1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Vesayete, militarizme karşı duruş sergileyen bir gençliğiz'
'Vesayete, militarizme karşı duruş sergileyen bir gençliğiz'

'Vesayete, militarizme karşı duruş sergileyen bir gençliğiz'

Kısa bir süre önce Diyarbakır’da kurulan Akil Gençler Platformu Diyarbakır İl Başkanı Engin Özmen, Akil gençlerin bir gençlik yapılanması olduğunu ifade ederek, “Bu Gençlik yapılanması vesayete, militarizme, jakoben anlayışa ve statükoya karşı duruş sergileyen bir gençlik yapılanmasıdır” dedi.

A+A-

Akil Gençlerin çağdaş, gündelik kavramlara hâkim, çevresindeki olayların bilincinde neyi ne için kabul ettiğini bilen aynı zamanda neyi ne için reddettiğini bilen ilkeli bir gençlik yapılanmasının oluşumunu hedeflediğine işaret eden Özmen, “Akil Gençler, Toplumda iyilik, adalet, özgürlük ve herkesin eşit hak ve hürriyete sahip olduğu bir toplum yapısı ister. Müzakereyle, konuşmayla, uzlaşıyla, karşılıklı bir birini dinlemeyle her şeyin çözüleceğine inanan bir gençlik yapılanmasıdır” dedi.
 
Özmen, Bölgede, önemsenecek miktarda uyuşturucu kullanımı, nedensiz öfke ve şiddete eğilim, eğitimde başarısızlık, kendini ifade edememe, PKK gibi ideolojik örgütler tarafından çokça rahat kandırılmasının göze çarpan problemler olduğunu vurgulayarak, “Bunlar en göze çarpan başat problemler. Ve bunların yanında zikredilmesi gereken önemli bir problem daha var. İŞSİZLİK! Kategorize edersek 2 ana başlık altında bu problemlerin sebebini açıklayabiliriz. İç Faktörler (Aile Faktörü, Dış Faktörler ise Arkadaş çevresi, sosyal medya ve örgütlü kurumlar” diye konuştu.
 
Toplumun temelinin aile olduğunu savunarak, “Aile ne kadar sağlıklı olursa aile bireyleri de o kadar sağlıklı olur. Neticede sağlıklı bir toplumda bu sağlıklı bireylerden meydana gelir. Diyarbakır ve bölgede bildiğimiz gibi ciddi ekonomik sıkıntı çeken aileler var.

Bu oran yüzde 50’nin üzerindedir. Ekonomik sıkıntı çeken aileler görüldüğü kadarıyla çok çocuklu aileler oluyor genellikle. Baba evin geçimine konsantre olduğu için çocuklara zaman ayıramıyor genellikle. Annede evin idaresine (çok çocuk çok ev iş demek) konsantre olduğu için çocukların eğitimleri ile pek ilgilenemiyor. Zaten gelir seviyesi düşük sıkıntı çeken ailelerin sosyolojisine bakıldığında ev hanımlarının çoğunun okul okumadığı çok çok az bir kısmının ise okuma yazmayı kıt-kanaat bildiği acı bir gerçekliğimizdir.

Dolayısı ile evdeki çocuklara eğitimde başarı için gerekli olan ilgi alaka aile tarafından gösterilemiyor. Maddi sıkıntılarında etkisi ile eğitimden yararlanamamış anne babalar ev içerisinde tansiyonu büyük tartışmalar yapıyorlar. Zaman zaman bu şiddete bile dönüşebiliyor. Böyle bir ailenin yaşadığı yerde, mahallede benzeri ailelerde yaşıyor. Bağlar, Suriçi, Yeniköy gibi yerler bunlara bir örnektir. Dolayısıyla ev içerisinde alakadan ziyade şiddet, azar vs… işiten çocuk-genç psikolojik olarak zayıflamış bir şekilde dış faktörlerin insafına kalmış oluyor. Okula giden bu çocuklar başarısız oluyorlar. Tutunabilecekleri bir yer kalmıyor. Okulda başarılı çocukları kıskanıp, öfkeye kapılabiliyorlar” dedi.
 
GENÇLER ÖFKE VE ŞİDDETE EĞİLİMLİ
 
Özmen, Gençlerde öfke ve şiddet eğiliminin olduğunu vurgulayarak, “Bu gençleri bu saatten sonra yönlendirecek şey içsel bir dürtü olan kendine saygıyı oluşturma çabası olacaktır. Aileden ve okuldan göremediği ilgiyi telafi için başka yollara başvurarak kendini ispatlama ihtiyacı hissedecektir. Ve şuanda bu gençlerin elinde nedensiz bir öfke ve şiddete eğilim mevcuttur. Bu duyular onu dış faktörlerin eline itmeye yetecektir” dedi.
 
GENÇLERE GENİŞ YELPAZEDE HİZMETLER SUNULMALIDIR
 
Gençlere geniş yelpazede hizmetler sunulması gerektiğine işaret eden Özmen, şu önerilerde bulundu:
 
“Devlet tarafından gençlikle ilgili sunulan hizmetler spor merkezli bir anlayış içerisine hapsolmuş durumda. Elzem olan ise daha geniş bir yelpazede hizmet sunabilmesidir. Örneğin sosyal, kültürel, sanatsal ve psikolojik alanlarda. Şunu da unutmamak gerekir ki reel düşünürsek gençliği bu problemlere iten esas saik, gelecek beklentisini yitirmiş olmalarıdır.

Bundan mütevellit; Devlet, Kurumlarını devreye sokarak bu gençliğe okul alternatifi dışında da iş imkanı sunabilmeli ve bu güveni gençlere ve ailelerine hissettirebilmelidir. Bu konuda inandırıcı ve güven telkin eden bir yola girişmelidir. Zira işi olan bir genç gelecek hayali kurar, evlilik hayali kurar ve toplum ile uyumlu bir aile nuvesinide kendisi oluşturma yoluna gider. Uzun vadede ailelerin refahı geliştikçe kendi aile bireyleri de daha sağlıklı ve kendileri ile daha barışık başarılı bireyler olacaktır.

Bir diğer husus da gençlerin, örgütlerin eline düşmemesi için belediyelerin ve belediyelere bağlı kurumların sıkı denetime tabi tutulması Devletin yapması gereken en önemli işlerden olmalıdır. Bir sivil insiyatif olarak STK’larda bu alana daha fazla eğilmeli imkanları ölçüsünde rehabilite merkezleri açarak aileleri ve gençleri dinlemeli onları doğru yerlere yönlendirmelidirler.

STK’ların medya yadsınmamalı. STK’lar bu güçleri kullanarak halkı bilinçlendirmek için programlar düzenlemeli, bu doğrultuda basın açıklamaları yapmalı, bilboardlara bilinçlendirici reklamları düzenli peryotlarla işlemelidir”

(Abdulsamet Karaş)

HABERE YORUM KAT