1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Üretici de tüketici de kazanıyor
Üretici de tüketici de kazanıyor

Üretici de tüketici de kazanıyor

Kadının emeğini ve üretimini önceleyen Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği kapılarını çiftçilere de açtı.

A+A-

Bin 570 kadın üreticiyle çalışan dernek, şimdi de 14 köyde 164 çiftçiyle bağ kurarak üretilen tarımsal ve hayvansal ürünleri, şirket ve komisyoncular olmadan tüketiciye ulaştırıyor. Sadece bir köyden yıl içinde 3 ton peynir tüketiciye ulaştıran dernek, çiftçinin emeğinin karşılığını alması ve üretimde bilinçlenmesini hedefliyor.
 
Diyarbakır'da 2012 yılından bu yana faaliyet yürüten ve kadın emeğinin görünür kılınması için önemli çalışmalarda bulunan Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, faaliyet alanlarını genişleterek çalışmalarını büyütüyor. Ev eksenli örgütlenmelerle kadınların ürettiği tandır ekmeği, çorap, folklorik bebek ve yöresel kıyafetler ile çeşitli el işlemelerini tüketiciye ulaştırmakla başlayan dernek, tarım ve hayvansal ürünler için de işe koyuldu. Bölgede geçimin temel kaynağı olan tarım ve hayvancılıkta, üreticilerin emeğinin karşılığını alması ve doğal yöntemlerle elde edilen ürünlerin "komisyoncu" olmadan direkt tüketiciye ulaştırılması için kolları sıvayan dernek, şuana kadar 14 köyde örgütlülük sağladı. Aynı zamanda üretimde bilinçlendirmeyi de hedefleyen dernek, iletişimde olduğu ve sürekli bir üretimin söz konusu olduğu bin 570 kadının yanı sıra 14 köyde 164 çiftçinin ürettiği tarım ve hayvansal ürünleri tüketiciye ulaştırırken, üreticiler ise memnuniyetini dile getirdi.
 
Diyarbakır ile Urfa'nın Siverek ilçesi arasında kalan Karacadağ bölgesinde bulunan Karabahçe köyündeki 16 aile, tarımsal ve hayvansal ürünlerini, mevcut piyasan daha yüksek bir fiyatla derneğe satıyor. Sürekli olarak dernek yöneticileri tarafından ziyaret edilen ve üretim konusunda öneri ve gerektiğinde eğitim alan üreticiler, emeklerinin karşılığını alma konusunda memnun olduklarını dile getirdi. Karabahçe köyünde bulunan İbrahim Peltek isimli yurttaş, geçimlerini çiftçilikle sağladıklarını belirterek, "Hayvanlardan elde ettiğimiz, süt ve süt ürünlerini satıyoruz. Bahar aylarında ya mandıracılar gelir ya da biz ürünlerimizi pazarlara götürüp ticaretini yapanlara satıyoruz. Köye gelen şirketler bizden süt satın alıp peynir yapıp satıyorlar. Bu şekilde verdiğimiz emeğin karşılığını alamıyoruz çünkü ürünümüzü düşük bir fiyatla satıyoruz" şeklinde konuştu.
 
Hem üretici hem tüketici fayda sağlıyor
 
Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği ile tanıştıktan sonra elde ettikleri ürünleri derneğe satma kararı aldıklarını söyleyen Peltek, "Bu şekilde peyniri de kendimiz yapıyoruz ve daha iyi bir fiyata satıyoruz. Ürünü satın alan kişi de daha ucuza almış oluyor" dedi. 40 dönüme yakın sebze ektiklerini ve bu ürünlerinin pazarlanması ve satılması konusunda da dernekle çalıştıklarını kaydeden Peltek, bu şekilde ürettikleri sebzeleri önceden verdikleri fiyatın çok üstünde sattıklarına dikkat çekti. Peltek, "Örneğin biz sebze halinde bir kasa domatesimizi 8 TL'den verdiğimizde, bu tüketiciye 16 TL ile ulaşıyordu. Ancak dernek sayesinde aradaki komisyoncuyu ortadan kaldırdık ve hem biz kar elde ediyoruz hem tüketici daha düşük bir fiyata ürüne ulaşıyor" şeklinde konuştu.
 
Proje kapsamında ABD'ye gitti
 
Tarımdan en yüksek verimin elde edilmesi konusunda da derneğe bağlı mühendislerin kendilerine eğitim verdiğini ve bu konuda bilinçlendirildiklerini dile getiren Peltek, dernek aracılığı ile bir proje kapsamında ABD'ye giderek hem maddi destek hem de eğitim aldıklarını söyledi. Bu durumun kendilerini çok memnun ettiğini ifade eden Peltek, çalışmanın kendilerini ekonomik olarak rahatlattığını kaydetti.
 
Bin 570 kadın ürettiğini dernek üzerinden satıyor
 
Yürüttükleri çalışma ve amaçlarına ilişkin konuşan Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği Başkanı Gülbahar Örmek, oluşumlarını 2012 yılında derneğe dönüştüklerini söyledi. DTK Ekonomi komisyonuyla da çalışma yürüttüklerini kaydeden Örmek, ilk üretimlerinin Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki bazı ev bodrumlarda kültür mantarcılığı olduğunu belirtti. Üreticinin en önemli sorununun pazar sorunu olduğunu ve bu sorunu çözmeye dönük yoğunlaştıklarını ifade eden Örmek, "Pazar alanı ya da tüketici belirledikten sonra 'Tandır ekmeği' projesine başladık" dedi. Kadınların tandır ekmeklerini dernekleri aracılığıyla sattığını ifade eden Örmek, bin 570 kadınla irtibatta oldukları bilgisini vererek, "Sadece ekmek değil, reçel, salça, turşu, el işlemeleri gibi birçok üretim var" dedi. Ev içinde kalan kadın emeğini dışarı çıkarmayı amaçladıklarını ve dışarı çıkarılan emeğin karşılığını bulması noktasında hassasiyet gösterdiklerini belirten Örmek, ilişkilendikleri kadınların kendi aralarında örgütlenmesine de vesile olduklarını vurguladı.
 
Sadece bir köyden 3 ton peynir alındı
 
Çiftçinin en büyük sorununun emeğinin karşılığını alamaması sorunu olduğuna dikkat çeken Örmek, 14 köyde 156 çiftçiyle iletişime geçtiklerini belirterek, "Aldığımız ürünleri, daha önceden belirlediğimiz kesimlere ulaştırıyoruz. Tüketiciye cazip gelen, hem daha doğal yöntemle üretilen ürüne ulaşıyor, hem de daha ucuza alıyor. Üreten ise pazarcıya ya da şirkete sattığından daha yüksek bir ücretle satmış oluyor. Projemiz ise kar amacı gütmeyerek bu döngü ile kendini finanse ediyor" diye konuştu. Örmek, sadece Karabahçe köyündeki 16 üreticiden bu yıl içinde 3 ton peynir alarak tüketiciye ulaştırdıklarını kaydetti.
 
Baba da komisyoncu da devre dışı
 
Karabahçe köyünde bulunan Çelik ailesi de, ürettiklerini dernek aracılığı ile satıyor. Evde üretilen süt ve süt ürünlerinde emek sahibi olan Eylem Çelik, önceden elde ettikleri sütü, babasının alarak pazara götürdüğünü ve düşük bir fiyata sattığına dikkat çekerek, "Şimdi hem babam, hem de komisyoncu devreden çıktı. Dernektekiler buraya geliyor, sürekli iletişim halindeyiz. Ürettiğimizi onlara satıyoruz" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler