1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Ya bizimle çalışırsın ya da ölürsün!
Ya bizimle çalışırsın ya da ölürsün!

Ya bizimle çalışırsın ya da ölürsün!

Kendilerini istihbaratçı olarak tanıtan polisler tarafından defalarca yasadışı gözaltı uygulaması ile kendisine ajanlık dayatmasında bulunulduğunu iddia eden Hebat Turhan (19) isimli genç, İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvuruda bulundu. Yaşadıklarından dolayı psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını dile getiren Turhan, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacağını ifade etti.

A+A-

Kendilerini istihbaratçı olarak tanıtan polisler tarafından defalarca yasadışı gözaltı uygulaması ile kendisine ajanlık dayatmasında bulunulduğunu iddia eden Hebat Turhan (19) isimli genç, İHD Diyarbakır Şubesi'ne hukuki yardım talebiyle başvurdu.

Turhan, söz konusu ajanlık dayatmasında bulunan polisler hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağını belirtti. Yaklaşık 3 aydır polisler tarafından baskı gördüğünü anlatan Turhan, psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını ve can güvenliğinin olmadığını kaydetti. Lice'de 14 Aralık 2009 tarihinde gerçekleşen toplumsal gösteri sırasında gözaltına alındıktan bir gün sonra “Örgüt propagandası” yaptığı gerekçesiyle tutuklandığını ve 9 ay cezaevinde kaldığını belirterek konuşmasına başlayan Turhan, cezaevinden çıktıktan sonra öğrenim gördüğü Lice Anadolu Lisesi'nde öğretmenlerinin olumsuz davranışlarına maruz kaldığını aktardı. Bu baskıların devamı olarak bir süre sonra okuldan uzaklaştırıldığını dile getiren Turhan, ailevi ve ekonomik konularda da sorunlar yaşamaya başladığını belirterek, Diyarbakır'a yerleşmeye karar verdiğini söyledi. 2011 yılında geldiği Diyarbakır'da her hangi bir baskı ve tehdit ile karşılaşmadığını belirten Turhan, 2013 yılının Mart ayında polisler tarafından gözaltına alındığını, ancak kendisini gözaltına alan polis ekibi tarafından bir süre sonra kendilerini istihbaratçı olarak tanıtan başka bir ekibe teslim edildiğini kaydetti.

Bu ekip tarafından çevre yolunda bir alana götürüldüğünü ve burada kendisine ajanlık dayatmasında bulunulduğunu belirten Turhan, bunu kabul etmemesi nedeni ile defalarca aynı şekilde yasadışı şekilde gözaltı uygulamasına maruz kaldığını kaydetti.

“30-40 defa gözaltı”

3 ay boyunca aynı şekilde 30-40 defa polis ekipleri tarafında beyaz Cornet bir araçla gözaltına alındığını ve her defasında siyah Renault marka araç içersinde bulunan ikinci bir polis ekibine teslim edildiğini belirten Turhan, “İlk polis ekibi bana kimlik gösterdi, ancak daha sonraki polis ekibi ise kimlik göstermeyerek kendilerini istihbaratçı olarak tanıttı” dedi. İlk görüşmede teklifin kendisine gelen telefon araması ile yapıldığını, ancak bunu reddettiğini ve reddettiği için öldürülmek ile tehdit edildiğini belirten Turhan, “'Seni öldürürüz' dediklerinde ister istemez biraz çekindim. Sonra da bana, sadece konuşup daha sonra karışmayacağız dediklerinde, 'Gelmeyeceğim' dedim. Telefon görüşmesi sırasında aynı zamanda takip ediliyordu. Bana 'İlerle yoksa arabayla çarparız' dediler, Kayapınar'da Memorial Hastanesi'nin olduğu yere kadar ilerledim. Ekin Park'ın önünde ekip arabası önümü kesti ve bana 'arabaya bin' dediler. Benimle konuştuklarında şunu söylediler: 'Sana para verelim, ev alalım ne istersen onu alalım yeter ki bize Diyarbakır'ın örgütçü kesimini ortaya çıkar. BDP'ye gidiyorsun, orada çayını iç, orada konuşulanları bize söyle' dediler. Bana 'Ya bizimle çalışırsın ya cezaevine girersin ya da ölürsün, üçünden birini seç' dediler. Ben de 'beni öldürün' dedim. Başka insanların günahını boynuma koymam dedim” diye konuştu.

“3 ayda üç iş yeri değiştirdim”

Kendisi ile yapılan görüşmelerin dışında söz konusu polislerin, çalıştığı işyeri sahipleri ile de görüştüklerini ve işten çıkarmalarına neden olduklarını belirten Turhan, “Bu 3 ay içersinde üç işyeri değiştirdim. Her çalıştığım yerde adamlar bir hafta 10 gün sonra yerimi tespit eder, akşam ben işten çıktıktan sonra da gider patronumla konuşur, görüşürlerdi. Patron da sabah gelip 'Polisler seni sordu korkuyorum seni işten çıkarmak zorundayım' derdi” dedi.

Polislerin yaptıklarıyla ekonomik olarak kendisini çaresiz duruma getirmeyi amaçlayan bir yaklaşım olduğuna vurgu yapan Turhan, kendisine para ve maddi vaatlerle yapılan ajanlık dayatmasını cazip hale getirmek istediklerini belirterek, “Mesela ben çok fazla sigara içiyorum. Bir genç parasız, sigarasız, kontürsüz kalınca ister istemez bunalıma giriyor. Onlar da o taraftan bana yaklaşmaya çalıştı. Ama unuttukları bir şey var, benim arkamda kocaman bir ailem var” diye konuştu.

Suç duyurusunda bulunacak

Bir buçuk ay önce yaşadıklarını ailesi ile paylaştığını aktaran Turhan, uzun bir süre korktuğu için bu durumu kimseye anlatamadığını söyledi. Bölgede yaşayan gençlerin bu duruma dikkatini çekmek ve uyarıcı olmak için başından geçen olayları anlatmaya karar verdiğini belirten Turhan, gençleri, bu tür ajanlık dayatmalarına karşı tedbirli olmaya çağırdı. İHD Diyarbakır Şubesi'ne hukuki yardım talebiyle başvuruda bulunan Turhan, söz konusu polislerin isimlerini bilmediğini, ancak gördüğünde teşhis edebileceğini belirterek, konu ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

HABERE YORUM KAT