1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Yüksekdağ: Erdoğan 7 Haziran yenilgisini unutturmaya çalışıyor
Yüksekdağ: Erdoğan 7 Haziran yenilgisini unutturmaya çalışıyor

Yüksekdağ: Erdoğan 7 Haziran yenilgisini unutturmaya çalışıyor

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dokunulmazlıklar ile ilgili yasayı 7 Haziran’da onayladığına dikkat çekerek, “Erdoğan 7 Haziran akşamını elinden gelse, bütün insanların hafızasından, belleklerinden silmek istiyor. 7 Haziran tarihinde onun yenilgisi var.

A+A-

7 Haziran tarihinde onun yenilgisi var. 7 Haziran akşamı tek parti, tek adam iktidarı yenilgiye uğradı” dedi. “Çocuk doğurmayan kadın eksiktir” sözlerini eleştiren Yüksekdağ “Senin aklın yarım değil, çeyrektir, hatta yoktur” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında konuştu.

Yüksekdağ’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Muhammed Ali’nin cenaze toreni

“Böyle bir insanın barış iradesini anlamak gerekir. Cumhurbaşkanı da cenazeye katılmak için ABD’ye gidecekmiş. Dileğimiz o cenaze töreninde Muhammed Ali’nin düşüncesiyle bütünleşmesidir. Bunu başaracağına dair kuvvetli bir inancımız yok ama Muhammed Ali bütün yaşamı boyunca koskoca ABD ile ters düşmeyi göze alarak tavır aldı. Savaşa karşı barışı savunması, savaşın zorunluluğunun dayatması karşısında mücadeleyi seçmesi onu tarihsel bir karakter, barış insanı haline getirdi.

“Muhammed Ali’nin ruhuyla bu ülkede direnenler var”

“Onun barış kişiliğinden ders alamayanlar, cenazesinde de onun anısına anlamlı sözler söylemeyi başaramazlar. Muhammed Ali’nin ruhuyla da bu ülkede direnenler vardır. Barış isteyenler bazen ABD’dedir, bazen Türkiye’dedir. Bugün bizlerde bu savaşın karşısında her şeye rağmen barış diyoruz.

“7 Haziran’dan bu yana bu tasfiye süreci sürüyor”

“Bütün Türkiye halkları sandıklardan çıkan demokratik değişim sonucuyla kolektif bir değişimin kulvarına girmişti. Bir yıl önce bugün insanlar caddelerde gülümseyen yüzleriyle dolaşıyordu. Oy veren seçmenlerin büyük çoğunluğunda yarına güven artmıştı. Yarınında barışı, umudu ve demokrasiyi gören bir halk vardı. İnsanların yüreğini karartan o kara bulutlar dağılmış ve yeni bir dönemin kapısı açılmıştı.

“Bu birilerinin aklını ve vicdanını karartı. Onların içini karartan bu yenilgiyle bütün Türkiye halklarını cezalandırmak için bir darbenin düğmesine basıldı. Bütün Türkiye halkları bu bir yıllık süreç içerisinde vicdana sığmayacak büyük bir kötülük ve kaosla karşı karşıya bırakıldı.

“İktidar hırsı ile bütün Türkiye toplumunu bir yıl boyunca cezalandırma operasyonuna giriştiler. Bir ‘teröre karşı savaş’ adı altında demokrasi güçlerinin tasfiyesi için düğmeye bastılar. 7 Haziran’dan bu yana bu tasfiye süreci sürüyor, sürdürülüyor. 7 Haziran seçimleri öncesi ‘ya bizi seçeceksiniz ya kaos gelecek’ diyenler kendi elleriyle bir kaosu yarattılar. Bunu da bir darbe mekanizmasını devreye koyarak yaptılar.

“Bu savaş uygulamaları biterse, kendileri de biter”

“Kendisini yaşatmak için öldüren, cana kıyan ve ölümlerden beslenen bir siyasi iktidar anlayışı gelişti. Bunun adı faşizmdir. Bu bir yıllık uygulamaların adı diktatörlüktür. Bir yıllık süre içerisinde savaşla ayakta duranlar bu koşulları sürdürmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Her zorbalığı sınırsızca kullanıyorlar. Çünkü çok iyi biliyorlar ki bu savaş uygulamaları biterse, kendileri de biterler. Bugün bile barıştan ödleri kopuyor.

“Göreviniz kıyamete kadar süren ölümleri yönetmek mi?”

“‘Bu savaş kıyamete kadar sürecek’ diyorlar. Bu kendi şer iktidarlarıdır. Bütün halkların gözünün içine baka baka her gün bir yerlerde bomba patlarken, kıyamete kadar bu ölümler sürecek deme yüzsüzlüğünü sergiliyorlar. Sizin göreviniz kıyamete kadar süren ölümleri yönetmek mi? Ölüm olmadan var olamıyorlar ve kıyamete kadar bu ölümler yaşansın bizler de var olalım diyorlar.

Dokunulmazlık yasasının 7 Haziran günü onaylanması

“Yaptığı şey büyük korkusu karşısında kendini rahatlatma tavrıdır. Mezarlıktan geçerken, ıslık çalmadır. 7 Haziran gecesini elinden gelse bir düğmeye basıp belleklerden silmek istiyor. 7 Haziran akşamı o ve kurmaya çalıştığı tek adam iktidarı yenilgiye uğradı. ‘Biz düşmeyiz’ diyenler o akşam halkın iradesi karşısında küt diye düştü.

“Ama ne yaparsa yapsın unutturamayacaksınız. 7 Haziran günü sizler yenildiniz. 7 Haziran günü oluşturduğunu yenilmezlik hanesi dağıldı. Kendinizi sürekli var olma şerbetiyle kutsadığınızı sanıyordunuz ama bunlar dağıldı. 1 Kasım’da yine 7 Haziran ruhunu boğmayı başaramadınız. Aradan bir yıl geçtikten sonra hala HDP’den korkuyorsunuz/

Nusaybin harabe halini gösteren fotoğraf

“Enkazların üzerine asılmış bir Türk bayrağı var. Bu bir zafer fotoğrafı olarak sunuluyor. Bu fotoğrafta acizlik, yıkım, taş üstüne taş koymayan yıkan bir iktidar resmi var.

“Yıkılmış binaların üzerine bayrak asmışlar. Bir iktidar kendi şehrini yıkacak ve bu enkazların üzerine bayrağını asacak. Bu bütün Türkiye halklarına karşı yapılmış bir hakaretten başka bir şey değildir. Türkiye’nin dört bir yanının sorun yumağı haline getirdiler. Bir yıllık süreçteki eserleriyle övünüyorlar. Ayıptır, yazıktır, utanın.

“Bugün Türkiye’yi MGK yönetiyor”

“Bugün tam anlamıyla yetkisiz, hiçbir sorumluluk üstlenmeyen bir kukla hükümetle karşı karşıyayız. Bütün Türkiye bir savaş ve darbe hukukuna göre yönetilecek. Saray, MGK ve Genelkurmay arasında anlaşma yapıldı ve bugün Türkiye, asker ile saray vesayetine dayanan bir yapı tarafından yönetiliyor.

“Askere sınırsız dokunulmazlık getiren bir yasa teklifi Meclis gündemine getirildi. Türkiye’de kendisi ve suç ortakları dışında kalanların dışında hiç kimsenin dokunulmazlığı yok. Yargılanma güvencesi varsa sonuna kadar suç işleme özgürlüğü de vardır. Askeri vesayete son verdiğini iddia eden saray iktidarı bugün militarist yapıyla bir koalisyon kurmuştur. Bugün Türkiye’yi MGK yönetiyor.

“Savaş suçu işleyenler yargılanacak”

“Bugün bu rejim karşısında demokrasiyi savunan tek parti ise HDP’dir. Bugün bu koşullarda işlenen savaş suçlarının yargılanmazlığını güvence altına almak istiyorlar. Şunu unutmasınlar, bugün bunu yapanların da hesabı dönecek. Bu güvenceyi verenler de bu savaş suçlarını işleyenler de bu halkın karşısında yargılanacaklar. Bizler bu savaş suçlarını asla ama asla unutmayacağız.

“Senin aklın yarım değil, çeyrektir, hatta yoktur”

“Bu bütün kadınlara, çocuğu olmayan kadınlara yapılmış hakarettir. AKP’li kadınlara da, HDP’li kadınlara da yapılmış bir hakarettir. Her şeyden önce onlara yapılmış hakarettir. Bu zamana kadar toplumu inançlara göre böldü, kutuplaştırdı. Şimdi de kadınları çocuğu olan ve olmayan diye bölmeye çalışıyorlar.

“Kusura bakma sen bizi bölemezsin. Biz senden daha bütünüz çünkü. Bizler çocuğu olsun veya olmasın, bütün iktidara, bu çeyrek akla karşı mücadeleyi öyle bir büyüteceğiz ki kendinde güç bulamayacak. Hani kadın örgütleri diyor ya “Yardım olan kadın değil aklındır” diye. Ben biraz daha ileri gidiyorum. Senin aklın yarım değil, çeyrektir, hatta yoktur!

“Her gün kadınlara hakaret ediyor. Ve bu kadar kadının, annenin bedduasını alıyor. Nüfusun çoğalmasını istiyorsanız öldürmeyin, öldürtmeyin. Çıkardığınız savaş yüzünden binlerce genç öldü, öldürüldü. Ne diyor? Daha fazla doğurun daha fazla ölsünler.

“Her şeyden önce öldürmekten, savaşmaktan vazgeçmesi gerekir. Ama vazgeçmiyor, tam tersine kıyamete kadar savaş sürecek, daha fazla asker doğurun bana diyor. Yarın öbür gün ölecek, daha fazla çocuk doğurun bana diyor. Bu kadınlar, sizlerin savaşında ölsün diye daha fazla çocuk doğurmak zorunda değil. Kadınlar umut doğurmak için varlar, var olacaklar.

“Kadınlar bu toplumda siyasetin, yaşamın, bütün toplumun yarısı olarak, barışı kuracak kişiler olarak merhametlerini, çocuklarını Saray’a teslim etmeyecekler. Sarayın bu saldırıları karşısında da vardık, varız, var olacağız.”

 

Bu haber toplam 602 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT