1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Uzmanından spor uyarısı
Uzmanından spor uyarısı

Uzmanından spor uyarısı

Dicle Üniversitesi Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan, haftada en az 5 gün 45 dakikalık tempolu yürüyüşün, tansiyon ve kötü kolesterolü düşürdüğünü belirterek, stresi azalttığını söyledi.

A+A-
Kalp damar hastalığına yakalanmamak için de önerilerde bulunan Prof. Dr. Sait Alan, spor yaparak ideal bel çevresinin yakalanması halinde kalp damar hastalığına yakalanmanın ortadan kalkacağını ifade ederek, bu konuda yapılması gerekenlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Haftada en az 5 gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Alan, “En ucuz ilaç spordur, spor tansiyonu düşürür, faydalı kolesterolü yükseltir, zararlı kolesterolü düşürür, mutluluk hormonu salgılatarak stresi azaltır. İdeal bel çevresi erkekte 102 santimetre kadında 88 santimetredir. Liseli çağlarda sahip olduğumuz bel çevresini koruyabilirsek kalp damar hastalığına yakalanma ihtimalimiz familyal sebepler dışında hemen hemen imkansızdır. Haftada iki gün 2-3 köfte kadar et tüket.
 
Ülkemizde kalp hastalığının ve ona bağlı ölümlerin en sık görüldüğü bölgeler; et tüketiminin yüksek sebze tüketiminin düşük olduğu doğu bölgelerimizdir. Bugün sigaranın başta kanser olmak üzere kalp damarlarını tıkadığı bilimsel olarak yüzde 100 kanıtlanmıştır. Ülkemizde faydalı kolesterolün kandaki değerleri genetik olarak düşüktür, faydalı kolesterol kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etki sağlar. Zeytinyağının en büyük özelliği faydalı kolesterolü yükseltmesidir, Türkiye'de kalp damar hastalıklarının en az görüldüğü bölgelere baktığımızda zeytinyağı ve aynı zamanda sebze tüketimini yüksek olduğu Ege Bölgesi'ni görmekteyiz. İnsanın acizlik ve zayıflığını kavrayarak yaratıcısına sığınması, omzundaki tüm yükleri ve stresini ona emanet etmesi kişiyi rahatlatacak, stres hormonlarını azaltacaktır. Basit tedbirlerle kalp hastalıklarına karşı koruyuculuk, yaş gruplarına göre yüzde 90 ve üzeri olabilmektedir. Asıl olması gereken de budur. Koruyucu hekimlik açısından öncelikle hastalığa yakalanmama gayreti içinde olunmalıdır” dedi.
 

HABERE YORUM KAT