1. YAZARLAR

  2. Sinan KARAKAŞ

  3. ELAZIĞ'DAKİ DEPREM
Sinan KARAKAŞ

Sinan KARAKAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

ELAZIĞ'DAKİ DEPREM

A+A-

   Bir musibet bin nasihatten evladır derler, derler, demişler, yine diyecekler, ancak demek sonuç vermiyor. Şimdi Elazığ depremi oldu ya, kerpiçler suçlanmaya başlandı kerpiçle ev mi yapılır mıymış, depreme hazırlanmalıymışız gibi daha birçok atasözü, evlat sözü, amca sözü dayı sözü ve medya sözü dinleriz.


     Ölenler öldü, Allah rahmet eylesin, kalanlara da sabr-ı cemil diliyorum. Ülkemizde en ucuz, hani sudan ucuz derler ya, işte sudan ucuz insandır. İnsan kaynağımız hoyratça tüketilmekte ve bir musibet de başlarına geldiğinde hurra konut malzemelerinin dayanıksızlığı, kalitesizliği, ilkelliği say saymakla bitmez, suçlanacak unsur aranır ve bulmakta kolaydır, çünkü bırakın Elazığ'ın Karakoçan'ını, İstanbul'un göbeğinde durum vahametini korumaya devam etmektedir, Elazığ'a gidene kadar, İstanbul merkezinde ne yapılmaktadır onu sormak lazım.


     Söz konusu yetkililer beklenen Marmara depremi için en iyi tahminle 70–80 bin can kaybından bahsedilmektedir. Bu konuda ne yapılmaktadır, hiç.  Kimler bu canlarını kaybedecekler, elbette fakir fukara, garip guraba, varoşların sakinleri. Böylesi bir toplu ölüm vakasının zenginlere veya zengin semtlerine gelebileceğini bir düşünün, neler yapılmaz neler. Şimdi TOKİ Elazığ'da deprem bölgesinde konutlar yapacak, bir ihtimal Ramazana kadar yetiştirilecek, en azından mağdur durumda olan insanların bir dahaki kışa başlarını sokabilecekleri bir yuvaları olur. Ülkenin çağdaş batı seviyesini yakalaması çok uzun süreçte mümkün olabilme ihtimali olabilir. Yoksa kaplumbağa hızıyla bırakın çağdaş batı medeniyetini yakalamak, mevcut durumumuzu korumakta aciziz.


     Bugüne kadar gelen iktidarların çağdaş batı medeniyetini bırakın, medeniyetle bir ilgileri olmamış ki, ülkeyi çağdaş  batı medeniyeti seviyesine çıkarmak gibi bir dertleri olsun. Neresinden tutarsanız tutunuz, elinizde kalıyor. Daha askeri darbe anayasasını değiştirme derdine düşmeyen politikacılar var, bunlar vatandaşın depremiyle mi ilgilenecekler.


     Şimdi Elazığ'da ölenler öldü, kalan sağlar bizimdir diye pansuman çalışmaları başlayacak. Bunun ardında yapılması gereken ne, yeniden bir depremi beklemek, deprem sonucunda meydana gelecek yıkımlara pansuman yapmak, görünen bu, ancak yapılması gereken bu mu, elbette hayır, yapılması gereken deprem haritasındaki risk sıralamasına göre nasıl bir tadilatın yapılabileceğini ortaya koymak ve gerekeni yapmaktır.


     Muasır medeniyet bir bütündür, bu bütüne talip olmaktır önemli olan, yasasıyla, ekonomisiyle, idaresiyle, alt yapısıyla, velhasılıkelam ülkenin her alanıyla ilgili çağdaş standartlara ulaşma projesi olmalıdır. Öncelikle anlayışımızın çağdaş standartlarını kabul etmesi gerekir, ancak ilgili kişilerin kendi yaşam standartlarını çağdaş medeniyetlerin standartlarına çıkarmış olması, ülkenin bu standartlara kavuştuğu anlamına gelmez, görünen odur ki değil bir fırın ekmek yemek, belki bin fırın ekmek yememiz gerekir muasır medeniyetlerin standartlarına kavuşabilmek için, ama zararın neresinden dönülürse o kârdır.


     Tekrar Elazığ'da depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet dilerken, yaralılara ve geride kalanlara hem başsağlığı hem de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bir daha böylesi acıların yaşanmaması dileklerimle selam ve saygılarımı sunuyorum.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT