1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Yoksulluğun aynası: Tek oda, 3 çocuk, hasta anne
Yoksulluğun aynası: Tek oda, 3 çocuk, hasta anne

Yoksulluğun aynası: Tek oda, 3 çocuk, hasta anne

Yoksulluğun hükmettiği Diyarbakır'ın varoşlarında, yaşama tutunmaya çalışan Işık ailesi, tek odalı bir evde yaşam mücadelesi veriyor.

A+A-

Anne Adule Işık, sağlık durumundan kaynaklı çalışamadığını, bu yüzden 9 ile 7 yaşındaki iki çocuğunun mezarlıkta su satarak aileye yardımda bulunduğunu belirterek, “Harabeye dönmüş bu evde kalıyoruz. Bu evde insan nasıl yaşayabilir ki; ama ben mecbur kaldığım için bu tek odalı evde 3 çocuğumla beraber kalıyorum” dedi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Şehitlik Mahallesi'nde bir aile dramı yaşanıyor. Yoksulluğun gün geçtikçe kendisini iyice hissettirdiği ve bölgede yaşanan yoğun göç nedeniyle yurttaşlar adeta yoksullukla boğuşma noktasına geldi. Bölgede göçün yoğun aldığı yerlerin başında gelen Diyarbakır'da hemen hemen her iki aileden birinin dar gelirli olması, yaşanan durumu özetler nitelikte. Yoksul ailelerden biri de Işık ailesi. Eşi tarafından 3 yıl önce terk edilen Adule Işık isimli genç kadın, 3 çocuğuyla birlikte yaşama tutunuyor. Tek odalı bir evde Mizgin (9), Mehmet Şirin (7) ve Fatma (3) isimli çocuklarıyla yaşayan anne Adule Işık, babasının 3 ayda bir aldığı yaşlılık maaşının çok cüzi bir miktarı ile geçimini sağlıyor. Mizgin ve Mehmet Şirin ise Mardinkapı Mezarlığı'nda su satarak, ailenin geçimine katkı sağlıyor. Böbrek ve mide hastası olan anne Işık, “Gelir kaynağımın küçücük çocuklarımın mezarlıkta su satarak elde ettiği paranın olduğunu bilmek bana vicdan azabı veriyor” diyerek, yaşadığı sıkıntıları tek cümleyle anlatıyor.

'Harabeye dönmüş bu evde kalıyoruz'

Babasının tek odalı evinde 10 yılı aşkın bir süredir yaşadığını ve 3 yıl önce eşinin kendilerini terk ettiğini dile getiren anne Işık, “Evde ne tuvalet var ne de banyo. Sürekli rutubet çeken bu evde 3 çocuğumla beraber yaşamaya çalışıyoruz. Çocuklarımın benim gibi hastalanmasından çok korkuyorum. Babam kendi geçimini sağlayamazken, 3 ayda bir aldığı yaşlılık maaşının bir kısmını bize vermek zorunda kalıyor” dedi. Kaldığı evin yıkık dökük olduğuna dikkat çeken Işık, “Kışın yağmur yağdığı zaman evin içi su doluyor. Harabeye dönmüş bu evde kalıyoruz. Bu evde insan nasıl yaşayabilir ki; ama ben mecbur kaldığım için bu tek odalı evde 3 çocuğumla beraber kalıyorum” dedi.

'Sokakta kalırdık, belki de…'

Çocukları Mizgin ve Mehmet Şirin'in su satarak ailenin geçimini sağladığını söyleyen Işık, şunları dile getirdi: “Çocuklarım mezarlıkta su satarak eve katkıda bulunmaya çalışıyor. Ben böbrek ve mide hastası olduğum için çalışamıyorum. Çocukların babası arada bir gelip çocukları görüyor; ama bize hiçbir katkıda bulunmuyor. Çünkü kendisi de işsiz ve meslek sahibi de değil. Babam eğer bize sahip çıkmasaydı, sokakta kalırdık, belki de yaşayamazdık. Hiç kimse bana ve çocuklarıma sahip çıkmazdı.”

Baraka durumundaki evde kalan Işık ailesinin 2 çocuğu Diyarbakır'ın kavurucu sıcağında sabahtan akşama kadar su satarak geçimini sağlarken, anne Işık ise 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte, kapının önünde çaresiz bir şekilde yaşama tutunmaya çalışıyor. Kendisine yardım elinin uzatılmasını bekleyen Işık ailesi, yaşananlar karşısında hem mağdur hem de çaresiz durumda. Yaşadığı mahallede komşularının hemen hemen hepsinin yoksul olması ve aynı durumu yaşaması, Diyarbakır'daki yoksulluk tablosunu da gözler önüne seriyor.

HABERE YORUM KAT