırmak için kanunlar bile yetersiz kalır.

Anayasamızda hükümetlere tanınan kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi, işlerin yolunda gitmediği anlarda, gerekli tedbirlerin hızlıca alınabilmesi adına getirilen, özü itibariyle anti demokratik bir düzenlemedir. Ülkenin yaşadığı ağır travma sonrası, üzerinde belki de aylarca tartışılması gereken yapısal konuların, bu denli sevimsiz bir yöntemle ele alınarak ışık hızıyla kanunlaştırılması ileride önemli sıkıntılara yol açabilir. Mecliste sağlanan uzlaşı ortamından istifade edip her siyasal grubun bu yaşamsal kararlarda sorumluluk almasına ortam hazırlamak varken bu filtresiz mekanizmayı hoyratça çalıştırmak hiç doğru değil.

Bu devletin bekası için asalakların en kısa sürede en etkili şekilde temizlenmesi konusunda hepimiz hem fikiriz. Ancak yöntem doğru seçilmeli ki gelecekte herkes bu işin sorumluluğunu ortaklaşarak taşıyabilsin. Cumhuriyetin kurucu aklı, en az o günkü kadar kritik bu dönemde hakim kılınmalı, çözümün tek adresi gazi meclis olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT