1. HABERLER

  2. BÖLGE

  3. 'Türkiye’ye verilecek tedbir kararını uygulamak zorunda'
'Türkiye’ye verilecek tedbir kararını uygulamak zorunda'

'Türkiye’ye verilecek tedbir kararını uygulamak zorunda'

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şırnak’ın Cizre İlçesi’ndeki sokağa çıkma yasağının kaldırılması ve operasyonların durdurulması için yaptığı başvuru nedeniyle Türkiye’den savunma istedi.

A+A-

AİHM, Türkiye’ye savunma yapması için 8 Ocak tarihine kadar süre verirken, başvurucu avukatlarından Neşet Girasun, Türkiye’nin AİHM’in olası tedbir kararıyla sokağa çıkma yasaklarını kaldırmak durumunda kalacağını söyledi.

 

Türkiye’nin alınacak bir tedbir kararını uygulamamasının AB ile tüm diplomatik ilişkilerinin sonu anlamına geleceğini kaydeden avukat Girasun, “Avrupa Konseyi Türkiye’ye karşı yaptırım yapma hakkına sahip ve ilk hamle olarak Avrupa Konseyi üyeliğini askıya alabilir. Türkiye bunu göze alamaz” dedi. 


Şırnak’ın Cizre ilçesinde 21’inci gününe giren sokağa çıkma yasağının kaldırılması için avukat Neşet Girasun ve Erkan Şenses tarafından 29 Aralık tarihinde AİHM’e doğrudan başvuru yapıldı.
 
Tahir Elçi’nin ağabeyi adına yapıldı


Cizre’nin Nur Mahallesi’nde yaşayan 28 Kasım tarihinde katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin ağabeyi Ömer Elçi adına yapılan başvuruda, Şırnak Valiliği’nin 14 Aralık günü ilan ettiği sokağa çıkma yasağının kaldırılması, güvenlik operasyonlarının durdurulması veya uluslararası standartlara uygun yürütülmesi için geçici tedbir talebinde bulunuldu.
 
AİHM, başvurudan iki gün sonra savunma istedi


Başvuruyu dilekçenin gönderildiği gün incelenmek üzere kayda alan AİHM, 31 Aralık günü Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nden konu ile ilgili savunma istedi.

 

AİHM tarafından Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış ilişkiler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, Türkiye’ye 8 Ocak gününe kadar savunma yapması için süre verildi. Mahkeme, başvurucunun yasal temsilcilerine de 21 Ocak tarihine kadar esas başvuruyu yapmaları için çağrıda bulundu.
 
AİHM 3 soru sordu


Türkiye’den Cizre’deki sokağa çıkma yasağı ile ilgili savunma isteyen AİHM, hükümetin vereceği savunma metninde cevap vermesini istediği 3 soruyu da gönderdi.

 

Türkiye’ye gönderilen yazıdaki ilk soruda sokağa çıkma yasağının yasal dayanağının ne olduğuna cevap verilmesi istendi. Mahkeme, hükümettin sokağa çıkma yasağının uygulandığı bölgede gerçekçi ve yeterli sağlık hizmetlerinin sunulup sunulamadığını ve temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanamadığını da sordu. AİHM, son olarak başvurucunun evini terk etmek istemesi halinde tahliyesinin sağlıklı bir şekilde yapılıp yapılamadığı sorusunun da cevaplanmasını istedi. Gönderilen yazıda başvurucu temsilcisi avukatların dilekçesinde belirttiği sivil ölümlerle ilgili de Türkiye'nin savunması istendi.
 
“Türkiye 8 Ocak’a kadar savunmayı göndermek zorunda”
Türkiye’nin 8 Ocak gününe kadar AİHM’in talep ettiği savunmayı göndermek zorunda olduğunu anlatan avukat Neşet Girasun, “Türkiye 8 Ocak’a kadar savunma vermezse süreyi kaçırmış oluyor. Türkiye’nin savunma vermesi akabinde bizimde Türkiye’nin öne süreceği tezlere cevap vermemiz için süre verilecek ve biz bu süreyi beklemeden hemen buna cevap vereceğiz. Bizim 29 Aralık günü yaptığımız başvurudan sonra Cizre’de sivil ölümleri devam etti. Hatta bir sağlık çalışanı başvurucunun yaşadığı Nur Mahallesi’nde öldü. Başvuruda ne kadar haklı olduğumuz söylediklerimizin ne kadar doğru olduğu ortadadır.

 

AİHM’in bu konuda tedbir talebimizi kabul etmesi gerekiyor. Başvurucu müvekkilimiz halen Nur Mahallesi’nde her türlü kamu hizmetinden yoksun, insan onuruyla bağdaşmayacak şekilde adeta bir işkenceye tabi tutulmuş vaziyette yaşamaya çalışmaktadır. Bu tüm Cizre için geçerlidir” dedi.
 
 “Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğini askıya alabilir”
AİHM’in talep ettikleri tedbir kararlarını kabul etmesi durumunda Türkiye’nin bunu uygulamak zorunda olduğunu anlatan avukat Neşet Girasun, uygulanmaması durumunda Türkiye’nin büyük yaptırımlarla karşı karşıya kalacağını belirterek şöyle dedi:


 “Türkiye tedbir kararlarını uygulamak durumunda, yani sokağa çıkma yasağını kaldırmak durumunda, dolayısıyla sokağa çıkma yasağı kalkacağına göre mantıken operasyonlarda durur. Türkiye Avrupa Konseyi’nin bir üyesi ve yargı yetkisini kabul etmiş AİHM’in ve bu alanda hiç bir tartışma yok. Uygulanmaz ise bir defa Avrupa Konseyi Türkiye’ye karşı yaptırım yapma hakkına sahip. Mesela Avrupa Konseyi üyeliğini askıya alabilir.

 

En büyük yaptırım üyelikten çıkarma olur ancak ilk olarak üyeliğinin askıya alınması olabilir ve bu durumda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki tüm diplomatik ilişkilerin sonu anlamına geliyor. Türkiye hiçbir zaman böyle bir riski göze alamaz. Üyeliğin askıya alınmasını bile çıkarılmayı bir tarafa bırakıyorum” dedi.
 
“Diğer yerlerde de yasak kalkmalı”


Kararın ve uygulamasının Türkiye’nin tutumuyla ilgili, hukuka ne kadar saygılı olacağının da ortaya çıkaracağını dile getiren avukat Girasun, “Cizre için alınacak kararın diğer ilçelerde sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerde de uygulanması gerekiyor. Çünkü bir bütün olarak buna yaklaşmak gerekiyor. Türkiye bu kararı verirken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğu tespiti yapılacak. Türkiye’de AİHS’e taraf ve 90-92 maddesine göre iç hukukunda üzerindedir. Dolayısıyla bu tabloya baktığımız zaman Türkiye diğer yerlerde de sokağa çıkma yasaklarını kaldırmalı, kaldırmasa bile bu şekilde ağır bir orantısız sokağa çıkma yasağını uygulayamaz, uygulayamaması gerekir” diye konuştu.
 
“Tazminat talepleri gelebilir”


 “Yasağın kalkması insanları işkence hayatından çıkaracaktır” diyen avukat Neşet Girasun, yasak kalkacağı için insanları günlük yaşamlarının kolaylaşacağını ifade ederek, “Bir kere insanlar her gün işkence yaşıyor. Hem bu işkence hayatı sona erecek belki, hem Türkiye’nin bu uygulamaları hukuka aykırı olduğu ortaya çıkacak. Bu yönden farklı girişimler olabilir. Karar ile birlikte tazminat talepleri de olabilir” dedi.
 
“AİHM’e direk başvuru”


Başvurularının bir özelliğinin de Anayasa Mahkemesi’ne başvurmadan direk yapılan ilk başvuru olduğunu kaydeden av. Neşet Girasun, “Biz, ‘Türkiye’de iç hukuk yollara sonuç alıcı değil’ direk AİHM’e başvurduk” dedi. Ömer Elçi adına başvuru yaptıklarını kaydeden Girasun, Ömer Elçi’nin, 28 Kasım tarihinde öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin ağabeyi olduğunu söyledi.
 
Anayasa Mahkemesi’ne ilk başvuruyu Tahir Elçi yapmış
Kendisinin de Tahir Elçi’nin son üç yıldaki ortağı olduğunu anlatan Girasun, Türkiye’de sokağa çıkma yasaklarıyla ilk başvuruyu da rahmetli Tahir Elçi ile birlikte kendisinin yaptığını dile getirerek şöyle dedi:


 “Biz Anayasa Mahkemesi’ne Cizrde’deki sokağa çıkma yasağının kaldırılması için ilk başvuruyu birlikte yapmıştık. Bundan üç ay önce Cizre ile ilgili, yasaklarla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yapılan ilk başvurudur. İlk yasak ile birlikte yaptığımız başvuruyu Anayasa Mahkemesi talebimizi reddetmişti ama ret kararı ile birlikte iki saat sonrasında Şırnak Valiliği sokağa çıkma yasaklarını kaldırmıştı.

 

Tam’da 12 Eylül’de o zaman biz AİHM’e gidememiştik yasak kalktığı için. Ben zaten Tahir Bey ile birlikte dosyaları takip etmeye çalışıyordum. Şimdi ise dosyaların takibine devam ediyorum. Bize deneyimleri, pratiği her zaman yol gösterici olacak. Sadece bana değil, insan haklarını savunmak alanında çalışacak tüm avukatlar için Tahir ağabey bulunmaz bir hazinedir”

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler