1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Yıldızlar geçidi
Yıldızlar geçidi

Yıldızlar geçidi

Dört Ayaklı Minarenin ihtişamı, Yenikapı Sokağı yıldızlar geçidine çevirdi.Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Dört Ayaklı Minare yıllarca birçok ünlü ismi ağırladı.

A+A-

Diyarbakır’a ayak basan tüm ünlülerin ilk uğradığı noktalardan biri olan Dört Ayaklı Minare’nin çevresinde 1975 yılından bu yana lokanta işletmeciliği yapan Halim Eliş, “Türkiye’deki bütün ünlüler burayı çok iyi biliyor” dedi.
Eliş, dönemin usta sinema oyuncularından Belgin Doruk ve Ediz Hun’un da ziyaret ettiği Minare’nin önünde, kendisinin de aralarında bulunduğu eksi siyah beyaz fotoğrafı çerçeveletip o günün anısına işlettiği lokantasının duvarında sergiliyor.
 
Diyarbakır’da yıldızların buluştuğu nokta
 
Diyarbakır’da 4 Ayaklı Minareli Cami (Şeyh Mutahhar Cami)’nin bulunduğu Yenikapı Sokakta yaklaşık 40 yıldan bu yana lokanta işleten Halim Eliş, dört ayaklı minarenin dünyada başka bir benzerinin olmadığını söyledi.

Diyarbakır ihtişamlı mimari yapılarından Dört Ayaklı Minare, deyim yerindeyse geçen zaman içinde bulunduğu Yenikapı Sokağı yıldızlar geçidine çevirdi. Halim Usta, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Dört Ayaklı Minarenin birçok ünlü ismi de ağırladığını anlattı. Halim Usta, 1969 yılında dönemin usta sinema oyuncularından Belgin Doruk ve Ediz Hun’un da ziyaret ettiği dört ayaklı minarenin önünde, kendisinin de aralarında bulunduğu eksi siyah beyaz fotoğrafı çerçeveletip o günün anısına bugün işlettiği lokantasının duvarında sergiliyor. Halim Usta, o günleri anlatırken, “Ben o zamanlar 17- 18 yaşlarındaydım. Baktım bir kalabalık, ‘neler oluyor’ diye ben de sokuldum. Baktım ki Belgin Doruk ve Ediz Hun. O güne kadar kendilerini sadece sinemada görmüştüm.

Doğrusu çok heyecanlanmıştım. Belgin hanım ve Ediz Bey, 4 ayaklı minareyi çok beğendiğini ve Diyarbakırlıların bunu sahiplenmeleri tembihinde bulunmuşlardı. Tabii o zaman bir sürü gazeteci onlarla beraberdi ve ha bire fotoğraf çekiyordu. Yıllar sonra benim de içinde bulunduğum o fotoğraflardan birine ulaştım, çerçeveleyip dükkâna astım. Şimdi bu fotoğrafa bakarak o günleri anımsıyorum” dedi.
 
 
Ünlü Filmlerde Burada Çekildi
 
Yine dönemin yıldız oyuncularından Yıldıray Çınar, 1976 yılında ‘Söyleyin Anama Ağlamasın’ adlı filmi ile 1982’de de Orhan Gencebay ile Gülşen Bubikoğlu’nun başrollerini paylaştığı ‘Leyla ile Mecnun’ filmi de Diyarbakır’da çevrildi. Bu ünlü oyuncularda filmin çekildiği yıllarda sık ziyaret ettiği Dört Ayaklı Minare ve Diyarbakır’a olan hayranlıklarını zaman zaman dile getirmişlerdi.
 
 
“Elçi, Minare Uğruna Canını Feda Etti”
 
Diyarbakır ve Türkiye’nin büyük değerlerinden biri olan Tahir Elçi’nin de Dört Ayaklı Minare’ye yapılan saldırıyı kabullenmediğini de hatırlatan Halim Usta, “Büyük değer Tahir Elçi’de Dört Ayaklı Minare uğruna canını feda etti, bunu da unutmamız mümkün değildir. Dört Ayaklı Minarenin Bu kenttin en büyük belleklerinden biri olduğunun ve sahip çıkılmaya değer bir eser olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.
 
 
Dört Ayaklı Minare’nin tarihçesi
 
Dört Ayaklı Minare ve Kasım Padişah isimleri ile de bilinen cami, Savaş Mahallesi, Yenikapı Sokak’ta bulunmaktadır. Minaresindeki yazıtından 906/1500 yılında ismini de aldığı Akkoyunlu Sultanı Kasım Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Minarede bulunan kitabede “Âdil Sultan Kasım Han’ın saltanatı zamanında Hacı Ömer oğlu Hacı Hüseyin’in emeğiyle 906/1500 senesinde inşa edildi” yazılıdır. Şeyh Matar Camii’nin minaresi hakkında Diyarbakır Salnâmeleri’nde İslâmdan önce yapılmış sağlam ve yüksek bir eser olduğu, fetihten sonra yanına cami inşa edilerek minare olarak kullanılmaya başlandığı bilgisi bulunmaktadır.
 
Caminin yapıldığı alanın, Şeyh Mutahhar isimli bir kimsenin mezarının bulunduğu arsa olduğu için, caminin Şeyh Mutahhar (Şeyh Matar) adıyla anıldığı söylenmektedir. Orhan Cezmi Tuncer, Şeyh Matar Camii’nin mimari yapısı hakkında şu değerlendirmelerde bulunmaktadır:
 
“Tek kubbeli almaşık örgülü kare prizma gövde, silmeyle son bulur. Harimde, yanlarda üçer, kuzey ve güneyde ikişer penceresi olup tümünün iç ve dışında kemerle kapanan girintileri vardır. Bugün ikisi de kapatılmış olan kıble duvarı pencereleri içinden yanlara doğru yükselen merdivenlerle, doğu ve batı duvarı güney pencereleri üstüne yerleştirilen ve harim üst yarısına açılan ufak mahfillere ulaşılır. Son cemaat yeri doğu ucundaki kapıyla, mahfile bağlanır. Üç monolit kolona oturtulan kare kesitli minare bir sanat ve teknik gösterisidir. Gövdede almaşık örgüler köşelere varmadan kesilir. Üç ara silme gövdeyi eşit olmayan dört parçaya böler. Peteğin üst yarısından fazlası beyaz taştandır.”
 
Cami, 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onartılmıştır. Şeyh Matar Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü veritabanında “Şeyh Matar (Kasım Padişah - Şeyh Mutahhar) Camii (Dört Ayaklı Minare)” adıyla “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır. Arsa alanı 600 m², cami alanı 221 m² ve cemaat kapasitesi 500 kişi olan Şeyh Matar Camii’nin mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir.

 

(Selim Kaya)

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT