1. HABERLER

  2. ALINTI YAZARLAR

  3. Üzülme sen iki gözüm?
Üzülme sen iki gözüm?

Üzülme sen iki gözüm?

Özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son konuşmasından sonra, Ahmet Kaya'ya o malum gecede yapılanlar bir bir ortaya çıkmaya başladı.

A+A-

Vatan Gazetesi yazarı Reha Muhtar'da bugünkü köşe yazısında o kahreden geceyi anlatarak kendini savundu.

İŞTE REHA MUHTARIN KÖŞE YAZISI:

"Üç çocuğum üzerine yemin ediyorum: Ahmet Kaya'ya tek kelime hakaret etmedim..."

Sakinleştirmek dışında tek bir harekette bulunmadım... Peki sen ne yapmaya çalışıyorsun Balçiçek?..

Reha Muhtar
Reha Muhtar
İnsan gibi insanın hayattaki en önemli varlığı çocuklarıdır... Adam gibi adamın yaşamındaki en kutsal varlık yine çocuklarıdır...

Çocukları kendi canından, daha kıymetli; çocukları kendi hayatından daha kutsaldır...

Adam gibi adamlar yalan söylemezler...

Yalanı vicdanları için bir taşınması ağır bir yük sayarlar...

Fakat yalan söylediği yolunda kuşku belirirse bile; adam gibi adamlar; en azından hayattaki en kutsal varlıkları olan çocuklarının üzerine yalan yere yemin etmezler...

Bu girişi yaptım...

Çünkü birazdan Türkiye'de oynanan oyunu deşifre etmek için, hayatımın en kutsal, en değerli varlıkları üzerine yemin edeceğim...

***


Dün Balçiçek İlter isimli hanım, Habertürk televizyonunda benim ismimi; Gülten Kaya'ya dayandırarak “benim ismimi kirli bir iftira içeren bir suçlamaya” sokmaya kalkıyor...

Olay hakkında, tek bir ters görüntüm, tek bir sözcüğüm, tek bir hareketim olmadığı halde, beni “kirli bir kampanyanın parçası” yapıyor...

Bu arkadaş gazeteci olarak görev yapıyor...

Televizyoncu olarak da program...

Fakat geçmişte “Fikri Sağlar'la yaptığı röportajı, dergisinde yayınlamadan önce, gizli merkezlere götürdüğü ve onlarla paylaştığı” mahkeme zabıtlarında yer aldı...

Fikri Sağlar kendisiyle gazeteci olarak görüşüp, görüşmeyi yayınlamadan önce gizli merkezlerle paylaşan Balçiçek İlter isimli arkadaştan tazminat almaya hak kazandı...

Balçiçek İlter (o zamanki soyadıyla Pamir) dergisi için röportaj yaptığı görüşmeyi niye yayınlamadan önce gizli merkezlerle paylaştı?..

Onlara Fikri Sağlar hakkında ne anlattı;

Bu soruların cevabı bilinmiyor...

***


Fakat aynı Balçiçek İlter (Pamir), ne ilginçtir ki Fikri Sağlar olayından birkaç sene sonra bu kez de gayet enteresan bir şekilde, bütün ayrıntılarını onlarca defa yazdığım ve anlattığım bir geceye “beni de eklemlendirerek” hedef yaratmaya kalkıyor...

Balçiçek İlter'e önce şunu söyleyeyim...

Benim hayatta her şeyim açık...

Gizli kapaklı ilişkilerim yok...

Röportajlarımı gizli merkezlerle paylaşarak gazetecilik yapmıyorum...

Psikolojik harekatlar yapmam, ama yapanları anlarım...

Balçiçek İlter yazılarında, söylemlerinde, yayınlarında, gazetelerinde, televizyonlarında Ahmet Kaya'ya küfür edenleri gayet iyi biliyor...

Bunların hiçbirini özellikle ve nedense hiç dile getirmiyor...

Onun yerine sanatçılarla birlikte beni o gece 10. Yıl Marşı okudular diye hedefe koyuyor...

YALAN SÖYLÜYOR BALÇİÇEK İLTER...

O resimdekiler ve o sanatçılar; 10. Yıl Marşı okumuyorlar...

O resimdeki ünlü sanatçılar ve ben, salonda gerilen sinirleri, saldırganlığı, mütecavizliği engellemek için, havayı yumuşatmak uğruna Türkiye'nin barış şarkısı olan Memleketim şarkısını söylüyorlar...

Ne İbrahim Tatlıses, ne Mahsun Kırmızıgül, ne Emel Sayın, ne Ajda Pekkan, ne Muazzez Ersoy, ne Ferdi Tayfur, ne Reha Muhtar, ne Beyazıt Öztürk, o şarkıda ortamı germeye değil; yumuşatmaya çalışıyor...

Memleketim şarkısıyla ortam gerdirilmez...

Memleketim şarkısıyla ortam yumuşatılır...

Ortamı yumuşatacak, Yunus'tan, Emrah'tan, Mevlana'dan bahseden şarkı, Anadolu'nun barış şarkısıdır...

O sanatçılar o barış şarkısını mırıldanıyorlar...

***


O şarkıyı o gece ortamı yumuşatmak için söyleten benim...

10. Yıl Marşı'nı söyletmiyorum, ortam daha fazla gerilmesin diye Mevlana, Yunus ve Emrah'tan oluşan barış ve birlik şarkısını hep beraber söylüyoruz... Bu insanlar Ahmet Kaya'ya tek bir kelime de laf etmiyorlar sahnede...

***


Şimdi gelelim adam gibi adam olmanın şartına...

Yemine...

Üç çocuğumun üzerine yemin ediyorum ki;

Ne o gece...

Ne başka bir gece...

Ne herhangi bir canlı yayında,

Ne herhangi bir köşe yazısında...

Ne herhangi bir röportajda...

Ne o gecenin herhangi bir anında...

Ne o gecenin dışında herhangi bir yayın anında...

Ahmet Kaya ile ilgili tek bir kelime kötü bir laf... Tek bir hakaret dolu sözcük etmedim.. 

***


Yine üç çocuğumun üzerine yemin ediyorum ki;

Öfkenin kabardığı o esnada, insanları sakinleştirmeye çalışmak, Ahmet Kaya'yla sakinleştirici bir röportaj yaptırmak dışında, en ufak, en minik, en basit bir davranışta bile bulunmuyorum...

Olayın böyle olduğunu, hiç yüksünmeden “en değerli ve kutsal varlıklarım üzerine yemin ederek” açıklıyorum...

Peki sen Balçiçek ne yapmaya çalışıyorsun?.. Bir şeyleri mi örtmeye uğraşıyorsun?..

Birilerini mi kollamaya çalışıyorsun?..

Ahmet Kaya'ya operasyon yapan o talimatları veren gerçek sorumluların üzerlerini mi örtmeye çabalıyorsun?..

Niye Ahmet Kaya operasyonunu yalan haberlerde montajlı haritalarda, yazılarda küfür, hakaret, aşağılama yoluyla sistematik itibarsızlaştırma faaliyetinde, onu linç edenleri, manşetlerden ve sayfalardan linç edilmesi için talimat verenleri açıklamıyorsun?..

Kimi korumaya çalışıyorsun Balçiçek?..

Kimi ve kimleri?.. 

AHMET KAYA'YA SİSTEMATİK LİNCİ KİMLER YAPTI?

Balçiçek İlter;

1) Ahmet Kaya'nın gecesi planlı bir gece değildi...

Kaya konuşunca, o sırada arka arkaya verilen şehitlerden, olaylarla gerilmiş ve böyle bir konuşmayı hiç beklemeyen salon “ırkçı, lümpen ve saldırgan bir tepki” oluşturdu...

Bu faşist, saldırgan ve lümpen tepki haksız, tacizkar ve rezildi...

Ancak planlı ve organize değildi...

Çünkü böyle bir konuşmanın o anda yapılacağını kimse bilmiyordu...

Fakat Ahmet Kaya'yla ilgili esas planlı, programlı, taammüden lince yönelik kampanya bu olayın sonrasında sızdırılan haberler, yazılan küfür, hakaret, aşağılama dolu yazılarla başlatıldı...

Ahmet Kaya'nın adam olmadığı, cibilliyetsiz olduğu, şerefsiz olduğu, para için her şeyi yapabileceği günlerce malum köşe yazarları tarafından yazıldı, çizildi...

Ahmet Kaya olayının arkasındaki gizli tezgahı çıkartmak istiyorsan, niye o günlerde çalıştığın yayın grubunun gazeteleri de dahil, diğer gazete grubunun yayınlarının arşivlerine girip ne yapıldığını anlamaya çalışmıyorsun?..

***


2) Montajlı harita haberlerini kim servis etti?...

Bu montajlı haritalardan kimler destek alıp Ahmet Kaya'ya en galiz küfürleri savurdular?..

Onu itibarsızlaştırmak, hedefe koymak için kimler en pis yazıları yazdılar, manşetler attılar?..

***


3) Ahmet Kaya tek başına Paris'e gitti...

O Paris'teyken ve bütün Türkiye'ye küsmüşken, hangi yakını ona, “Şu gazeteciyle görüş, derdini ona anlat... Kamuoyuna o anlatsın...” diye ısrar etti?..

Ahmet Kaya “Kimseye güvenmiyorum” dedi mi?..

Dediği halde ısrar üzerine o gazeteciyle görüştü mü?..

O gazetecinin yaptığı ve o anda tek umudu olan görüşme o gazetede “Madamın çocuğu...” diye dokuz sütuna manşetten verildi mi?..

***


4) “Şerefsiz, adam değil, cibilliyetsiz, para için her şeyi yapan bir karakter” diye yüzlerce hakareti niye tarayıp gündeme getirmedin?..

Sızdırılan yalan haberlerin arkasında Ahmet Kaya'yı linç etmek isteyen operasyonu ve sırrı niye ortaya çıkartmaya çalışmadın?..

Bunları niye örtüyorsun Balçiçek?..

***


5) Bunun yerine İbrahim Tatlıses'in ve benim aralarında bulunduğum insanların, o gece 10. Yıl Marşı söylediği yalanını ortaya atarak hedef şaşırtıyorsun...

Onlar ve suçladığın ben o gece 10. Yıl Marşı'nı değil, memleketim şarkısını söyledik...

İbrahim Tatlıses bu barış sürecine sol tarafı tutmayan felçli kolu ve hareketsiz eliyle, katılıyor...

Ben ilk gününden beri, bu barış gerçekleşsin diye; oynanan bütün oyunları deşifre etmeye çalışıyorum...

O koroda gösterdiğin Muazzez Ersoy, Ajda Pekkan gibi sanatçılar barış süreci başarılı olsun diye isimlerini ve yüreklerini ortaya koyuyorlar... 

Şimdi niye o koronun 10. Yıl Marşı söylediği yalanı ortaya atılıyor Balçiçek?..

***


6) Hâlâ merak ederim; sen gerçekten, Fikri Sağlar gibi faili meçhullerin üzerine giden namuslu ve dürüst bir Meclis komisyon başkanıyla yaptığın görüşmenin hangi tarafını anlatmak için gizli yerlere gitmiştin Balçiçek?..

***


7) Ahmet Kaya'yı sistemli bir şekilde linç edenleri gizleyip, hedefe göz göre göre yalan söyleyerek '10. Yıl Marşı okudular' şeklinde bir ifadeyle “sanatçıları koyman” yeni bir faili meçhul operasyonun habercisi olursa ne yapacaksın Balçiçek?..

Sana çocuklarınla sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat diliyorum arkadaş!..

Hoşçakal...

Selam söyle gördüklerine ve görüştüklerine...
Bu haber toplam 12681 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT