1. YAZARLAR

  2. Belgin Mete IŞIK

  3. Adalet; Herkes İçin, Hemen Şimdi!
Belgin Mete IŞIK

Belgin Mete IŞIK

Gazeteci
Yazarın Tüm Yazıları >

Adalet; Herkes İçin, Hemen Şimdi!

A+A-

Çevremizdeki nesneleri nasıl algıladığımız, o nesneye yüklenen anlam ve o nesnenin kendindeliği, yüzyıllardır Felsefe'nin uğraşı alanlarından biri olmuş. Nesnelere bir zaman ve mekan içinde bakmamız ve bizim akımızla ona atfettiğimiz değer ve sıfatlar aslında o nesnenin kendindeliğine koyduğumuz dışsal sınırlar oluyor ve biz o nesneyi hep bu dışsal sınırlamalar içinde algılıyoruz; nesneni kendileğinde değil, sadece kendimizce...

Bu durum sadece somut, elle tutulur şeyler için değil, soyut kavramlar ve değer yargılarımızın şekillendirilmesinde de, ortalama insan aklının en zayıf noktalarından biri. Bu yüzden de olayları, durumları ve duyguları okurken, biraz düşünenimiz bile, “görecelik” can simidine sığınıp, evrensel bakış açısını ya da kendimizden buharlaşıp atmosfere karıştığımız bir görüş açısını reddedip tembelliğimize yeniliyoruz çoğu zaman. İşte bu noktada da her tür manipülasyona, kandırmacaya, dayatmaya müsait bir alan yaratıyoruz kendi elimizle ve bu da bizi zamanla “adalet” duygusundan uzaklaştırabiliyor. Adaletten uzaklaşıldıkça da toplum hayatı kaos ve şiddete kapılarını açıyor ve sonuç; ölümler, zulümler, işkenceler, mazlumlar, mağdurlar, hır gür.

Oysa, adalet bir toplumda barışın, özgürlüklerin ve en temel insan ve doğa haklarının en birincil güvencesi, adeta bir koruma kalkanıdır. Adalet isteği, bu koruma kalkanına sahip çıkmaktır; yaşamdan hak talebidir; bir erkin dağıttığı, bağışladığı değil her bireyin ve her canlının kendi aklı ve bedeni ile yarattığı değerden katkısı oranında pay alma ve bu payı koruma talebidir; bireyin, toplumun diğer her bir ferdi gibi anadilini konuşma, kendi kültürel değerlerine sahip çıkma talebidir; en temel ifadeyle, adalet isteği, her bireyin ve her canlının bir toplum hayatı içinde sürdürülebilir bir yaşam talebidir.

Adalet; zaman, mekana ve “duruma” göre belirlenen, değiştirilebilecek bir olgu da değildir. Bir İngiliz atasözünde dendiği gibi: “kendini karışısındakinin ayakkabısının içine koymak” yani, olayları ve nesneleri karşısındakinin bakış ve algısıyla görebilmek ve kendine o ayakkabı içinden bakabilmektir.

Bir Güney Amerika'lı reggea sanatçısının eserinde de haykırdığı gibi; “özgürlük değil, tek ihtiyacım olan adalet (no freedom, all i need is justice)”; Metallica'nın “Justice for All” parçasında çok çarpıcı bir dille talep ettiği “herkes için adaletin” olduğu yerde barış ve özgürlük zaten kendiliğinden yerleşip, kök salacaktır. Adalet isteği; Afrika ve Güney Amerika'daki özgürlük ve eşitlik hareketlerinin en belirgin sloganıdır; Adalet Yoksa Özgürlük de Olmaz.. Adalet Yoksa Barış da Olmaz, Tek İhtiyacımız Olan Adalet.. Adalet, Herkes İçin..

Adaletin olmadığı yer; barışın yerini şiddete, özgürlüğün yerini kaosa ve baskıya, yaşamın yerini ölüme  terkettiği yerdir. “Ama”sız, “kime göre”siz, “kimin için”siz mutlak adalet.. En temel ihtiyacımız olarak algılanmalı ve “herkes için adaleti tesis etmek”, bütün enerjimizi yoğunlaştırıp, seferber etmemiz gereken birincil öncelikli hedefimiz olmalı. Evimizin içinden, işyerimizden, yaşadığımız sokaktan, mahalleden, apartmandan başlamalıyız hemen.. şimdi.. kaybedecek vakit yok.. çünkü bu konuda ihmalin bedeli çok ağır!
 

Önceki ve Sonraki Yazılar