1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Üstün zekâlı çocuklar bataklıklara daha çok sürükleniyorlar'
'Üstün zekâlı çocuklar bataklıklara daha çok sürükleniyorlar'

'Üstün zekâlı çocuklar bataklıklara daha çok sürükleniyorlar'

Diyarbakır’da eğitim ve öğretim yılında engelli çocukları bulunan ailelere yönelik seminer verildi.

A+A-

Seminere katılan Yardımcı Doçent Doktor Saliha Antar, üstün zekâlı çocukların eğitimine önem verilseydi, bugün Türkiye’nin çok farklı bir konumda olacağını söyledi. Antar, “Üstün zekâlı çocuklar aşırı zeki olduğu için daha çok uyuşturucu, fuhuş ve çeşitli bataklıklara sürükleniyor” iddiasında bulundu.


Melike Belkıs Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından organize edilen ve Kale Ortaokulu konferans salonunda gerçekleştirilen seminere, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şahin Demirkol, İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bozdoğan, rehber öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.


Melike Belkıs Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Muharrem Kara rehabilitasyon merkezini tanıttı, merkezin faaliyetlerini anlatan kısa bir slayt gösterisi sundu.


Slayt gösterisinin ardından Selahaddin Eyyubi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Saliha Antar seminer verdi. Yardımcı Doç. Dr. Antar, Türkiye’de engelli eğitiminin yanı sıra üstün zekâlı öğrencilerin de eğitilmesi gerektiğini belirterek özetle şöyle konuştu;
 
“Üstün zekâlı çocuklar uyuşturucu ve çeşitli bataklıklara sürükleniyorlar”


 “Biz ülke olarak üstün zekâlı öğrencilerimize gerekli özeni gösterip onları eğitebilseydik, şu anda Türkiye çok farklı bir konumda olabilirdi. Beynin de zekâ seviyeleri vardır. 0-70 arası engellilerin kademeleri, 85-110 arası normal zekâ ve 110 üzeri ise üstün zekâlıdır.

Aslında anne ve babaların zorlandığı işte bu grupta olanlardır. Bu tür çocuklar aşırı zeki olduğu için daha çok uyuşturucu, fuhuş ve çeşitli bataklıklara sürükleniyor. 30 yıl Dicle Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyeliği yaptım ve yıllarca ceza evlerinde araştırmalar yaptım. Cezaevlerinde 14-20 yaş arasında yaptığım araştırmalara göre; en üstün zekâlı öğrencilerin hırsız olduklarını, zekâsı en düşük olanların ise cinayet işleyen çocuklar olduğunu saptadım. Çünkü onlar daha çabuk kandırılabiliyorlar. Bunun tek suçlusu onlar değildir. İşte bugün dünya karıştırılıyorsa, bu çocukları eğitmediğimiz içindir. Avrupa bu konuda biraz daha ileridir. Aslında bu çocuklarımızı eğitebilseydik, şu anda Türkiye çok farklı bir konumda olabilirdi.
 
 
Beynimizi doğru kullanmayı öğrenmeliyiz. İşte kalp krizi geçirdim diyorlar. Tabi ki geçirirsin, çünkü beynini doğru kullanmıyorsun. Dikkat edin psikolojik sorunlar, biyolojik sorunları beraberinde getiriyor. Beyniniz çöplük değildir. Beynini doğru kullanırsan en büyük dostundur. Ama kullanamazsan kalp krizi de geçirirsin, kanser de olursun. En büyük dostumuzun beyin olduğunu bilmiyoruz ve güzelliği hep çevremizde arıyoruz. Arabalarda, eşyalarda, eğlencede arıyoruz.
 
“Beynimizi doğru kullanamıyoruz”
 
 
Evlenmeler, boşanmalar, sokaklarda çocuklar. Nedir bu savurganlık? İşte bunların hepsi beynimizi doğru kullanamadığımız içindir. Bu yüzden çarpıklaşıyor, yobazlaşıyoruz.


Engelli lafını da ben hiçbir zaman sevmedim sevmem de. Birisi engelli dediğinde o zaman ben de engelliyim diyorum. Çünkü benim beynim de 110 üzeri değil. Çocuklarımızı kabullenelim, zordur biliyorum ama eğitim ile her engeli aşarsınız.”
 
 
Yardımcı Doçent Doktor Saliha Antar, konuşmasının ardından velilerin sorularını cevaplaması ile seminer sona erdi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler