1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. TÜRKONFED'den Kürtçe rapor
TÜRKONFED'den Kürtçe rapor

TÜRKONFED'den Kürtçe rapor

Türkiye genelinde 155 derneği bünyesinde toplayan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'ndan (TÜRKONFED) Kürtçe açılımı.

A+A-
TÜRKONFED, tarihinde ilk kez yürüttüğü bir çalışmayla ilgili bir raporu Kürtçe olarak da bastı. Rapor, Diyarbakır'da tanıtıldı.
 
Türkiye genelinde 23 federasyon altındaki 155 iş dernekten oluşan, 208 milyar dolarlık iş hacmi, 65 milyar dolarlık da ihracat kapasitesi olan, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED)tarafından Diyarbakır'da gerçekleştirilen Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'nde yürütülen “Girişimciler için Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi” ile Türkçenin yanı sıra Kürtçe olarak da basılan projenin tanıtım raporunu, Diyarbakır'da düzenlenen bir toplantı ile tanıttı.
 
Gerçekleştirilen toplantıya Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy'un yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça, STK temsilcileri, oda ve borsa başkanları ile Doğu ve Güneydoğu bölgesinden çok sayıda girişimci katıldı.
 
Vali Aksoy, “Diyarbakır Birçok Yönüyle Önemli İllerimizden Birisidir”
 
Toplantıda konuşan Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır'ın hem günümüzde hem de tarihsel süreçte çok önemli bir kent olduğunu belirtti. Diyarbakır'da güzel bir programa ev sahipliği yapmanın mutluluğu içerisinde olduklarını kaydeden Vali Aksoy, iş dünyasının, ülkenin en dinamik kesimi ve kalkınmanın en önemli unsuru olduğuna vurgu yaparak sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
 
 “Onların ekonomiye kattığı değerler, yarattığı istihdam, ülkenin gelişmesi ve kalkınması için büyük önem taşıyor. Bu anlamda iş dünyamızın belirli bir kesimini bir arada bulunduran TÜRKONFED'in bu anlamda yaptığı önemli birçok çalışma var.
 
Bugün de bu çalışmalardan birini Diyarbakır'da gerçekleştiriyoruz. Diyarbakır 1 milyon 635 bin nüfusuyla Türkiye'nin 12. büyük ilidir. 17 ilçesi vardır ve tarihsel süreç itibariyle baktığımızda 33 ayrı medeniyete ev sahipliği yapmış, birçok farklı inanca, farklı kültüre sahip insanların bir arada hoşgörü içerisinde yaşadığı bir kenttir. Bugün kent merkezinde Sur bölgesinde farklı inançlara sahip ibadet merkezlerinin hala ayakta durduğunu görebiliyoruz. Bu da özellikle Diyarbakır'ın insanlarının birbirlerine karşı hoşgörüsünün, duyarlılığının, hassasiyetinin bir ifadesidir.
 
Diyarbakır birçok yönüyle önemli illerimizden birisidir. Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilimizin de ifade ettiği gibi surları 5.5 km uzunluğunda ve UNESCO Kültür Mirası listesine girmek için aday olmuş ve bu konuda çalışma yapan bir kent. İnanç turizmi bakımından peygamber kabirlerinin bulunduğu, sahabe kabirlerinin bulunduğu bir kent. Doğa ve arkeolojik anlamda da önemli değerlere sahip bir kent. Buğdayın dünyada ilk defa ekildiği ve anavatanı olduğu bir kent”
 
Vali Aksoy, “Silvan Projesi'nin Maliyeti 6,8 Milyardır”
 
Kentteki önemli projeler hakkında da bilgi veren Vali Aksoy, “Böylesi önemli birikime sahip olan Diyarbakır'ımızda sanayi ve iş dünyası anlamında da güzel gelişmeler var. Özellikle Türkiye'nin önemli bir kalkınma projesi olan GAP Projesi kapsamında Diyarbakır ilimiz sınırları içerisinde de önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor. 
 
Dicle Kral Kızı Barajı Projesi ve Silvan Barajı Projesi özellikle tarımsal anlamda sulanabilir arazimizi daha üst noktalara taşınması adına yürütülen önemli çalışmalardır. Bunların bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı devam etmektedir. Sadece Silvan Barajı Projesi tamamlandığında 305 bin kişiye ek istihdam imkanı sağlanmış olacaktır.
 
2015 birim fiyatlarıyla tamamlandığı takdirde yatırım maliyeti 6.8 milyardır. Bugün bölgede buna benzer birçok hizmet ve yatırım yapılmaya devam ediyor. Bölgenin özellikle tarımsal potansiyeli ve bu potansiyeli ortaya çıkarabilecek tarıma dayalı sanayinin de önümüzdeki süreçte Diyarbakır'da daha da üst noktalara taşınacağını ümit ediyoruz. Organize Sanayi Bölgemize yatırımcılarımız geliyor ve onlara arazi tahsisleri yapıyoruz. Ek bir alan geliştirme ile ilgili çalışmaları belirli bir aşamaya kadar getirdik.
 
Altyapı ihalesi yakın zamanda yapıldı. Yine bölgemizde önemli bir istihdam imkanı sağlayacağını düşündüğümüz Tekstil OSB'nin kurulmasıyla ilgili de yer seçimine kadar belirli bir aşamaya gelindi. Bunun da önümüzdeki süreçte burada gerçekleştirilmesi adına başta odalarımız olmak üzere yerel yönetimlerimizle birlikte çalışmaları ortaya koymaya devam ediyoruz. Diyarbakır bu anlamda gerek sanayisiyle gerek tarımıyla ve önümüzdeki dönemde kültürel ve doğal zenginlikleriyle de turizm sektöründe önemli bir konuma gelmiş olacaktır” şeklinde konuştu.
 
Vali Aksoy, “Çözüm Süreci Bütün Kesimler Tarafından Benimsendi”
 
Çözüm sürecinin Diyarbakır ve bölgemiz için önemine de değinen Vali Aksoy konuşmasını, “Özellikle son yıllarda Türkiye'nin gündeminde olan Diyarbakır ve bölgemizi de yakından etkileyecek olan çözüm sürecinin Diyarbakır'daki bütün kesimler tarafından da benimsendiğini ve hedefine ulaşması konusunda da bir fikir birliği olduğunu görüyoruz. Gerçekten bölgenin kalkınması ve gelişmesi için de büyük önem taşıyan ve bu yönüyle de bölgenin daha hızlı bir şekilde gelişmesine katkı sunacak önemli bir proje olarak görüyor ve değerlendiriyorum. 
 
Bu düşüncenin gerek iş dünyamızda gerekse Diyarbakır halkı tarafından da benimseniyor olması ve destekleniyor olması da daha kısa sürede hedefine ulaşmasına da önemli bir katkı sunacaktır. Bugünkü toplantımızın konusu girişimcilerimizin sosyal sorumlulukları konusundaki duyarlılığının arttırılmasıdır. Bu da gerçekten önemli bir husustur. Türkiye'de bu konuda henüz yeterli bir bilinç oluşturulamamıştır.
 
Birçok kurumumuzun gündeminde olan ve sınırlı sayıda STK'larımızın da çağrılarına uyan ve desteklenen bir konu. Ancak bu konuda iş dünyamızda bazı firmaların dışında arzu ettiğimiz noktada değiliz. Girişimcilerimizin sosyal sorumluluk projelerinde kendi kapasiteleri ölçüsünde yer almaları da hem onların başarısı adına önemli bir katkı sağlayacak hem de toplumda var olan birçok sosyal sorunların giderilmesinde de çok önemli bir katkı sunmuş olacaktır. Bu yönüyle de baktığımızda sosyal sorumluluk projelerimizin daha geniş kitlelere yayılması ve destek alması bakımından da buradaki toplantının önemli bir katkısı olacağını değerlendiriyorum.
 
Bu anlamda emeği geçen başta TÜRKONFED'in Başkanı Sayın Onatça'ya ve görev alan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Birikimlerini yaptıkları çalışmaları bugün bizlerle paylaşacak olan değerli konuşmacılarımıza da Diyarbakır'a hoş geldiniz diyorum. Çalışmalarından dolayı kendilerine tekrar teşekkür ediyorum” şeklinde tamamladı.
 
'Metropol kentler üretelim'
 
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı ise, TÜRKONFED'e raporlarını Kürtçe hazırlamasından dolayı teşekkür etti. Katılımcıları Kürtçe selamlayan Anlı, “Biz çok zengin bir coğrafya da yaşıyoruz. En büyük zenginliğimizde taşımız, toprağımız değil, insanımız. Nereye gidersek gidelim, en kıymetli, en nitelikli, en önemli varlığımız nedir denildiğinde insan öne çıkıyor.” dedi.
 
Diyarbakır ve Urfa Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın iki bileşeninin yaptığı araştırmalardan çarpıcı sonuçların çıktığını ifade eden Anlı, Urfa'nın büyüklük olarak 9, Diyarbakır'ında 12. sırada olduğunu; ama gelişmişlik sıralamasında Diyarbakır'ın 67, Urfa'nın da 73. sırada bulunduğunu söyledi. 27 ilin yoksulluk riski altında olduğunun altını çizen Anlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Bir hat çizilirse tam bir Doğu Batı ikilemi olur. Doğu Karadeniz'den aşağı inerseniz son derece negatif verilerle karşı karşıya kalırsınız. Bu durumu değiştirmek ve yanlışı düzeltmek mümkün. Hem bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını giderilmesi, hem tek tek okuryazarlıktan tutalım ölüm oranına, aile içi şiddetten tüm başlıklara geldiğimizde bunu pozitife çevirmek mümkün. Bunu pozitife çevirmek Türkiye'nin total pozitife dönüşümü anlamına geliyor.”
 
10 yıl önce bir öneriyle yatırımların sadece merkezi illere yapılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunduklarını belirten Anlı, “Burada tekrar dile getireyim öncellikli metropol kentler üretelim. Bu Diyarbakır, Van ve Trabzon olabilir. Kendi coğrafyasında bir dinamo görevi gören, sosyoekonomik gelişimi, ticari gelişimi, üretimi, totalle insan kapasitesini ve üretimini artıran modeller kurmak durumundayız.  Aslında üye olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği süreci bunun en tipik örneğidir ve en iyi organizasyonudur.” şeklinde konuştu. Kent olarak kardeşlik yüreğini ve ellerini ülkenin tüm bölgelerine uzatmaya hazır olduklarını ifade eden Anlı, “Diyarbakır'dan yüreğimizi Karadeniz'e, İç Anadolu'ya, Akdeniz'e, Trakya'ya,  bu ülkenin bütün zenginliklerine, bütün varlıklarına ve bütün ortak değerlerine uzatıyoruz. Sonuna kadar buna sahip çıkacağız, bundan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın.” dedi.
 
DOGÜNSİFED Başkanı Sah İsmail Bedirhanoğlu da, TÜRKONFED'in yine önemli bir çalışmaya imza attığını belirterek, “Bu çalışmanın önemli toplantı periyotlarından birini Diyarbakır'da gerçekleştiriyor. Yarın da aynı çalışmanın bir başka periyodunu Mardin'de yapacak. Dolayısıyla girişimciler için kurumsal sosyal sorumluluk projesi görünümü raporları adı altında, gerçekten çok ciddi çalışmalar yapıldı” dedi.
 
Yeterli yabancı sermayeyi çekemedik
 
TÜRKONFED Başkanı Süleyman Onat, Türkiye de kişi başına düşen milli gelirin 10 bin dolara yükseldiğini belirterek, “Avrupa Birliği sürecinde hızlanacak adımları yeterince atamadık. Komşularla sıfır sorun politikasını geliştiremedik. Çıkarılması geren yasaları düzenlemeleri yapamadık. Yeterli yabancı sermayeyi çekemedik. 
 
Kişi başına düşen 10 bin doların ütesine gidemedik. Madem İstanbul beraberinde 14 ili zenginleştiriyor ise o zaman İstanbul gibi illeri çoğaltalım. Bütün projeler İstanbul'da yapılıyor ve artık nefes alacak yer kalmadı. Madem bu zenginlik orada oluyor; gelin birkaç İstanbul daha yapalım. Diyarbakır'ı İstanbul yapalım etrafındaki iller de zenginleşsin. Birini Güneye, bir diğerini batıya yapalım. Türkiye, Güneydoğusunu barış, kardeşlik ve eğitim ile donatmak zorundadır. Barış sürecinin beraberinde buradaki yatırımların artması ile Türkiye ekonomisi büyüyecektir” dedi.
 
 
(Özgür Haber)

HABERE YORUM KAT