1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Türkiye'nin en büyük kan davası' da barışla sonuçlanacak
Türkiye'nin en büyük kan davası' da barışla sonuçlanacak

Türkiye'nin en büyük kan davası' da barışla sonuçlanacak

Güneydoğu'da bine yakın kan davalı aileyi barıştıran Hacı Sait Özşanlı Barış Komisyonu üyelerinden Yahya Kamçı, Türkiye'nin en büyük kan davası olan ve 30 yıldır devam eden 'kardeş kavgası'nın da barışla sonuçlanacağına inandığını söyledi.

A+A-

Güneydoğu'da bine yakın kan davalı aileyi barıştıran Hacı Sait Özşanlı Barış Komisyonu üyelerinden Yahya Kamçı, Türkiye'nin en büyük kan davası olan ve 30 yıldır devam eden 'kardeş kavgası'nın da barışla sonuçlanacağına inandığını söyledi. Kamçı, "Yüzlerce kan davalı aileyi barıştırdık, husumetlilerle görüştük. Diyalogla çözülmeyecek bir davaya şahit olmadık şu ana kadar. Kürt sorunu da Türkiye'nin en büyük kan davasıdır, kardeş kavgasıdır. Bu davanın da bin kan davası gibi barışla sonuçlanacağına inanıyorum." dedi.

Diyarbakır'da öğretmen, esnaf, iş adamı, din görevlileri ve kanaat önderlerinden oluşan barış komitesinin kurucusu Sait Özşanlı, 2009 yılında vefat etti. Özşanlı'yla birlikte gönüllü olarak çalışan arkadaşları ve çocukları, kan davalı aileleri barıştırmaya devam etti. Komisyon, Özşanlı'nın vefatından sonra Hacı Sait Özşanlı Barış Komisyonu adıyla kan davalı ve husumetli aileleri barıştırmak için çaba göstermeye devam ediyor.

Komisyonun eğitimci üyesi Yahya Kamçı, bölgede yıllardır devam eden sorunların bitmesi için başlatılan çözüm sürecinden Umutlu olduklarını söyledi. "Bu süreç, küçük hesaplar için heba edilmemeli." diyen Kamçı, ülkenin yakalamış olduğu barış havasının bütün kesimlerin barış ve huzur içinde yaşamasına vesile olacağını kaydetti.

Türklerin ve Kürtlerin ortak paydasının İslam dini olduğunu belirten Kamçı, bunun en bariz örneğinin Talas Savaşı'yla başlayan kardeşlik, Malazgirt'te, Hasankale'de ve Çanakkale'de görüldüğünü hatırlattı. Kamçı, "Cumhuriyet tarihinde özellikle Kürtlere ve Müslümanlar'a yapılan haksızlıklar, var olan kardeşliğe ister istemez gölge düşürmüştür. Sorunları çözmekten ziyade, derinleştirme politikası 2 binli yıllara kadar sürmüştür." dedi. 1980'li yıllarda başlayan kardeş kavgasında bu ülkenin birbirine 'kardeşim' diyen 40 bin ferdinin yaşamını yitirdiğini belirten Kamçı, "Çözüm süreci, hem Türk halkı için hem de bölge halkı için önemli bir fırsattır. Eski kardeşlik ruhunun sağlanabilmesi için kimden gelirse gelsin doğru ve gerçek olan söylemler desteklenmeli ve sahip çıkılmalıdır. Aksi takdirde bu sorumluluğu hiç kimse kabul edemeyecektir." diye konuştu.

"40-50 YILLIK KARDEŞ KAVGALARI BİLE BARIŞLA SONUÇLANDI"

Barıştırdıkları aileler arasında 40-50 yıldır kan davalı olanların olduğunu dile getiren Kamçı, Türkiye'nin en büyük kardeş kavgasının da bunlar gibi barışla sonuçlanacağına inandığını söyledi. Kan davalı aileleri barıştırırken iki tarafı da barışa ikna etmek için çaba gösterdiklerini ve bunu da Allah rızası için yaptıklarını, ailelerin de yine Allah rızası için husumeti bir kenara bıraktıklarını söyleyen Kamçı, şöyle devam etti:

"Kürt sorunu da Allah rızası için çözülmeli. Şu an girilen yol doğru yoldur. Biz komisyon olarak da kan davalıları barıştırmadan önce özellikle bir diyalog süreci yaşıyoruz. İki tarafla defalarca görüştüğümüz oluyor. Silahla ve ölüm korkusuyla yaşamak zorunda kalan insanları daha iyi anlıyoruz. Onlar da bu psikolojiden kurtulmak ve kardeşçe yaşamak istiyor. Böylece ortak payda olan 'din kardeşliği'nde buluşup barışıyorlar. Kürtlerin bir atasözü şöyle der: 'Şer şaşe, aşiti başe' (Savaş hatadır, iyi olan barıştır). Biz de ülkemiz için iyi olan barış sürecinin devam edip, çocuklarımızın özgür ve kardeşçe yaşacağı günleri özlemle bekliyoruz."

HABERE YORUM KAT