1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Yalçın Akdoğan AK Parti Siyaset Akademisi'ne katıldı
Yalçın Akdoğan AK Parti Siyaset Akademisi'ne katıldı

Yalçın Akdoğan AK Parti Siyaset Akademisi'ne katıldı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığın Siyaset Akademisi Toplantısı'na katıldı.

A+A-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığın Siyaset Akademisi Toplantısı'na katıldı. Akdoğan, "10 yıl içerisinde çok önemli düzenlemeler ve yatırımlar yapılmıştır. 10 yıldır şeytan taşlıyorduk, bugün artık tavaf yapmaya sıra geldi" dedi.

Çözüm sürecini bölgedeki Sivil Toplum Örgütleri ve kanaat önderleriyle değerlendirmek üzere Diyarbakır'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve Adalete ve Kalkınma Partisi Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığının düzenlediği Siyaset Akademisi toplantısında konuştu. AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Mine Lök Beyaz ve Süleyman Hamzaoğulları'nın da katıldığı Siyaset Akademisi Toplantısına çok sayıda AK Partili de hazır bulundu.

Bu sorundan herkesin kurtulması gerektiğini söyleyen Akdoğan,

Artık anaların ağlamaması, akan kanın durması, akan gözyaşının dinmesini istediklerini dile getirdi. AK Parti'nin Kürt sorunun çözümü için yeni adım atmadığını belirten, Akdoğan, AK Parti'nin kuruluşundan beri bu soruna müdahaleler yapıldığını anlattı. Akdoğan, "Bu sorunu çözmek için bazıları, 10 yıldır iktidardasınız, neden bugün bu soruna el attınız diye soruyor. AK Parti'nin kuruluşundan itibaren, bu soruna müdahale edilmiştir. AK Parti'nin programları ve eylem planlarıyla müdahale edilmiştir. Bu 10 yıl içerisinde çok önemli düzenlemeler ve yatırımlar yapılmıştır.

10 yıldır şeytan taşlıyorduk, bugün artık tavaf yapmaya sıra geldi. AK Parti ayakları üzerinde doğruldu. Büyük Türkiye için koşmaya başladı. Bu süreçler yaşanmasaydı, güven ve istikrar tesis edilmeseydi, Türkiye'de ekonomik olarak bir patlama yaşanmasaydı, daha yönetilebilir bir Türkiye olmuş olmasaydı, karanlık odaklar tasfiye edilmeseydi. 12 Eylül referandumunda sessiz bir devrim gerçekleşmemiş olsaydı, 22 Temmuz seçimlerinde demokratik bir devrim gerçekleştirmemiş olsaydı, bu gün bu süreç başlayamazdı" dedi.

"AK PARTİ TARİHİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI"

AK Parti hükümetinin tarihi bir süreç başlattığına dikkat çeken, Yalçın Akdoğan, bu süreci Türkiye'nin demokratikleşmesinin inşa süreci olarak yorumladı. Akdoğan, "Bu hükümet tarihi bir süreci başlattı. Bu süreç sadece belli yerlerdeki yapılan görüşmelerde ilerleyen bir süreç değildir. AK Parti iktidarı bugüne kadar, Türkiye'deki bütün toplumsal kesimlerini, Türk olsun, Kürt olsun, Müslüman olsun, gayrimüslim olsun fark etmez. Kimlik, hak ve özgürlük meseleleriyle ilgili nasıl bir takım düzenlemeler yaptıysa, herhangi bir örgüt ile ilişkili olarak değil, ona endekslenerek değil veya terörün dayatması karşında değil, kendi hür iradesiyle yaptı. Vatandaşlarımız buna layık, bu devletin bir lütfü değildir. Her bir vatandaşımızın temel hakkıdır düşüncesiyle yaptıysa, bundan sonra da k bundan sonrada kendi yol haritamızı hazırlayarak vatandaşlarımızın hak ve hürriyeti için Türkiye'nin demokratikleşme standartlarına ulaşması için bu adımları atmak durumundaydık. Yani bugün sadece terör belasından kurtulmak yada silahlı mücadeleyi devre dışında bırakmak için devam eden bir süreç değil. Partinin üçüncü dönemi, demokratik Türkiye'yi inşa etme dönemidir" diye konuştu.

"TEMİZ BİR SAYFA AÇARAK HELALLEŞMEK GEREKİYOR"

Temiz bir sayfa açılarak herkesin helalleşmesi gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı Yalçın Akdoğan, yaşananları unutun gitsin demiyoruz, geçmişin üzerine sünger çekme anlamın da gelmiyor ifadelerini kullandı. Akdoğan, "Unutalım anlamın da bir helalleşmeden de söz etmiyoruz. Bütün toplum kesimlerinin birbirleriyle kucaklaşması gerekiyor. Birileri intikam duygusuyla yaklaşırsa bu süreci geçmişin karanlığına heba ederiz.

Artık aydınlık bir gelecek kurmak için bir yerde dur deyip bu gidişata dur deyip yeni bir sayfa açmak gerekiyor. Buda bütün toplum kesimlerinde bir helalleşmeyi getiriyor. Bu sorun Türkler ve Kürtler arasındaki bir sorun değil, bu sorun devletle millet arasında yaşanan bir sorun. Bundan Türkler, Kürtler aleviler, Sünniler çekti. Bütün toplum kesimleri yanlış devlet anlayışı ile tek tipçi ve dayatmacı, jakoben herkesi tek bir kazan içinde eritmeye çalışan bir anlayıştan herkes çok çekti. İşte AK Parti bu paradigmayı değiştirdi. Devlet anlayışını değiştirdi. Asıl devrim buydu. Sadece devlet anlayışını değil, geçmişte kim hata yaptıysa hepsini sorgulamamız ve eleştirmemiz lazım. PKK'nın yaptıklarını da, yaptığı zulüm ve tehditleri de eleştirmemiz lazım. 40 bin insan öldüyse bu öldürülen insanların içindekilerin bir çoğu Kürt idi. PKK'nın baskı yaptığı kepenkleri kapattığı insanlarda Kürttü. Genel eleştiri yapmak lazım, bir kişiye yönelik tek değil. Bu yüzleşme ve sorgulanması daha geniş bir düzeyde yapılması gerekir. Şimdi Muhalefet Türkiye bölünür yaygarası içerisinde. Türkiye'nin bölünmemesi için bu süreci başlattık. Bu birlik ve bütünlüğün daha da güçlenmesi için toplumsal barışımızın, içi huzurumuzun güçlenmesi için. Siz zaten kendi zihin dünyanızda bölünmüşsünüz" dedi.

"ÇÖZÜM SÜRECİNE KARŞI OLANLAR KAYBEDER"

Çözüm sürecine karşı çıkanlara halkın hesap soracağını söyleyen Akdoğan, çözüm sürecine karşı olanların kaybedeceklerin vurguladı. Akdoğan, "Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü sağlayan ve bunun garantisi olan siyasi hareket AK Partidir. Türkiye'nin her ilinde var olan, her insana söyleyecek sözü olan parti, AK Parti'dir. Bu yüzden bu süreci de ancak AK Parti başlatabilirdi. Ancak, Tayyip Erdoğan yapabilirdi. Bu sadece AK Parti'nin siyasi gücüyle alakalı değil, bakış açısıyla alakalı bir durumdur. Bir kesimin sadece belirli meseleleriyle ilgilenen marjinal kimlik siyaseti yapan partiler, bu çapta bir sorunu, bu bütünlükte zaten çözemez.

Bu süreç sadece hükümetin attığı adımlarla da çözülmez, silahsız kuvvetler artık devrede olmalı. Bütün toplum kesimlerine büyük roller düşüyor. Hep beraber taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Siyasi partilerin tam bir siyasetsizlik hali görüyoruz. MHP hamasetle bu süreci kapatmaya çalışıyor. Redçi ve inkarcı her şeyi yok sayan bir anlayış. CHP de ise bir şaşkınlık hali var. Ortaya bir siyaset koyamayan bir anlayış var. Sonuca odaklanırsak hedefe ulaşırız. Bu süreçte sabotajlar olabilir, çark edenler olabilir, çark edenlerde geri dönenlerde kaybeder. Sürece karşı olanlarda kaybeder. Millet bunun hesabını bu sürece destek vermeyenler de sorar. Sabote ve çark edenlerde de sorar. Bunun bedelini hepimiz ödemek zorunda kalabiliriz. Bu yüzden toplumda çok büyük bir umut vardır.

AK Partili olsun olmasın, herkes diyor ki bu sorunu ancak, Tayyip Erdoğan ve AK Parti çözer. Bu umut toplumsal bir direnç üretti. Bu yüzden bir takım sabotajlar olabilir ama Allah'ın izniyle bu sürece zarar vermeyecektir. Yeter ki biz dik duralım, el ele, yürek yüreğe duralım İnşallah neticeye ulaşırız. Türkiye'yi onlarca yıldır devam eden kronikleşmiş sorundan kurtarırız. Bu Türkiye'nin 2023 hedefleri içinde geçerli. Toplumsal barışı içinde geçerli, bölgesel gücü ve etkinliği için gereklidir. Bölgesel denklemde PKK'yı çıkarmak istemeyen ülkeler olabilir, bunlara rağmen, tedbirli bir şekilde ve uyanık bir şekilde ama inanarak, umutla bu yolda yürümek durumundayız" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT