1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Zana Kandil'e gidiyor
Zana Kandil'e gidiyor

Zana Kandil'e gidiyor

23 yıl aradan sonra ilkez önceki gün Öcalan'la görüşen Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, şimdi de Erbil ve Kandil'e mesaj-mektup iletmek üzere gidecek.

A+A-
HDP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder ile Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana birlikte önceki gün İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile yapılan 2.5 saatlik görüşmenin içeriği ve verilen mesaj netleşti. İmralı'daki görüşmesi tarihi bir nitelik taşıyan Zana, hafta içerisinde Erbil ve Kandil'e mesaj-mektup iletmek üzere gidecek.
 
ZANA İLK KEZ KANDİL'E ÇIKACAK
 
Abdullah Öcalan ile ilk olarak 1991 yılında Bekaa Vadisinde görüşen ve hakkında açılan davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Leyla Zana, 23 yıl aradan sonra önceki gün ilk kez Öcalan'la görüştü. Zana önümüzdeki hafta içinde Öcalan'ın mesajını iletmek için ilk kez Kandil Dağı'na çıkarak PKK yöneticileriyle bir araya gelecek. Barzani ve Suriye'deki PYD arasında yaşanan gerginlik nedeniyle geçtiğimiz aylarda da arabuluculuk görevini yapan Leyla Zana, tarafları Erbil'de bir araya getirerek, birlikte hareket etmeleri konusunda önemli rol üstlenmişti.
 
ÖNDER GÖRÜŞMEYİ ANLATTI
 
Buarada, Önder, 2.5 saat süren görüşmenin detaylarını anlattı.  Leyla Zana'nın Abdullah Öcalan ile görüşme talebinin olduğunu söyleyen Önder, "Sayın Öcalan da gündem dolayısıyla görüşmek istedi. İkisi de bir araya gelince görüşme gerçekleşti. Rutin çözüm serici görüşmeleri devam edecek" dedi.
 
Görüşmede Leyla Zana'nın Abdullah Öcalan'a Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin selam ve nezaket mesajını ilettiğini belirten Önder, Abdullah Öcalan'ın da Barzani'ye bir sayfalık bir mektup yazdığını anlattı. Sırrı Süreyya Önder, mektubun salı ya da çarşamba günü kendilerine verileceğini belirterek, "Mektubu aldıktan sonra Leyla hanım ile beraber hem sayın Barzani'yi ziyaret edeceğiz, hem de Kürt Ulusal Kongresinin diğer bilişenleri ile Erbil, Süleymaniye ve Kandil'de görüşmeler yapacağız" dedi.
 
GÖRÜŞMELERİN TALEPLERİ
 
İmralı'ya her 15- 20 günde gidip Öcalan'la görüştüklerini anımsatan Önder, "Normalde bu görüşme trafikleri tamamlandıkça yenisini yapıyorduk. Bazen 15 gün, bazen 20 gün bazen ayda bir görüşme yapıyorduk. BDP- HDP grubunun bütün vekillerinin zaten sayın Öcalan ile görüşme talebi var. Sayın Öcalan'ın da vardı. Bu görüşme ağırlıklı olarak Kürt Ulusal Kongresi ile ilgili oldu" diye konuştu.
 
"KÜRT ULUSAL KONGRESİ"-
 
Önder, Öcalan'ın "Kürt Ulusal Kongresi" ile ilgili şu ifadeleri kullandığını açıkladı: "Kürt Ulusal Kongresi önemlidir. Bölge barışının, bölgenin demokratikleşmesinin de önemli teminat ayaklarından birisi olacaktır. Güvence ayaklarından birisi olacaktır. Bu anlamda kongrenin gerçekleşmesinin önündeki engellerin birçoğu hayati engeller değildir. Bütün taraflar tarihsel bir iş yaptıklarının sorumluluğu ile yaklaşırlarsa çok çabuk gerçekleşebilecek durumdadır. Bu, Kürt halkının demokratik siyaset ve demokratik dünyada yerini perçinleştirecek, canilerin kol gezdiği bölgede bütün dünyaya demokratik model oluşturacaktır. Kongre bunun en önemli adımlarından birisi olacaktır."
 
-"DAYANIŞMA HUKUMUZ VAR"-
 
Görüşmede, Öcalan'ın son zamanlarda HDP'ye dönük kullanılan negatif dili de eleştirdiği öğrenildi. Önder, Öcalan'ın bu konuda ise şunları söylediğini aktardı: "Son zamanlarda HDP'ye dönük olarak kullanılan negatif dilin bir tek amacı olduğunu düşünüyorum; Kürt halkını yalnızlaştırmak, kendi kendisiyle baş başa bırakmak. Oysa bizim mücadelemiz, diğer halklarla, yanımızda duran ve bizle dayanışma gösteren ve dayanışma gösterdiğimiz bütün halklarla, inançlarla, sol sosyalist yapılarla olan hukukumuz, sonuna kadar demokratik siyaset temelinde yoldaşça dayanışma hukukudur. Bu dile karşı hem HDP'nin hem de Kürt halkının son derece uyanık olması, itibar etmemesi gerekiyor."
 
Önder, Öcalan'ın, "Bizim barış sürecine ve devlete yaklaşımımız devleti de demokratik çatı haline getirmeye dönüktür ve bu demokratik çatı haline getirme istek ve programımız tarihsel olarak bizi tüm mücadelelerden ayrı ve itibarlı bir yere koymaktadır" ifadelerini kullandığını da bildirdi.
 
-DÜNYA KAMUOYUNA "ROJAVA"' MESAJI-
 
Rojava konusunda ise Öcalan'ın, "Dünya kamuoyunun Rojava pratiğinde ortaya çıkan demokratik iradeye çok özenli bakması ve çok yüksek yerde kıymetlendirmesi gerekiyor. Bu bütün dünyanın güvencesi olacaktır. Çünkü demokratik çözümün benimsenmemesi durumunda yaşanacak olan felaketler kesinlikle bölgeyle sınırlı kalmayacaktır" dediği öğrenildi.
 
-"HÜKÜMET SEÇİM HESABI YAPARSA"
 
HDP'li Önder, Öcalan'ın "çözüm süreci" ile ilgili ise şu açıklamasını da aktardı: "Çözümün kalıcı temel şartı demokratik anayasadır. Fakat yöntemsel olarak gerek içeriğinin belirlenmesinde, gerek temel özelliklerinin kararlaştırılmasında müzakere ruhuna uygun bir paylaşımcılık esastır. Bu konuda düşülecek, süreci zora sokacak en büyük tehdit hükümetin meseleye seçim ve yüzde hesaplarıyla yaklaşması olacaktır. Böylesi bir yaklaşım sürecin bitmesine varan sıkıntılar içermektedir. Şu an yaşanan süreç demokratik bir dönüşümün ne kadar ertelenemez olduğunu herkese göstermiştir."
Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT