1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Yatırım ranta dönüştü
Yatırım ranta dönüştü

Yatırım ranta dönüştü

İşadamı ve turizmci Mehmet İpek, bölgeye yıllardır hükümetler tarafından vaad edilen teşviklerin ters teptiğini, yatırım amacıyla kurulan Kalkınma Ajanslarının ise ranta dönüştüğünü söyledi

A+A-
Kalkınma Ajanslarına sunulan projelerden Valilik ve Kaymakamlık projelerine öncelik verildiğini ve bu projeyi onaylayanların da yine Valilik-Kaymakamlık bünyesinde kurulan komisyonlarda çalışanlar olduğunu kaydeden İpek, “Kabul edilen projeler yandaş projeler. Biz teşvik değil, enerji, vergi ve sigortadan muafiyet istiyoruz. Bölge ancak böyle kalkınabilir. Bunu bir çok geri ya da gelişmekte olan kullandı ve başarılı oldu” dedi.
 
Güneydoğu Sanayici ve İşadamaları Derneği'nde bir dönem Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı'nı da yapan turizmci Mehmet İpek, bölgenin kalkınması ve yatırım amacıyla kurulan Kalkınma Ajanslarının ranta dönüştüğünü söyledi. Kurulan Kalkınma Ajanslarına sunulan projelerin çoğunun çeşitli gerekçeler gösterilerek geri çevrildiğini ve Valilik-Kaymakamlık projelerinin çoğunun kabul edildiğini belirten İpek, “Kurulan komisyonların fikri alınarak Kalkınma Ajanslarından ödenek çıkarılıyor. Ancak bu ajansların çıkardığı ödeneklerin onayı komisyolar aracılığı ile oluyor. Komisyonlar da Valilik ve Kaymakamlık bünyelerinde kurulmuş. Yeni kendi personelleri. Bu Kalkınma Ajansları da önceliği Valilik ve Kaymakamlık projelerine veriyorlar. Amirleri olduğu Valilik ve Kaymakamlık projelerine vermeyecekler de bizlerin mi projelerini onaylayacaklar. Tabiki amirlerini dinleyecekler. Komisyonda yer alanların listesine bakın” şeklinde konuştu.
 
Proje hazırlayan şirketler ranta ortak
Kalkınma Ajanslarına yatırım amaçlı proje sunulduğu zaman bu projelerin zorunlu olarak kurulmuş bulunan aracı danışmanlık şirketlerince hazırlanmasının şart koşulduğunu kaydeden İpek, ” Kalkınma Ajansları projelerin danışmanlık şirketlerince hazırlanmasını şart koşuyor.
Bu şirketler para karşılığında proje hazırlıyorlar. Proje onaylansın ya da onaylanmasın onları ilgilendirmez. Proje kabul gördükten sonra da bu danışmanlık şirketlerine alınan hibe miktarının yüzde 5′ini vermek zorundasınız” dedi. İşadamı İpek, proje hazırlayan danışmanlık şirketlerinin de bu ranta ortak olduğunu sözlerine ekledi.
 
Teşvikler ranta dönüştü
Bölgeye şu ana kadar hükümetler tarafından hayata geçirilen teşvik uygulamasının gerçekçi olmadığını ve bunun da ranta dönüştüğünü kaydeden işadamı Mehmet İpek, en gerçekçi teşviklerin Turgut Özal'ın Başbakan olduğu yıllarda yapıldığını söyledi.
O dönemde yapılan teşviklerin gerçekçi olduğunu kaydeden İpek, “Suistimaller de yapılıyordu ama gerçekçiydi. Özal döneminde teşvik primi yüzde 40 oranındaydı. Daha sonra bu oran yüzde 50′ye yükseltildi. Ancak Özal'dan sonra Başbakan Mesut Yılmaz olunca bu teşvik oranını yüzde 10′lara indirdi ve yatırımcıları Ziraat Bankası'na borçlandırdı. Bu tarihten sonra teşvike güvenerek yatırıma yönelen tüm yatırımcılar iflas etti” şeklinde konuştu. İpek, Özal'dan sonra hiçbir hükümet döneminde gerçekçi yatırım politikası ve teşvik uygulanmadığını dile getirdi.
 
Yandaşlara veriliyor
Yıllardır turizm sektörünün içinde olduğunu ve bugüne kadar tek kuruş teşvik almadığını kaydeden işadamı İpek, “Bütün teşvikler, yönetenlere yakın olan kesimlere veriliyor. Biz teşvik değil muafiyet istiyoruz” dedi. Yatırım yapacak olan işadamlarına vergide, enerjide ve sigorta ödemelerinde muafiyet sağlanmasını isteyen İpek, “Teşvikler tamamen organize sistem demektir. Gerçekçi bir ekonomi kalkınma isteniyorsa teşvik değil, muafiyetler sağlanmalı. Dünyanın birçok geri kalmış yada kalkınmakta olan ülkelerde bu muafiyetler hayata geçirildi ve bunda başarılı oldular. Bölgemizde de yatırımcılara muafiyet uygulanırsa kalkınma sağlanır” şeklinde konuştu.
Bu haber toplam 10862 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT