1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. Yasakla doğup, yasakla öldü
Yasakla doğup, yasakla öldü

Yasakla doğup, yasakla öldü

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 3 aylık Miray İnce isimli bebek keskin nişancı kurşunuyla yaralandı.

A+A-

Onu hastaneye götürmek isteyen bebeğin dedesi ve ninesi ile İnce ailesinin reisi beyaz bayrakla çıktığı sokakta zırhı araç tarafından tarandı.

Yaralı bebek dedesinin kucağında bir kez daha vurularak ölürken, İnce ailesinin reisi 75 yaşındaki Ramazan İnce de hastanede yaşamını yitirdi. Bebeğin ninesi ise yoğun bakımda ölüm kalım savaşı veriyor.

“Bir gece önce mutluyduk, bir anda üzerimize kara bulutlar çöktü ve neye uğradığımızı şaşırdık” diyerek durumu özetleyen amca Abdurrahman İnce, “115’teki polis bize ‘Beyaz bayrak, bir kadın iki erkek çıkın. Size ateş edilmeyecek’ dedi. Babam, ağabeyim, yengem ve bebek çıkınca taradılar. Resmen 155’teki polis bizi pusuya düşürdü. Ona sesleniyorum, ‘Senin Allah’ın yok mu?” derken, 3 aylık bebeğin babası Burhan İnce ise, “Neye mal olursa olsun olayı tüm dünyaya duyuracağım ve bunu yapanın yanına kar kalmayacak, hukuk mücadelesi başlatacağım” dedi. Bebeğinin öldüğünü muhabirimiz duygularını sorunca öğrenen ve Suriye’deki iç savaştan kaçarak geldiği Cizre’de 2 yıl önce Burhan ile evlenen Suriye uyruklu anne Soulin İnce de, “Kime, yene, nereye ne şekilde üzüleceğimi bilmiyorum. Sözüm tükendi” diyerek acısını ortaya koydu. Miray bebeğin Cizre’de üç ay önce ilk sokağa çıkma yasağı uygulandığı sırada doğduğu da ortaya çıktı.


Şırnak’ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı devam ederken, çatışmalarda sivil vatandaşların ölümü sürüyor. Son olarak dün gece İnce ailesinin Cizre ilçesi Sur Mahallesi’ndeki evine ateş düştü. İlk olarak keskin nişancı tarafından yanağından vurulan ailenin en küçük ferdi 3 aylık Miray bebek ağır yaralandı. Onu hastaneye götürmek isteyen
İnce ailesinin reisi 75 yaşındaki Ramazan İnce ve bebeğin babaannesi Rukiye İnce ile dedesi Abdurrahim İnce yaylım ateşe tutuluyor.
 
Bebeğe dedesinin kucağında kurşun isabet ediyor


Olayda dedesi Abdurrahim İnce’nin kucağındaki Miray bebek isabet eden kurşunlarla yaşamını yitirirken, elinde beyaz bayrak bulunan aile reisi Ramazan İnce ve gelini Rukiye İnce (38) yaralanıyor. Abdurrahim İnce (41) ise kucağındaki Miray bebeğe isabet eden kurşunlar dolayısıyla olaydan yara almadan kurtuluyor.
 
Ramazan İnce öldü, Rukiye İnce yoğun bakımda
 
Ramazan İnce ve Rukeyi İnce ağır yaralı olarak Şırnak’a oradan da Adana’ya sevk ediliyor. Çurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ramazan İnce yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirirken, ameliyata alınan Rukiye İnce’nin yoğun bakımdaki tedavisi ise sürüyor.


“Ailede yas var”
 
 
Bu gelişmeler yaşanırken evde kalan ve dışarı çıkamayan İnce ailesi fertleri de bebeğin ve aile reislerinin öldüğünü olay gününün gecesi öğreniyor. Özgür Haber gazetesi olarak ulaştığımız ailede büyük bir yas var.
 
“Bütün aile ağlamaya başladık”
 
“Bir gece önce mutluyduk, bir anda üzerimize kara bulutlar çöktü ve neye uğradığımızı şaşırdık” diyerek durumu özetleyen amca Abdurrahman İnce, olaylara en yakın şahitlik eden aile büyüğü. Abdurrahman İnce, “Bütün aile babam Ramazan İnce’nin evinde toplandık. Hepimiz evin ikinci katındaydık. Saat akşam 9.00, 9.30 gibiydi. İkinci kat tehlikeli olabilir diye alt kata inmeye karar verdik. Hareketlendik o esnada Miray bebeği halası Berivan kucağına alarak önden gitti. Bizde peşinden çıkalım derken silah sesleri ile yeniden içeri girdik. Baktık Miray’ın yüzü kanıyor ve ses çıkmıyor. Öldü sandık bütün aile hem şaşkınız hem de ağlamaya başladık.
 
 
“Beyaz bayrak, bir kadın iki erkek çıkın, size ateş edilmeyecek”
 
Bir müddet sonra mucize oldu. Bebek ağlamaya başladı. Biz hemen bunun hastaneye gitmesi gerektiğini söyledik. Ben 112’yi aradım. Bana ‘Tamam geliriz ancak siz 155’i arayın polislerden de izin alın’ dediler. 155’i aradım telefona çıkan polise durumu anlattım. 115’teki polis bize ‘Beyaz bayrak, bir kadın iki erkek çıkın. Size ateş edilmeyecek’ dedi. O esnada evden çıkmak için hazırlandık. Ben ve bebeğin babası gideriz dedik ancak kardeşim yani bebeğin dedesi ve babam biz gideriz deyince biz kaldık. Bir kadın olarak da bebeğin ninesi gitmek istedi.
 
“200 Metre ilerimizde hastane var Adana’ya götürülüyor”
 
Benden onlarla havluya kadar çıkıp, uğurladım. Bir müddet sonra silah sesleri arkadan baktım sokağın başındaki zırhı araçtan ateş ediliyor. Sonra kardeşimi aradım ‘ne oluyor’ diye. Kardeşim babamızın ayağından vurulduğunu söyledi. Kardeşim bebek ile bir duvarın dibine sığınıyor. Biz havludan içeri kaçtık.

 

Yarım saat kadar orada yerde kalıyorlar. Babam ve yengem yaralı bir şekilde, bebek ise orada ölüyor anladığımız kadar. Vekil Faysal Sarıyıldız’ın devreye girmesiyle bunlar bir şekilde Nusaybin Caddesi üzerindeki ambulansa bindiriliyor ve Şırnak’a götürülüyor. Şırnak’tan da durumları ağır olduğu için Adana’ya sevk ediliyor. 200 metre ilerimizde Silopi Devlet Hastanesi var. Oraya götürmüyorlar Adana’ya götürülüyorlar. Kardeşim sabah namazı vaktinde yani saat 4.30, 5.00 gibi bizi arayarak babamın öldüğünü söyledi. Hastane benden 200 metre uzak var veya yok biz gidemedik, biz gitsek bizi de vuracaklar, biz ne yapacağımızı şaşırdık.
 
Eninde sonunda barış olacak neden ölüyoruz
 
Kürtler her yerde öldürülüyor. Irak’ta, İran’da, Suriye’de ve Türkiye’de Kürtler öldürülüyor. Nerede olursa olsun o kürdün başı beladadır. Yani Allah biz Kürt olarak dünyaya getirdi biz ne yapalım. Bütün dünyaya sesleniyorum; Yani bu Kürdler öldürülerek bitirilmez, nasıl olursa olsun bu barış sağlanacak. Yani eninde sonunda barış olacak ama biz neden öldürülüyoruz.
 
Bize ‘Beyaz bayrakla git’ diyen 155’teki polis, “Senin Allah’ın yok mu?”
 
3 aylık bebek nasıl saldırgan olacak şimdi. Allah ateş edeninde, bize beyaz bayrakla gidin diyeninde belasını versin. ‘Sen git merak etme’ diyen polis bize resmen pusu kurdu. O saatte 155’e bakan polis kim ise katillerden bir tanesi de odur. Resmen 155 bize pusu kurdu. Biz nasıl güveneceğiz 155’e. Bize ‘beyaz bayrak ile git’ diyen polise sesleniyorum. ‘Senin Allah’ın yok mu? Sen insan mısın? Resmen bize pusu kurdun iki tarafta da senden şikayetçiyiz ve iki elim hem bu dünyada hem ahrette senin yakanda olacak.
 
“Cumhurbaşkanı gel beraber yaşayalım, gel barış yapalım”
 
Cumhurbaşkanına sesleniyorum, bu güzel ülkede gelin beraber yaşayalım, gelin barış yapalım. Bu zulüm nedir, bu insanlık dışı uygulamalar nedir? Biri bize anlatsın bu nasıl bir durumdur. Bize sahip çık bu millete sahip çık gel barış yap lütfen Allah rızası için. Yine barış sürecine geri dönün Allah rızası için. Sen ‘Biz kazanırsak ülkeye barış gelecek’ demiştin. Hani ülkede barış istiyoruz gel barış yapalım. 3 aylık bebeğin hakkını kim verecek, 80 yaşındaki Ramazan babamın hakkını kim verecek. Bizi vuranlar utansın yeter Allah aşkına yeter.
 
Miray bebek yasakta doğdu yasakta öldü
 
Olayla ilgili büyük bir şok içerisinde olduğunu belirten bebeğin babası Burhan İnce ise bebeğinin Cizre’de ilk sokağa çıkma yasağı uygulandığı üç ay önce doğduğunu belirterek, “Üç ay önce öyle zorluklar içerisinde eşimi Şırnak’a götürdüm ve bebeğimiz orada doğdu. Üç ay sonra yine bir yasakta öldü. İnanılmaz bir ruh hali içerisindeyim. Ben daha önce evlatları ölenlere bakıp ‘Allah sabır versin’ diyordum. Bir babanın evladı öldüğünde nasıl bir halde olduğunu ancak o hali yaşayan bilebilir. Şimdi babaların neler çektiğini daha iyi biliyorum. Sadece evladım değil aynı zamanda annemde şu anda yoğun bakımda dedem vefat etti. Bu nasıl bir durumdur bilmiyorum” dedi.
 
“Hukuk mücadelesini sonuna kadar götüreceğim”
 
Ailesiyle ilgili hukuk mücadelesi başlatacağını kaydeden acılı baba Burhan İnce, “Bütün malımı mülkümü, evimi elbisemi de satsam bu yolda evladıma kıyanları mahkum etmek için dedemi annemi vuranların mahkum olması için harcayacağım. Bunu bütün dünya kamuoyuna anlatacağım. Türkiye’de hukuk mücadelesini veremeyeceğimi anladığım anda Avrupa’da hakkımı arayacağım. Kesinlikle bunu yapanların yanına bırakmayacağım. Hukuk mücadelesini sonuna kadar götüreceğim” dedi.
 
“Bebeğinin öldüğünden habersizdi”
 
 
Baba ile görüşmemizin ardından bebeğin annesi ile görüşme isteğimiz üzerine telefonu alan anne Soulin İnce, bebeğinin öldüğünü muhabirimiz duygularını sorunca öğrendi. Bebeğinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü bildiğini söyleyen acılı anne hıçkıra hıçkıra ağladı.
 
“Suriye’deki iç savaştan Cizre’ye sığınmıştı”
 
Suriye’deki iç savaştan kaçarak sığındığı Cizre’de 2 yıl önce Burhan ile evlendiği öğrenilen annenin Suriye uyruklu olduğu öğrenilirken, bir müddet sonra konuşan acılı anne, “Kime, yene, nereye ne şekilde üzüleceğimi bilmiyorum. Sözüm tükendi” diyerek acısını ortaya koydu.
 
 
“Bu durumu açıklayacak biri var mı?”
 
Olayla ilgili konuşan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız ise Cizre ve Silopi’de insanlık dramı yaşandığını söyledi. Miray bebeği hastaneye götürmek isteyen ailenin güvenlik güçleri ile görüştüğünü belirten Sarıyıldız, “Sözüm ona beyaz bayrakla gelin size ateş etmeyeceğiz’ diyorlar ancak tarıyorlar. Sonrasında yarım saat yerde kalıyorlar. Dede ayağından mermi alıyor. Çoğun ninesi Rukiye İnce’de sırtında vuruluyor. Sonradan haber verdiler. Ambulans tekrar çağırdık. Bunun üzerine bir iki mahalleyi canını hiçe sayarak ambulansa bindiriyorlar. Ramazan dede hastanede yaşamını yitirmiş, nine ameliyata alındı. Cizre’de durumlar hep bu şekilde 3 aylık bebek ve 80 yaşındaki dedenin nasıl bir suçu vardı kim açıklayacak. Bu durumu açıklayacak biri var mı?” diye konuştu.
 

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler