Yalancılıkla talancılığın

Yalancılıkla talancılığın

17 Temmuz 2008 03:46

Yalancılıkla talancılığın en köklü ve yaygın olduğu ülkeler hangisi?

Sade siyasal olayların, iddianamelerin, açıklamaların, ağız dalaşlarının akışına değil; İstanbul’a sabahtan ikindiye kadar yağan yağmurun sonuçlarına bakınca da, babaannemin sık tekrarladığı bir fıkrayı hatırlıyorum.* * *Vaktiyle Kürtün biri atla köyünden ayrılıp, daha rahat yaşayabileceği bir yer bulmak için yola çıkmış.Ve bir hayli uzaktaki bir kasabaya kırsal yollardan varmaya çalışırken de sıkışmış.Atından inmiş, atını yol kıyısındaki küçük bir kazığa bağlamak istemiş. Meğer kazık sandığı şey, yuvasından çıkmış bir köstebekmiş. Köstebek girivermiş yuvasına ve kaybolmuş.* * *Kürt, aşırı sıkıştığı için atını yeniden bağlayacak bir şey bulmaya boş verip, şalvarını indirerek yol kıyısına çömelmiş ve rahatladıktan sonra da temizlenmek için elinin menzilindeki bir tutam otu koparmış.Meğer ot da, ısırgan otuymuş. Kürtün eli de yanmış, kıçı da...* * *Kürt ayağa kalkarken, yaklaşmakta olduğu kasaba hakkında da söyleniyormuş:- Ne kazuki kazuk, ne oti ot...* * *Medyadan yansıyan haberleri izlerken, bilmiyorum neden daha çok hatırlamaya başladım babaannemin o fıkrasını?* * *Kendi siyasal egemenliğini pekiştirmek için, siyasal tarihi -objektif olarak değil de- kendi kafasına göre yeniden düzenlemeye kalkmanın bedelini, ters bir koşullanmayla yetişmiş genç kuşaklar ödüyor.Çünkü nasıl kanlı bir “sallapatiliğin” uzantısı olduklarını bilmiyorlar; doğal olarak da, o “sallapatiliğin” nedenlerini araştıramıyorlar.* * *Nurdoğan Taçalan ve Turgut Etingü başkanlığında bir kurulca derlenip düzenlenmiş olan, Milliyet’in “Tarih Dizisi” yayınlarından 1973’te çıkmış “İlk çağlardan günümüze kadar SUİKASTLAR ve AYAKLANMALAR TARİHİ”nde “GENÇ OSMAN” bölümü şöyle başlıyor:“Seksen yıl kadar önce, tarihçi ve ‘Türkçü’ Necip Asım Bey, henüz basılmamış olan Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin Genç Osman olayını bütün ayrıntıları ve iğrençlikleriyle anlatan bir sayfasını yırtıp yok etmişti. Bu davranışını kınayanlara da Necip Asım Bey şu karşılığı vermişti:- Tarihimiz için bu sayfa kara bir lekedir; bunu gelecek kuşaklara göstermek doğru olmadığından yırttım!* * *Doğal coğrafyada dağların, ırmakların, ovaların haritasını, kendi kafasına göre değiştirmeye kalkan olabilir mi?Ama siyasal tarihin haritasını, kendi kafasına göre değiştirmeye kalkanlara; kendilerini dev aynalarında gören Şark siyasetçileri arasında rastlanabiliyor.Sonuç, babaannemin fıkrasında Kürtün verdiği karar:- Ne kazuki kazuk, ne oti ot...* * *Bir de Londra’daki, balmumundan yapılmış figür ve heykeller müzesinin kurucusu Madam Tussaud’nun biyografisine bakmak gerek.Kendisi balmumundan heykeller yapmakta da büyük becerisi olan bir sanatçıydı.Fransız kökenli ve 1751 doğumlu olduğu için, Fransız İhtilali’ni de yaşamış ve giyotinle kesilmiş kafaların balmumundan maskelerini çıkarmıştı.Londra’daki Madam Tussaud Müzesi; ne çarpıtılmış, ne de rötuşlanmış bir tarihin müzesi...* * *Acaba bizde de Osmanoğulları ailesinden öldürülmüş, boğdurulmuş şehzadelerle padişahların mumyalardan yapılmış heykelleriyle, bir müze kurulamaz mı?* * *Aynı müzede ikinci bir salona da, boğdurulmuş sadrazamlarla saray erkanının heykelleri; üçüncü bir salona da öldürülmüş valde sultanların heykelleri konurdu.* * *Böyle bir müze kurmak, göze alınamaz mı?Şayet göze alınamıyorsa, neden göze alınamadığı da tartışılamaz mı?* * *Ancak şunu unutmamak gerekir ki, tarih “yalan” üstüne kurulduğunda; “doğru”yu kurmanın temeli de kalmaz.Ve Kozmos’la da çatışma başlar, çünkü Kozmos’da “yalan” yoktur.* * *İstanbul’daki yapıların yüzde 70’i kaçak olunca, yarım günlük bir yağmurda evleri sular basar, arabalar yollarda kalır; “egemenlik saltanatı”nı ele geçirme kavgaları, “öcüler” tefrikasının çizgi filmine dönüşür.Bayrakların direklerini yükseltmekle de, durum değişmez.* * *Keşke “İlkçağlardan günümüze kadar Suikastlar ve Ayaklanmalar Tarihi” gibi, “İlk çağlardan günümüze kadar Siyasetçi Yalanları” tarihi de, derlenip toparlanıp yazılabilseydi...* * *Siyasetçi yalanları en çok nerelerde yoğunlaşmışsa; “talancılık” da kesinlikle en çok oralarda yoğunlaşmıştır.Böyle bir araştırmada, Türkiye’nin şeffaflaştırılmış görüntüsü nasıl olurdu, bilemiyorum.Belki de bir türlü “gelişmiş” olunamamanın nedenleri, bilimsel bir boyut kazandırdı; bilemiyorum onu da...* * *Sadece medyaya yansımış güncel olayların akışına baktıkça, babaannemin fıkrasındaki Kürtün söylenişi geliyor aklıma:- Ne kazuki kazuk, ne oti ot...

Okunma Sayısı : 504
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

PUAN DURUMU

1.Medipol Başakşehir1394031
2.Beşiktaş1385029
Detaylı Puan Tablosu>>
Copyright ©2007 Diyarın Sesi. Tüm hakları saklıdır.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya
<-- end Facebook video code--> <--end kaynak-->
Yukarı Çık