1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Vali Toprak'tan okuma salonlarına teşekkür
Vali Toprak'tan okuma salonlarına teşekkür

Vali Toprak'tan okuma salonlarına teşekkür

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, sivil toplum örgütlerine, şehirde açtıkları okuma salonları için teşekkür etti.

A+A-

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, sivil toplum örgütlerine, şehirde açtıkları okuma salonları için teşekkür etti. Eğitimin içeriğini kuvvetlendirmek, rakamları daha iyi bir noktaya getirebilmek için okuma salonlarından çok ciddi katkılar aldıklarını vurgulayan Toprak, eğitimin, sadece okulda verilen bir eğitim olmadığına dikkat çekti.

Cihan haber Ajansı (Cihan) muhabirine konuşan Vali Toprak, Diyarbakır'ın eğitim durumunu değerlendirdi. Gerçek nedenini bulmadan, sonuca gitmenin mümkün olmadığını vurgulayan Toprak, sonuç için de bir takım tedbirler uygulamak gerektiğini ifade etti.

Toprak, 1,6 milyon nüfusa sahip Diyarbakır'ın yüzde 58'inin 25 yaş altında olduğunu dile getiren Toprak, eğitim öğretime devam eden öğrenci sayısının ise 450 bin civarlarında olduğunu kaydetti. Bu gençlerin geleceği için eğitimin içinin doldurulması, kaliteli bir noktaya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Toprak, "Doldurmaya çalışıyoruz ama şu gerçeği ortadan kaldırmıyor. 1980'lerde Diyarbakır nüfusu 250 bin, bugün 1,6 milyon. Peki bu insanlar nerden geldiler? Köyünden, mezrasından, yaklaşık 25-26 noktadan geldiler. Çoğunun travması var, problemli, zihinlerinde olumsuzluklar oluşturulmuş, ekonomik imkandan yoksun. Zaman içerisinde gelmişler, Diyarbakır'a sığınmışlar." dedi. 

Nüfusun 20 yıl içinde birkaç kat arttığını ve hazırlanmaya çalıştıklarını ifade eden Toprak, eğitimde 60-70-80 kişilik sınıflar olduğunu belirterek, ikili eğitimle birlikte bunu 40'lara indirme noktasına getirdiklerini söyledi. Diyarbakır'ın, tarihte 1100'lerde Mesudiye Medresesi'nde 1 milyon kitabın olduğu bir şehir olduğunu hatırlatan Toprak; okuyan, yazan, çizen, edebiyatçısı, tarihçisi olan önemli bir şehir olduğunu ifade etti.

"2 BİN 280 DERSLİĞİN YAPIMINA BAŞLADIK"

Diyarbakır'ın eğitimde sıçrama yapması gerektiğini, 75'incilikten 40'lara kadar gelmesi gerektiğini belirten Toprak, şöyle devam etti: "Bu, bir hamle meselesidir. Hamleyi de başlatmış bulunuyoruz. Şu an toplam 10 bin derslik var. Ama şu anda parası hazır bir şekilde üzerinde çalıştığımız 2 bin 280 tane dersliğin yapımına başladık. Öğretmen sayısı 16 bin 500'e çıktı. 10 yıl öncesinde 5 binlerde gidiyordu. Çocuklarımızı, eğitim alanında daha fazla tutabiliyor muyuz? Eğitim dışında çocuklarımız sokaklarda mı kalıyor; anne babanın ilgi alakası nedir? Anne ve babaya yönelik eğitimlerimiz nedir, bilinçlendirmemiz nedir? Onun dışında sorumluluk sahibi sivil toplum örgütlerinin, derneklerin bu manada eğitime ilave katkılarını fazlaca alabiliyor muyuz? Onların ilgi alakaları nedir; buna bakmak lazım.

Diyarbakır'da bu manada ona da teşekkür etmek istiyorum. Bir taraftan devletimizin zorunlu eğitim noktasındaki dersliklerimiz, öğretmenlerimiz vefakar, cefakar bir şekilde çalışıyorlar. Onun dışında sosyal destek projeleri, aile destek merkezleri, kadın destek merkezleri, velileri bilinçlendirme noktasında çalışmaları var. Ama sivil toplum örgütlerimizin bu manada eğitimin içeriğini kuvvetlendirmek, bu rakamları daha iyi bir noktaya getirebilmek için okuma salonları ve benzeri yerlerle çok ciddi katkılar alıyoruz. Onun için ben sivil toplum örgütlerine de bu manada okuma salonları için çok teşekkür ediyorum. Çünkü eğitim sadece okulda verilen bir eğitim değil. Şüphesiz anne baba eğitimi ailede çok önemli, olmazsa olmazımızdır. Onun dışında eğitim birimlerimiz, kurumlarımız asla ve asla vazgeçilmesi mümkün değildir. Ama onunla birlikte çocuğun aile ve okul dışındaki zamanına yönelik olarak neyle hangi etkinliklerle bunu değerlendiriyoruz; o önemlidir.

Çocuk, internet kafede mi tıkanıp kalıyor? Yahut orada öngörülemeyen, ölçülemeyen bir takım olumsuzluklarla mı uğraşıyor? Yoksa sokağın albenisi yüksek, çocuğun aklını başından götüren ama gelecektede ailenin aklını başından götürecek olumsuzluklara giden yolda çocuk eğitiliyor mu? Yoksa oradan çekip çıkarıp aileyle birlikte sivil toplum örgütleri içinde vicdanında bu güzellikleri yaşayanların sosyal sorumluluk projeleriyle birlikte değişik noktalarda eğitime katkısı nedir? Evet, bugün Diyarbakır'da bugün bunları çok daha fazla alıyoruz."

"KENETLENELİM, BİRBİRİMİZE GÜVENELİM, DEĞER VERELİM, GENÇLERE KALBİ DAVRANALIM"

Bütün bu çalışmalar ve projelerin, kadim Diyarbakır'ın gerçek değerine yansıyacağına inandığını belirten Toprak, geçmişteki o ruhu yeniden diriltecek çalışmalar olduğunu söyledi. Toprak, "Yeter ki kenetlenelim, birbirimize güvenelim, inanalım; insanlarımıza değer verelim, insanlarımızı hissedelim, dokunalım, göz göze gelelim, birbirimizi anlayalım. Kalbi gençlerimize de davrandığımızda bunun sorumluluğuyla hareket ettiğimizde o kara ve olumsuz tablodan da kurtulmuş olacağız. Ama çok çalışmamız gerekiyor." diye konuştu.

Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, şehirdeki suçlarla ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye'nin zaman içinde göçü yönetemediğine dikkat çeken Toprak, 80 öncesi ekonomik amaçlı göç yönetilemediği gibi Diyarbakır'da da 80 sonrası terör ve terörle birlikte gelen ve oluşan göçlerin yönetilemediğini ifade etti. Göçler yönetilemediğinde, göçün kendilerini yönetmeye başladığını anlatan Toprak, aileler, çocuklarını yönetemeyince sokakların çocukları yönetir hale geldiğini vurguladı.

Mekanın, suç ve suçluluğun merkezi olmaktan çıkarılması, vicdanların ve gönüllerin suç ve suçluluk olarak o ortamdan çıkarılması, her bir kişinin başına bir polis verilmese bile polisin 'önleyici polislik' sıfatıyla daha fazla bununla iştigal etmesi gerektiğini ifade eden Toprak, çözüm süreciyle birlikte gelişen çerçevede terör dışı alanlarda terörle birlikte var olan, terörün beraberinde getirdiği suç türlerinin de önlenmesine yönelik çok önemli çalışmalar olduğunu söyledi.

Ayrıca, bilinçli anne ve baba olma konusunda ciddi bir eğitim kampanyası içinde olduklarını anlatan Toprak, suça iten mekanların yeniden düzenlenmesine çalışıldığını kaydetti. Toprak; sorunu, başkalarının sorunuymuş gibi göstermekten öte 'ben bu konuda ne yapabilirim' arayışına girilebilmesi gerektiğini vurguladı. Diyarbakır'ın turizm şehri olduğunu ve çözüm süreciyle birlikte kafilenin birinin gidip birinin geldiğini anlatan Toprak, artık şehirlerin örnek olması gerektiğini ifade etti.

HABERE YORUM KAT