1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Yiğitalp, Sur için uluslararası kurumlara mektup yazdı
Yiğitalp, Sur için uluslararası kurumlara mektup yazdı

Yiğitalp, Sur için uluslararası kurumlara mektup yazdı

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, Sur'da devam eden çatışma ve ölümlere dair uluslararası kurumlara gönderdiği mektuplarda 'acil eylem' çağrısında bulundu.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, sokağa çıkma yasağının sürdüğü ve ölümlerin hız kesmediği Diyarbakır’ın Sur ilçesi için uluslararası kurumlara mektup göndererek, 'acil eylem' çağrısı yaptı.

Yiğitalp, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Genel Direktörü Michael Møller, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve diğer ilgili birimler ile Uluslararası Kriz Grubu ve AGİT'in İnsan Hakları Bürosu'na gönderdiği mektuplarında, Sur’da 69 gündür süren ablukayı ve bununla birlikte 25 kişinin katledildiğini ileri sürdü.
 
Mektubu bomba sesleri altından kaleme aldığını belirten Yiğitalp, yaşanan katliamları ve adı konulmamış savaş konusunda uluslararası kurumlara şunları yazdı:
 
“Yasak 3 Şubat Salı günü bazı mahallelerde resmi olarak kaldırılsa da fiili olarak devam etmektedir. UNESCO tarafından koruma altına alınmış 7000 yıllık tarihi Sur'da yasak olması demek tüm Diyarbakır'daki hayatın ablukada olması hatta durması demektir. Tam 25 gündür Rozerin Çukur, Ramazan Öğüt, Turgay Girçek, Gündüz Akmeşe, Cihat Morgül, Velat Bilen, Mahmut Oruç, Murat Menteş ve Hakan Aslan'ın cenazeleri tüm girişimlerimize rağmen öldürüldükleri yerde bekletiliyor. Gençlerin aileleri bekleyişlerinin sonuç vermediğini görünce önce açlık grevi yaptılar bunun ardından da Sümerpark'ta nöbet tutmaya başladılar.


Düşünün ki; aileler evlatlarını toprağa gömebilmek için açlık grevi yapıyor. İsa Oran ve Mesut Seviktek'in cenazeleri 30 gün sonra öldürüldükleri yerden alındığında; aileleri çocuklarının cansız bedenlerine işkence yapıldığını beyan ettiler. Yani cenazelere bile işkence yapılan adı konulmamış bir savaş var.

 

Tüm bu savaş konsepti toplumda büyük bir kutuplaşmaya da sebep oluyor. Şu an Ortadoğu'da yaşananlar da düşünüldüğünde yaşatılan savaş konseptinin sadece Kürt coğrafyası için değil tüm Dünya için ne kadar tehlikeli olduğu görülecektir. Bu savaş konsepti daha fazla yayılmadan ve önüne geçilemez bir hal almadan önce mutlaka bitirilmelidir. Dünyada savaş politikalarıyla barışa ermiş tek bir kara parçası yoktur. Kürt kentlerinde her geçen gün yeni bir sivil katliama davetiye çıkaran sokağa çıkma yasaklarının bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Sizinde bu konuda hassasiyet göstermenizi ve Türkiye Hükümeti nezdinde görüşmeler yapmaya davet ediyoruz”

 

(Engin Öztürk)

Bu haber toplam 527 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT