1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. YDG-H: Olay yerinde inceleme yapılsın ama…
YDG-H: Olay yerinde inceleme yapılsın ama…

YDG-H: Olay yerinde inceleme yapılsın ama…

Sur İlçesi’nde Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından tartışılan en önemli konulardan biri, olay yeri incelemesinin yapılamaması.

A+A-

Barikat başında nöbet tutan ve Tahir Elçi cinayeti ile ilgili konuşan YDG-H üyeleri, “İnceleme yapılmasını biz de istiyoruz, ancak zırhlı araçlarla gelip bize ateş açılıyor biz de karşılık veriyoruz.

Savcı zırhlı araç olmadan gelirse hiçbir müdahalede bulunmayız” diyorlar. Sur ilçesinde ise sokağa çıkma yasağı ve operasyonla birlikte yaşanan çatışmalarda yine ev, iş yerleri ve araçlar tahrip olurken, ortaya çıkan manzara yürek burktu. Evlerini terk eden Sur sakinlerinden kimilerinin evlerine geri dönmesi ile ilçedeki hareketlilik de  arttı. DTK komisyonları da yaptıkları açıklamada, “Tarihi ve kültürel mirasımızın koruyucusu olacağız” dedi.
 
Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde 28 Kasım günü Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinin ardından Diyarbakır Valiliği tarafından ilçede sokağa çıkma yasağı kararı alınarak bölgede operasyon başlatıldı. Yapılan operasyon 2 gün sürerken, peş peşe patlamalar ve silah sesleri ilçeden eksik olmadı. Yasak nedeniyle kimsenin giremediği mahallelerde, dikkat çeken ve çok tartışılan gelişmelerin başında, Elçi’nin öldürüldüğü noktada yapılmak istenen olay yeri incelemesine, YDG-H’lilerin ateş etmesi nedeniyle olanak sağlanmaması iddiaları geldi. Biz de bu konuyu sormak üzere Sur içine girdik. Yasağın kaldırılmasının ardından Özgür Haber Gazetesi olarak mahallelerdeki son durumu araştırdık.
 
Elçi’nin vurulduğu yerde hüzün
 
Tarihi Dörtayaklı Minare önünde Tahir Elçi’nin katledildiği yer çevrilirken, yerdeki kan izleri olduğu gibi duruyor. Çok sayıda yurttaş olay yerine gelerek yaşananları şaşkın bakışlar arasında izlerken, bazı yurttaşlar ise gözyaşlarına hakim olamadı.
 
Yıkım görüntüleri
 
Dörtayaklı minareyi geçip sokağa girişte ise yıkım manzarası ile karşılaştık. Sağ ve solda bulunan dükkanlar kullanılamaz hale gelirken, evlere isabet eden roket ve kurşun izleri dikkat çekiyor. Yine zırhlı aracın geçişi sırasında meydana gelen patlamanın etkisiyle açılan çukurlar ve harabeye dönen ev ve iş yerleri yaşanan çatışmaların boyutunu göstermeye yetiyor. Kimi yurttaşlar iş yerlerini tamir ederken, kimi yurttaşlar da tahrip olan ev ve iş yerlerini çaresiz bir şekilde izledi. Çok sayıda yurttaşta yaşanan tahribatı görmek için mahallelere geldi.
 
Zırhlı araç parçaları ve kurşunlar toplandı
 
Sokağın hemen ilerisinde barikatlar olduğu gibi dururken, yola döşenen patlayıcıya basıp dağılan zırhlı aracın parçalarının, barikat önünde toplandığı görüldü. Yine çok sayıda kurşun ve silah parçaları da aynı noktada göze çarptı. Neredeyse tüm mahallelerde ve sokak başlarında kurulan barikatlar ve sokaklara çekilen brandalar göze çarpıyor.
 
YDG-H üyeleri: Savcı zırhlı araç olmadan gelirse müdahale etmeyiz
 
Barikat başlarında bekleyen yüzleri kapalı YDG-H üyelerine “Neden savcılığın olay yerinde inceleme yapmasına izin vermiyor ve ateş açıyorsunuz?” sorularımıza, “Savcı özel harekatçılarla zırhlı araçla geliyor ve bize ateş açılıyor. Ateş açılınca biz de kendimizi korumak için karşılık veriyoruz. İnceleme yapılmasına karşı değiliz ve biz de inceleme yapılmasını istiyoruz. Eğer savcı zırhlı araç olmadan gelirse hiçbir müdahalede bulunmayız” diye cevap verdi.
 
Yurttaşlar geri dönüyor
 
Daha önce ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve yaşanan çatışmalar nedeniyle evlerini terk eden yurttaşların bir kısmı da evlerine geri döndü. Evleri hasar gören yurttaşların, zararlarını tespit edip onarmak için çalışmalara başladığı görüldü.
 
DTK: Halkın acısına acı katıyor
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) DTK, Kültür Sanat Komisyonu, Halklar ve İnançlar Komisyonu ve Ekoloji Komisyonu da Tahir Elçi’nin katledilmesi ve Sur’da yaşananlarla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Kadim Kürdistan coğrafyasında savaş hâli hüküm sürüyor. Bütün savaşlarda olduğu gibi coğrafyamızdaki savaşta da mağdur ve mazlum kimliği nedeniyle Kürdistan halkları hak talepkârlığını yüksek sesle dillendirdiğinden savaşın mağduru haline dönüşüyor / dönüştürülüyor. Her yaştan siviller vuruluyor, katlediliyor, yerinden yurdundan sürgün ediliyor. Yetmezmiş gibi, evleri-barkları, ibadethaneleri, işyerleri taammüden cinayete kurban ediliyor. Zaten yoksulluk sınırına dayanmış insanlarımızın yaşam haklarının ihlallerinin yanında, ekonomik olarak çökertilmesi de acıya acı katıyor” denildi.
 
‘Tarih yok ediliyor’
 
Açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “Son sekiz ay içerisinde gün geçmiyor ki, Kürdistan’ın herhangi bir yerleşim yerinden halkın benzer feryatları duyulmuyor olsun! İşte Varta, işte Silvan, işte Cizre, işte Nusaybin, işte Licê, Derik, Silopi, Kızıltepe, Gewer, Sur ve diğer yerleşkeler… Verdiğimiz örnekler sayılamayacak kadar çok olmakla birlikte geçtiğimiz günlerde Merwanî Kürtlerinin önemli kenti Silvan’da (Farqîn) Azizoğulları Konağı Silvan’ın 12 günlük sokağa çıkma yasağı günlerinde ağır silahlarla tahrip edilerek işgal edildi. Yine aynı şekilde Amed’in binlerce yıllık tarih ve kültür beldesi Suriçinde önce Kurşunlu Camii, ardından da Dört Ayaklı Minare kurşunlanarak yıkılmak istendi. Aynı vandallık ve zalimlik; Kültürel Mirasa dair değerlerimize sahip çıkmakla birlikte dile, kimliğe, inanca, kültüre; özetle halkının varoluş felsefesine vurgu yapan kurum ve şahsiyetlere de acımasızca yöneldiğini göstermektedir.
 
‘Tarihi ve kültürel mirasımızın koruyucusu olacağız’
 
Tahir Elçi’nin katledilmesine dikkat çekilen açıklamada, “Bunun son örneği Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin “İnsanlığın mirasıyım, mirasına sahip çık” sloganıyla Dört Ayaklı Minare için Basın Açıklamasının ardından katledimesiyle yaşandı. Tahir Elçi’nin katillerinin kim olduğunu halkımız çok iyi bilmektedir. Doksanlı yılların faili meçhul cinayetlerinin güncelleştirilerek daha vahşi bir boyuta taşınmasını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Bizler; Demokratik Toplum Kongresinin, Kültür Sanat Komisyonu, Halklar İnançlar Komisyonu ve Ekoloji Komisyonu olarak; toplumu, ilgili kamuoyunu, atanmış ve seçilmiş şahsiyetleri, kurum temsilcilerini ortak paydada buluşmaya ve davranmaya davet ediyoruz.

 

UNESCO’nun tarihi ve kültürel miras listesine kaydedilen değerlerimizin tüm insanlığın ortak mirası olduğu gerçekliğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu vurgudan hareketle değerlerimize karşı yürütülen ‘organize’ olmuş ve kendilerini “Esedullah Timleri” gibi duvar yazıları ile pervasızca ifade eden devletin güvenlik güçlerine bir kez daha hatırlatırız ki; varlık sebeplerimizden biri olan tarihi ve kültürel mirasımızın coğrafyamızın kadim halkları adına bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da koruyucusu olacağız.
 
Bu bilinçle; Allah’ın Sesinin toplumla buluşmasının simgeleri olan İnanç ve İbadet Mekânlarımızın kurşunlanması, tarihi ve kültürel yapılarımızın karargâha çevrilmesi, bu eserlere sahip çıkılıyor diye insanımıza ve kurumlarımıza akıl almaz vahşetle yönelinmesi kabul edilemez. Demokratik Toplum Kongresi olarak insanımızı, doğamızı, tarihi ve kültürel değerlerimizi acımasızca yok etmeyi hedefleyen hunharlığa karşı, toplumumuzu duyarlılığa davet ediyoruz” denildi.
 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler