Zerzevan Kalesi

Zerzevan Kalesi

Roma İmparatorluğu’nun Diyarbakır ile Mardin arasındaki antik ticaret yolu üstünde hakim bir dağın üstünde askeri üs olarak kurduğu ve 400 ile 700’lü yıllar arasında hizmet veren Zerzevan Kalesi, büyüleyici güzelliğiyle göz kamaştırıyor.

A+A-

İlk kazı çalışmaları 4 Ağustos ile 14 Ekim 2014 tarihleri arasında, ikinci kazı çalışmaları ise 15 Haziran 2015’te başlayan Çınar ilçesi yakınlarındaki garnizon komutanlığı, Roma İmparatorluğu’nun Diyarbakır’daki geçmişine de ışık tutuyor.
 
“Umursamadığımız zenginliklerimiz”


Daha önce pek çok kez yanı başından geçmeme rağmen bölge halkı gibi hiç umursamadığım Zerzevan Kalesi’ne tırmanmak üzere Diyarbakır’dan yola koyuluyoruz. Yaklaşık 45 kilometre mesafeyi 40 – 45 dakikalık bir süre zarfında kat ediyoruz.

 

Zerzaman Kalesi’nin yaklaşık 1 kilometre kuzeyinde bulunan Aşağıkonak köyünün tepesinde bulunan jandarma karakolundaki uygulama dikkatimizi çekiyor. Bulunduğumuz bu noktada karşıki dağın üstünde bulunan Zerzevan Kalesi’nin günümüze ulaşan heybetli duvarlarını da artık net bir şekilde görebiliyoruz.
 
Nasıl gidilir?


Zerzevan Kalesi’ne Diyarbakır’dan gidecekseniz, Diyarbakır- Mardin il sınırının kesiştiği virajda dikkatlice u dönüşü alıp yaklaşık 200 metre kadar geri dönmek durumundasınız. Çünkü Kale Diyarbakır’dan Mardin’e giderken duble yolun sol tarafına düşüyor.

 

Kalenin bulunduğu dağın eteğinde aracımızı park ediyoruz. Zerzevan Kalesinin bulunduğu yer ile asfalt yol arasında yaklaşık yüz metre yükseklik var. Çok dik bir dağa tırmanırken bir süre soluklanıyoruz. Yaklaşık 15 dakikalık bir tırmanıştan sonra Zerzevan Kalesinin bulunduğu noktaya ulaşıyoruz. Burada ilk gözümüze çarpan şey Bitlis’in Ahlat İlçesindeki Selçuklu mezarlığının yüksek taş mezarlarını andıran yaklaşık bir buçuk, 2 metre boyunda ve kare şeklindeki sütunlar oldu.

 

Bu sütunların daha sonra kalenin içerisinde bulunan konutlara ait duvar ve kapı bloklarının kalıntıları olduğunu daha sonra kazı başkanı Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aytaç Coşkun’dan öğreniyorum. Bölgeye hakim bir noktada yine bölge coğrafyasına has beyaz taşlardan yapılan kilisenin duvarlarının heybetli ve estetik mimari yapısı daha ilk bakışta insanı kendine hayran bıraktıracak türden…
 
Tarih abidesi Zerzevan


Kalenin karşısındaki dağın eteğinden kayadan oyulmuş bir su kanallı dikkatimi çekiyor. Bu su kanalı Zerzevan Kalesinin içme suyunu karşıladığını öğreniyorum. Buradan akan yağmur ve kaynak suları kalenin 2 büyük su sarnıcına akıyormuş. Düşmanların kalenin etrafını sarma ihtimaline karşı içerdeki askeri birlik ve sivillerin temel ihtiyaçlarından olan suyu bol miktarda depolamak için 2 tane çok büyük su sarnıcı sürekli dolu tutuluyormuş. Bu 2 büyük sarnıç dışında çok sayıda irili ufaklı sarnıç bulunuyor Zerzevan Kalesinde.
 
Bölge halkı Zerzevan Kalesi’nin sadece üstteki kalıntılardan ibaret olmadığını, bunun altında da antik bir kentin var oluğundan bahsediyor. Yine yerel kaynaklar buranın yer altı dünyasına inen yolun dev kayalarla daha sonra kapatıldığı ifade ediliyor. Bu su kanalının dışında dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri ise hemen her 7- 8 metrede bir su sarnıcın bulunduğu.

 

Derinliği yer yer 3- 4 metreyi bulan bu sarnıçların yine kale sakinlerinin su ihtiyaçlarını karşılanması için kullanıldığını düşünüyorum. Havanın kararmasıyla Roma İmparatorluğu’nun hakim olduğu yıllarda bu bölgede yapılan bu askeri üse duyduğum hayranlıkla dağdan aşağı iniyorum.
 
Yakın zamana kadar…


Daha önce ciddi anlamda hiçbir kazı çalışmasının yapılmadığı Zerzevan Kalesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile Diyarbakır Müze Müdürlüğü Başkanlığında, Dicle Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aytaç Coşkun başkanlığında 35 kişilik bir ekiple kazı çalışmaları başlamıştı.

 

Zerzevan Kalesi’ndeki kazı çalışmalarının en az 30 yıl süreceğini anlatan Coşkun, Zerzevan kalesi ile ilgili yaptığı araştırmalarda buranın yakın bir süre öncesinde kadar da bir yerleşim birimi olduğunu tespit etmiş:


“1890’lı yıllarda kaleye bir aile geliyor ve o aile zamanla çoğalıyor. Bu aile 1967 yılında 30 haneli bir topluluk halinde kaleden aşağı inip yaklaşık bir kilometre ötede Zerzevan isminde yeni bir köy oluşturuyor. O köyün bugünkü ismi Demirölçek köyüdür ve bu köy hemen yanındaki Diyarbakır – Mardin karayolu üstündeki Aşağıkonak köyünün hemen yanında bulunuyor.”
 
 
Uzman gözüyle Zerzevan


Zerzevan Kalesi kazı çalışmalarında çok şeyin gün yüzüne çıkacağına inanan Coşkun ile Fakültedeki bürosunda görüşüyoruz. Gerisini kendisinden dinliyoruz:
 
“Zerzevan Kalesi, Diyarbakır ili, Çınar ilçesine 13 km. uzaklıkta, Demirölçek Köyü yakınlarında yer alır. Kale, Diyarbakır-Mardin karayolunun 45. km.’sinde, yolun doğu kenarında, yoldan 105 m. yükseklikteki kayalık bir tepe üzerine kurulmuştur. Yüzeyde geniş bir alana yayılmış kaleye ait kalıntılar ve nekropol alanı rahatlıkla görülebilmektedir.

 

Kale duvarları ve burçların bir kısmı ayakta olan yerleşimde, saray olabilecek büyük bir yapı kompleksi, konutlar, villalar, hamamlar, tahıl - silah depoları, büyük su sarnıçları, işlevi şu an belirlenemeyen birçok yapı ve bir kiliseye ait mimari kalıntılar yer almaktadır. Bununla birlikte kale çevresinde, kaleye su sağlayan kanallar, kaya mezarları ve tonozlu mezarlar da izlenebilmektedir.
 
Kaleye giriş antik yolun da bulunduğu doğudan, iki büyük burcun arasından sağlanmaktadır. Girişten itibaren izlenen yerleşim alanındaki cadde ve sokaklar rahatlıkla takip edilebilmektedir.

 

Bütün yerleşim yaklaşık 12-15 m. yüksekliğinde, 2,10 - 2,50 m. kalınlığındaki surlarla çevrelenmiştir. İki büyük kesme blok arası moloz ve harç ile doldurularak oluşturulmuş 1,2 km. uzunluğundaki surlar arazinin topografik yapısına göre konumlandırılmış, kuzeye doğru alçalan alanda ise yerleşim bütün tepeye yayılmıştır.

 

Sur duvarına belirli aralıklarla dışa çıkıntılı burçlar ve burçlar arasına da destek duvarları yerleştirilmiştir. Yerleşimin güneyindeki gözetleme ve savunma amaçlı üç katlı büyük kulenin 19 m.’ye kadar olan kısmı korunmuş, orijinal yüksekliğinin ise 22 m. olduğu tespit edilmiştir.
 
Cadde ve sokakların izlenebildiği kuzeye doğru alçalan bölge konut alanıdır. Konutlar birden fazla mekandan oluşmakta, temel kısımları ana kayaya oyulmuş, ana kayanın oyulması ile elde edilen bloklar yapı duvarlarında kullanılmıştır. Yerleşimde güney bölümde, yüksek kısımda kamu yapıları bulunmaktadır. Kentte en iyi korunmuş kamu yapılardan birisi doğu-batı doğrultusunda 4 mekandan oluşan kilise yapısıdır.

 

Kiliseye güneydeki avludan girilmekte, yapının içinde ise bir mezar bulunmaktadır. Kilisenin kuzeyinde yerleşimin en büyük yapısı yer almaktadır. Dar uzun forma sahip bu yapı 11x36 m. boyutlarında, üçgen çatıya sahip olup burasının silah ya da tahıl deposu olduğu düşünülmektedir. Yapının doğu duvarı yıkıldığı haliyle günümüzde görülebilmektedir.


Yerleşimde su ihtiyacını karşılayan ana kayaya oyulmuş 54 sarnıç yapısı tespit edilmiştir. Konutların önünde bireysel sarnıçlar olduğu gibi kamunun kullanıma yönelik büyük sarnıçlar da göze çarpmaktadır.  

 

Alt bölümü ana kayaya oyulmuş, doğu duvarı sura dayanmış 11x22 m. boyutlarında, iki bölümlü üzeri kemerlerle örtülmüş büyük su sarnıcının kentin ana su kaynağı olduğu düşünülebilir. Kentin güneyinde yer alan ve günümüzde de takip edilebilen büyük bir kanalın söz konusu sarnıca su sağladığı açıktır.

 

Zerzevan Kalesi, bütün vadiye hakim konumuyla, antik ticaret yolu üzerinde, geniş bir alanı kontrol altında tutan, stratejik bir Roma sınır garnizonudur. Roma-Sasani arasında büyük mücadelelere sahne olan ve antik ismi Samachi olan yerleşimin mevcut kalıntılardan yola çıkarak M.S. 4. yy’dan 7. yy’a kadar kullanıldığı anlaşılmaktadır.
 
“Turizme katkı sunacak”
 
Zerzevan Kalesi’ndeki ilk kazı ve restorasyon çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile Diyarbakır Müze Müdürlüğü Başkanlığında şahsımın Bilimsel Danışmanlığında 2014 yılında başlatıldı. Diyarbakır’ın Roma Dönemi hakkında bugüne kadar kapsamlı herhangi bir kazı gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle, bölgenin, özellikle de Diyarbakır’ın klasik dönemleri çok fazla bilinmemektedir.

 

Bölgenin en önemli yapılarından olan Zerzevan Kalesi’nde yapılacak uzun süreli kazı çalışmaları ile Diyarbakır ve çevresinin Roma Dönemi’ne ışık tutulacağı gibi, gerçekleştirilecek restorasyon projeleri ve çevre düzenlemeleri ile de alan ziyaretçilerin gezebileceği bir ören yeri haline getirilerek Diyarbakır ve bölge turizmine önemli katkılarda bulunacaktır.”
 

Bu haber toplam 1730 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT