
TİKKO itirafçısı "Jitem diye bir şey duymadım"
24 Mart 2011 Perşembe 08:40TİKKO itirafçısı Fethi Çetin, Devletim bana gel senden yararlanacağız derse seve seve yine giderim. Onun dışında ben JİTEM diye bir şey duymadım" dedi.
Güneydoğu'da 1992-1994 yılları arasında 8 kişinin öldürülmesiyle ilgili olarak, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ve PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan ile birlikte 15 sanık hakkında 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, işkence yapmak, adam öldürmek' suçlarından 15 yıl ve ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezalarının istendiği davanın görülmesine Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya, sanıklardan tutuksuz yargılanan yeni kimliği 'Fırat Can Eren' olan Fethi Çetin, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Adil Timurtaş ile sanık ve mağdur avukatları katıldı.
TİKKO İTİRAFÇISI ÇETİN: GAZİYİM
Savunmasını yapan TİKKO itirafçısı Fethi Çetin (Fırat Can Eren), 3 yıl hapis yattıktan sonra 1989 yılında askerliğini yapmak üzere Diyarbakır Silvan'daki askeri birliğe gittiğini söyledi. Daha sonra Diyarbakır Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Karargah ve Servis bölüğüne geldiklerini anlatan Çetin, "Diğer sanıklar da benimle aynı bölüğe geldiler, burada askerliğimizi birlikte yaptık. Normal herkes gibi biz de askerliğimizi yaptık. Herhangi bir yasadışı faaliyete bulaşmadık. Ben askerliğimi yaparken bir operasyon sırasında yaralandım ve askerliğim yarım kaldı. Gazi olarak hayatıma devam etti. Gazi olduğumu için, haktan yararlanarak, Jandarma Asayiş Komutanlığı'nda sivil memur olarak işe alındım" dedi.
'İBRAHİM BABAT'I KIŞLA İÇİNDE GÖRDÜM'
Daha çok masa başı işler yaptığını, kendisinin önceki deneyimlerinden ve tecrübelerinden yararlandıklarını belirten sanık Çetin, örgüt mensuplarının verdikleri ifadeleri çözümlediğini kaydetti. İddianamede anlatıldığı gibi askerliği ve sivil memurluğu sırasında adam öldürme, gazete binalarını yakma, araç kundaklama gibi suç işlemediğini, çete içerisinde yer almadığını savunarak, "Ben görevlerimi tamamen askerlik kuralları içerisinde, görevime bağlı kalarak yaptım. İbrahim Babat'ı ben askerliğimi yaparken kışla içinde gördüm. Ancak kendisi ile hiçbir temasım olmamıştır. Ne iş yaptığını bilmiyorum. O dönem basından duymuştum, ondan dolayı biliyorum. Kendisi ile hiçbir zaman konuşmadım, diyaloğumuz olmamıştır. Suçlamaları kabul etmiyorum. Hiçbir yasadışı faaliyetim olmadığı gibi, diğer sanıkların da hiçbir yasadışı faaliyetlerine de şahitlik yapmadım" diye konuştu.
'DEVLET GEL DERSE YİNE SEVE SEVE GİDERİM'
Sanık Fethi Çetin, mağdur avukatlarının sorularını da yanıtladı. Tunceli bölgesinde TİKKO içerisinde faaliyette bulunduğunu söyleyen Çetin, Tekirdağ'da, diğer itirafçılar Abdulkadir Aygan ve İbrahim Babat ile gözaltına alınmalarını anlattı. Çetin şöyle konuştu:
"Ailem İstanbul'da olduğu için komutanımdan izin istedim. Abdulkadir Aygan ve kendisini o zaman Mete olarak tanıtan İbrahim Babat ile birlikte İstanbul'a gittik. Arkadaşlarım Tekirdağ'da işlerini olduğunu söylediler. Ben de onlarla birlikte gittim. Tekirdağ'da Murat isimli bir kişi bize katıldı. Murat'ı Diyarbakır Karargah Servis bölüğünde askerlik yaparken tanımıştım. Alkol aldık o gece. Murat aşırı alkollü olduğu için arkadaşlardan birinin silahını alıp havaya ateş etmiş. Ben olayın farkında değildim. Bunun üzerine gözaltına alınıp yakalandık. Daha sonra serbest bırakıldık. Ayrıca askerliği kimin nerde yapacağını devletin askerlik şubeleri belirler. Diğer sanıklarla niye aynı yerde askerlik yaptık onu bilemem. Devletim bana gel senden yararlanacağız derse seve seve yine giderim. Onun dışında ben JİTEM diye bir şey duymadım."
Çetin, Cem Ersever ile aynı gazinoda bulunduklarını ancak kendisinin emrinde çalışmadığını savunarak, Veli Küçük ve Arif Doğan'ı da tanımadığını ileri sürdü.
ARACI BOMBALANAN ESKİ BARO BAŞKANI
Duruşmaya, 17 Haziran 1991 yılında park halindeki aracına bomba konularak patlatılan Diyarbakır Baro Başkanı Mustafa Özer, mağdur sıfatıyla katıldı. Aracının bombalanmasına ilişkin bu güne kadar süren soruşturmalardan sonuç alınamadığını ifade eden Özer, "Soner Yalçın'ın Cem Ersever ile ilgili bir kitabı ve Abdulkadir Aygan'ın ifadelerinde benimle ilgili olaylar anlatıldı, saldırının JİTEM tarafından yapıldığı ifade edildi. Bu nedenle davaya mağdur olarak katılmak istiyorum. Bu olayın aydınlatılmasını, somutlaştırılmasını talep ediyorum. Ben bu olayı önce gözdağı olarak algıladım. Daha sonra ifadelerden bombanın zaman ayarında sorun olduğu ortaya çıktı. Arıza nedeniyle erken patlamıştı. Yoksa ben de Uğur Mumcu gibi saat 09.00'da anahtarı çevirince bomba patlayacaktı" dedi.
Mahkeme, adresleri tespit edilemeyen sanıklardan Mahmut Yıldırım, İbrahim Babat, Mehmet Zahit Karadeniz, Lokman Gündüz ve Muhsin Gül hakkındaki yakalama emrinin sonucunun beklenilmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.



SON HAFTANIN SKORU



Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya


































































