1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'YPG'nin elinde olması bizi rahatlattı'
'YPG'nin elinde olması bizi rahatlattı'

'YPG'nin elinde olması bizi rahatlattı'

Girê Spî'yi özgürleştirme operasyonunda yaralı olarak YPG'nin eline geçen DAİŞ'li Hüseyin Peri'nin annesi Nazife Peri, "DAİŞ'e gitme olasılığını düşünüyor ve çok korkuyorduk.

A+A-

Yaralı olarak YPG'nin eline geçtikten sonra oğlumun televizyondan görüntülerini izledim. O zaman rahatladım" dedi.
YPG/YPJ öncülüğünde düzenlenen "Komutan Rubar Qamışlo" hamlesinin 40'ıncı gününde özgürleşen Girê Spî operasyonunda yaralı olarak YPG'nin eline geçen DAİŞ çetesi Hüseyin Peri'nin Adıyaman'daki ailesi DİHA'ya konuştu. Çocuklarının yaralı olarak basında yer alan demecini dinleyen Peri'nin anne ve babası, çocuklarının YPG'nin eline geçmesi ile rahatladıklarını, YPG'nin adaletine inandıklarını söyledi.
 
Yurtsever aileler hedef mi?


Oğlunun Isparta Meslek Yüksek Okulu öğrencisi olduğunu, okul harçlığını vererek okula gönderdiğini söyleyen baba Mustafa Peri, oğlunun okuldayken annesini arayarak, Antep'te olduğunu söyleyip telefonunu kapatmasının ardından ulaşamadıklarını belirtti. Peri, "Son olarak bir gizli numaradan annesini aradı ve bir daha haber alamadık.

Oğlumun DAİŞ'e katıldığını tam bilmiyorduk. Girê Spî operasyonunda YPG'nin eline geçtikten sonra öğrendik. Biz de yurtsever demokrat bir aileyiz. Benim görüşümden olmasını çok isterdim. Oğlumun DAİŞ çetesine katılmasını onaylamıyor ve üzüntü duyuyorum. DAİŞ nasıl ortaya çıktı, Kimlerin parmağı var, bu çocuklar nasıl kandırılıyor, ne karşılığında gönderiliyor? Bunları çok bilmiyoruz ama DAİŞ'e Türkiye destek veriyorsa derhal desteğini çekmelidir. Türkiye buradan mühimmat göndermezse, sınırlarını bunlara kapatırsa o zaman DAİŞ biter" diye konuştu.
 
'YPG'nin elinde olması bizi rahatlattı'

DAİŞ çetelerinin yaptığı vahşeti sıralayan Peri, kafa kesmenin, kadınlara tecavüz etmenin ve köle pazarlarında satmanın Müslümanlıkla alakası olmadığını vurguladı. Oğlunun YPG'nin elinde olduğunu basından öğrendiğini ve bu durumun kendilerini rahatlattığını yineleyen Peri, şöyle devam etti: "Oğlum yaralı ele geçirilmiş. Kendisi de YPG'lilerin onu tedavi ettiğini ve iyi davrandıklarını söylüyor. Bizlerde demokrat yurtsever bir aileyiz. Benim amcamın oğlu Abdullah Peri 1996 yılında Bêzar dağında şehit düştü. Biz bu mücadelen uzak değiliz. Oğluma orada iyi bir tedavinin ardından eğitimden geçirileceğine inanıyorum. Bu konuda rahatım. Oğlumun bir an önce tekrar evine dönmesini çok istiyorum."
 
'YPG'nin merhametine inanıyorum'


Anne Nazife Peri de, oğlunun kandırıldığının altını çizerek, "Biz mevsimlik işçi olarak başka illere gidip çalışan işçi bir aileyiz. Oğlum benim başka illere gidip çalışmamın önüne geçmek için okul okumak istedi. 'Okuyacağım ve senin başka yerlere çalışmaya gitmene izin vermeyeceğim' diyordu. Ama çocuğumu kandırdılar ve DAİŞ'e katıldı. Oğlum DAİŞ'e gitme olasılığını düşünüyor ve çok korkuyorduk. Yaralı olarak YPG'nin eline geçtikten sonra oğlumun televizyondan görüntülerini izledim. Konuşmasında YPG'nin kendisine çok yardımcı olduğunu, tedavi ettiğini ve iyi baktığını söyledi. Ben o zaman rahatladım. YPG'ye, onların merhametine inanıyorum. Sağ salim evine geri dönmesini istiyorum" dedi.
 
Emniyete başvuru var, adım yok!


Peri'nin ailesi, yüzlerce ailenin İl Emniyet Müdürlüğü'ne çocuklarının DAİŞ'e katıldığına ilişkin dilekçe verdiğini, ancak emniyetin hiçbir işlem yapmadığını kaydetti. HDP'nin 5 Haziran'daki Diyarbakır mitingine düzenlenen bombalı saldırının zanlısının da Adıyamanlı olduğu ortaya çıkmıştı. O.G. adlı saldırganın ailesi de birçok kez emniyete başvurarak ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile baş başa görüşerek, DAİŞ'te olan çocuklarını geri istediler. Ancak ne emniyet ne de hükümet bu konuda tek bir adım attı.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler