1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Yargıtay Diyarbakır cezaevi davası kararını bozdu!
Yargıtay Diyarbakır cezaevi davası kararını bozdu!

Yargıtay Diyarbakır cezaevi davası kararını bozdu!

Yargıtay, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 24 Eylül 1996 tarihinde 11 PKK’lı tutuklunun yaşamını yitirdiği olayla ilgili açılan davada yerel mahkemenin verdiği kararı esas ve usul yönünden bozdu.

A+A-

DİHA’da yer alan habere göre, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, olayda yaşamını yitirenlerin ailelerinin avukatları ile sanıkların yerel mahkemenin kararına ayrı ayrı yaptıkları itirazları değerlendirip kararını verdi. Tarafların temyiz taleplerini kısmen kabul eden Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 11 Mayıs’ta oy birliği ile 6 sayfalık gerekçeli karar yazdı.

İlgili daire temyiz gerekçesinde, bazı sanıklara verilen ceza miktarının yasal şartlarının oluşmadığını, davaya müdahil olmak isteyen bazı mağdur yakının ise “hak ve yetkisi” bulunmadığı hükmüne vardı. Yargıtay, yaşamını yitiren bir tutuklunun yakını İskan Osal’ın dava kapsamında yargılanan Mahmut Çaça, Halil Uygun, Aziz Gürer, Fethi Ahmet Onat, Mehmet Şakir Tanrısever ve Recep Alacan hakkında “kasten yaralama” suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine yaptığı temyiz başvurusunun reddedilmesi kararını verdi.

Yargıtay’ın ilgili dairesi, mağdur yakınlarının davanın “zaman aşımı” gerekçe gösterilerek sanık Serdar Gök hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine yönelik yapılan itirazı da reddetti. Yargıtay, olay nedeniyle hakkında “görevi ihmal suçu”yla dava açılan sanık Hamza Altıntaş için mahkemenin verdiği kararın yerine, “davanın zaman aşımı nedeniyle düşürülmesine” ibaresi konulması gerektiği hükmedildi.

 “AVUKATLIK KANUNU’NA AYKIRI”

Yargıtay, birden fazla kişiyi öldürme suçlarında, sanıkların tek bir avukat tarafından savunulmasının “zafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı” yaşanacağı tespitinde bulundu.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu yönde verdiği karara atıfta bulunan Yargıtay, sanıkların ayrı ayrı avukatlar yerine aynı avukat tarafından savunulmasının 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğunu ileri sürdü. Yargıtay, verilen cezaların alt sınırına göre avukat huzurunda savunmalarının alınması gereken Murat Kızışar, Salim Şahin, Çoşkun Ekinci, Murat Tutal, Seyfullah Türkmen, Harun Drama, Seydi Ünlü, Ali Osman Yitmez, Cemil Ünsal, Nail Yılmaz, Namık Bozalan, Ahmet Yılmaz, Ünver Avcı ve İbrahim Ergün isimli sanıkların için zorunlu avukat tayin edilmediğini belirtti.

Yargıtay, bu nedenle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığını savunarak, savunmaları için avukat atanmasına hükmetti. Yerel mahkemenin sanıklara verdiği cezalarda yaptığı 2/3 oranındaki indirim oranının kanuna aykırı olduğunu tespitine yer veren Yargıtay, şu kararı verdi: “Mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar hakkında 765 TCK’nin 50 maddesinin uygulanması sırasında indirimin 1/6 ile 1/2 arasında olması gerektiği gözetilmeden 2/3 oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini bozmayı gerektirmiş olup, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin öncelikle bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA oy birliği ile karar verildi.” Yargıtay, dava dosyasındaki eksiklerin giderilmesi için yargılamanın yapıldığı 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Yargıtay’ın kararını esas ve usul yönünden bozmasından sonra yerel mahkeme yeniden yargılama yapacak. Yerel mahkeme yapacağı yargılamada, usul ve esas yönünden eksiklikler giderildikten sonra Yargıtay davanın esası hakkında karar verecek.

Bu haber toplam 1430 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT