Yaşamak güzel!

Yaşamak güzel!

Diyarbakır'da, DÜ ve İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde organ bağışına dikkat çekmek amacıyla yürüyüş düzenlendi.

A+A-
Organ ve Doku Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Kadiroğlu: "Dünyada, böbrek nakli yüzde 80 kadavra, yüzde 20 canlı donörlerden gerçekleşmektedir ancak ülkemizde maalesef bu durum tam tersidir.
 
 Diyarbakır'da, "Organ Bağışı Haftası" etkinlikleri kapsamında Dicle Üniversitesi (DÜ) ve İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde yürüyüş düzenlendi.
 
DÜ Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan, İl Sağlık Müdür Yardımcısı Mehmet Baturay, doktorlar, organ nakli yapılan hasta ve yakınlarının katılımıyla Diş Fakültesi önünden başlayan yürüyüş, Başhekimlik binası önünde sona erdi.
 
Başhekim Prof. Dr. Alan, yürüyüşün ardından konferans salonunda düzenlenen etkinlikte, organ nakillerinin dünyada 65, Türkiye'de 35, Diyarbakır'da ise 3 yıl önce DÜ Hastanelerinde başladığına dikkat çekerek, nakillerin inanılmaz geri dönüşümü olduğunu söyledi.
 
ORGAN BAĞIŞI
 
Birçok hastanın organ ve doku nakli beklediğini vurgulayan Alan, "Ülkemiz insanı işin kolayını yapıyor. Yani işin kolayına kaçıyoruz. Ülkemizde kadavra bağışı çok azdır. Yüzde 80 canlı donörden bağış alıyoruz. Bu konuda bize de iş düşüyor. Konuyla ilgili bilgilendirme yapmalıyız. Üç yıl önce hastanemizde kurulan organ ve doku nakli merkezinde 37 böbrek ve 3 karaciğer nakli yaptık" dedi.
 
DÜ Hastaneleri Organ ve Doku Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu da böbrek yetmezliği gelişen hastanın tedavisinin ya diyaliz ya da böbrek nakli ile yapıldığını kaydetti.
 
Geçen yıl Türkiye'de 57 bin 212 diyaliz, 9 bin 500 böbrek nakli hastası olmak üzere 67 bin civarında son dönem böbrek hastasının bulunduğunu vurgulayan Kadiroğlu, geçen yıl sonu itibariyle 10 bin yeni diyaliz hastası ve 700 yeni böbrek nakli hastasının bunlara katıldığını belirtti.
 
YAŞAMA DÖNÜŞ
 
Yılda yaklaşık 11 bin yeni son dönem böbrek hastasının belirlendiğini ifade eden Kadiroğlu, "Böbrek naklinin, yaşam kalitesi, yaşam beklentisi ve tedavi maliyeti açısından diyaliz tedavisine üstün olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla böbrek naklinin sayısının arttırılması kaçınılmaz bir hedef olmalıdır. Günümüzde dünya verilerine bakıldığında böbrek nakli yüzde 80 kadavra, yüzde 20 canlı donörlerden gerçekleşmektedir ancak ülkemizde maalesef bu durum tam tersidir. Yani yüzde 80 canlı, yüzde 20 kadavra donörlerden olmaktadır" diye konuştu.
 
Organ nakli koordinatörlüğünün yaptığı çalışmalarla bugüne kadar 40 beyin ölümü bildiriminin yapıldığına işaret eden Kadiroğlu, bunlardan 2'sinden organ bağışı alındığını, bunun da çok az olduğunu dile getirdi.
 
Kadiroğlu, organ bağışı bilinci ve bununla ilgili farkındalığın arttırılmasını temenni etti.
 
"Organların bağışlanması sadaka yerine geçer"
 
Eşine böbreğini veren Abbas Aslan, "Eşimin kalabalık ailesi vardı. Kardeşlerinde uygun böbrek olmasına rağmen vermediler. Sonra benim tetkiklerim yapıldı. Uygun olduğunu söylediler ve böbreğimi eşime verdim. Gerekirse bütün malımı, canımı eşime veririm" dedi.
 
Babasına böbreğini veren imam Ömer Polat ise babasına karşı dini vecibelerini yerine getirdiğini aktardı.
 
Polat, "Bizleri yaratan uzuvlarımızı bize emanet etmiştir. Biz de bu emanetleri ihtiyaç sahiplerine bağışlayarak sevap işlemiş oluruz. Organ bağışıyla ilgili yasa ve yönetmelikler, İslam fıkhının verdiği fetvada aynıdır. Organların bağışlanması sadaka yerine geçer" ifadelerini kullandı. 
Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT