1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Türkiye'nin en huzurlu üniversitelerinden biriyiz'
'Türkiye'nin en huzurlu üniversitelerinden biriyiz'

'Türkiye'nin en huzurlu üniversitelerinden biriyiz'

DİYARBAKIR- Dicle Üniversitesi (DÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, Kobani olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

A+A-
Prof. Dr. Eyigün, Avrupa basınının günlerdir Türkiye'nin savaşa girmesi gerektiğini ve Kobani düşerse bunun sorumlusunun Türkiye olacağını yazdığını belirterek, Avrupa'nın Kürtleri sevdiğini ve koruduğunu düşünmenin saflık olacağını kaydetti.
 
DÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Eyigün, IŞİD'in Kobani'ye saldırılarını protesto etmek amacıyla çıkan olaylara ilişkin İHA'ya açıklamalarda bulundu. İlk olarak Kobani olayları nedeniyle, üniversitede okuyan birçok batılı öğrencinin tedirgin olarak, memleketlerine döndükleri iddialarına ilişkin konuşan Eyigün, DÜ'de çoğu bölge illerinden olmak üzere, 55 ilden gelen yaklaşık 32 bin öğrencinin öğrenim gördüğünü söyledi.
 
Prof. Dr. Eyigün, "Geçen yıl yaşanan bir iki gerilimli günü saymazsak Türkiye'ni en huzurlu üniversitelerinden biriyiz. Bunu burada öğrenim gören tüm öğrenciler biliyorlar. Ayrıca öğrencilerimiz arasında şu ana kadar hiçbir şekilde Doğu'dan Batı'dan şeklinde bir ayrım yapılmadığı için de öğrenciler rahatlıkla eğitimlerine devam ediyorlar" dedi.
 
Hem bayram tatili hem de üniversite senatosunun olaylar nedeniyle 3 günlük tatil kararı aldığını, bu nedenle de uzun bir tatil dönemi yaşadıklarını anımsatan Prof. Dr. Eyigün, "Bundan dolayı haftanın ilk gününde gelmeyen öğrenciler de söz konusudur. Ancak bizim akademik birim amirlerimiz, dekanlarımız ve diğer öğretim üyeleri ile görüştük. Bize kesinlikle belli bir grubun veya bölgenin geldiği, diğerlerinin gelmediği şeklinde bir durumun söz konusu olmadığını belirttiler" diye konuştu.
 
"DİYARBAKIR HALKI ŞİDDETE KARŞI"
 
Diyarbakır'da Kobani protestoları nedeniyle yaşanan olayları tasvip etmelerinin mümkün olmadığını aktaran Prof. Dr. Eyigün, şunları kaydetti:
 
"Ancak medyaya yansıyanlarla da Diyarbakır'ı algılamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Şiddet olaylarına neden olanların kimler olduğunu bilmiyorum ama Diyarbakır halkının şiddetin her türlüsüne karşı olduğunu biliyorum. Öyle olmasaydı bugün bunları konuşamazdık. Diyarbakır'ın ve bölgenin hatta Türkiye'nin bir an önce normalleşmesi gerektiğini, bunun için de başta medya olmak üzere herkesin bu normalleşmeye destek vermesi, yine herkesin yararınadır. Diyarbakır'da hayat normale döndüğü gibi, üniversitede de eğitim hayatı normale dönmüştür."
 
"ANADOLU'NUN KARDEŞLİK BAĞLARI GÜÇLÜDÜR"
 
Yaşanmaması gereken gerilimli günlerin yaşandığını anlatan Prof. Dr. Eyigün, ancak bunu çok fazla büyütmenin ve gündem de sıcak tutmanın da Türkiye'nin yararına olacağına inanmadığını dile getirdi. Başta Amerika olmak üzere her ülkede zaman zaman benzer olayların yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Eyigün, "Bunlar elbirliği ile aşıla bilinir. Ayrıca Anadolu'nun hiçbir ülkede olmadığı kadar kardeşlik bağları güçlüdür. Bu topraklarda bizler et ve kemik gibiyiz. Elbise-vücut değil. Son 30 yılda yaşanan olaylar bunu göstermiştir" şeklinde konuştu.
 
"AVRUPA TEK BİR KÜRT'Ü BİLE KABUL ETMEDİ"
 
Yaşananların sadece Türkiye'de planlandığını düşünmediğine de dikkat çeken Prof. Dr. Eyigün, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Türkiye'nin her türlü sınır ötesi hareketini çok ciddi biçimde eleştiren Avrupa basını günlerdir, Türkiye'nin neden savaşa girmediği, girmesi gerektiği, Kobani düşerse bunun tek sorumlusunun Türkiye olacağını, Türkiye'nin bilerek Kürtlerin katledilmesine göz yumduğunu, yakma-yıkma eylemlerinin aslında haklı gerekçelere dayandığını, tüm dünyanın bu eylemcilere yardım etmesi gerektiği şeklinde yayınlar da bulunuyorlar. Bugün Frankfurter Allgemeine gazetesi, Almanya'nın Türkiye'yi dinlemekte çok haklı olduğunu çünkü Türkiye'nin savaşa girmekte tereddüt gösterdiğini yazabiliyor.
 
Bernard Henri Levy, dün yaptığı bir açıklamada, 'Kobani düşerse bunun tek sorumlusu Türkiye olacağını' söyleyerek, adeta yeni bir kışkırtma eylemi içine girmiştir. Avrupa'nın gerçekten Kürtleri sevdiğini ve koruduğunu düşünmek saflık olur. Biraz tarih bilenler ve geçmişe bakanlar bunu rahatlıkla anlayacaktır. Örneğin Saddam Hüseyin Almanların gönderdiği gazla 5 bin masum Kürt'ü katlettiğinde Avrupa, tüm katliama neden olduğu halde yaralı bir Kürdü bile kabul etmedi. Bununla da yetinmeyen Levy, Türkiye savaşa girmez ise, NATO üyeliğinin sorgulanacağı tehdidin de de bulundu.”
 
(MP-YRT-AŞ-Y)
 

HABERE YORUM KAT