1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. Tekbir getirerek işyerleri ve araçlar yakıldı
Tekbir getirerek işyerleri ve araçlar yakıldı

Tekbir getirerek işyerleri ve araçlar yakıldı

Halk Meclisi’nin demokratik özerklik ilan ettiği ve geçtiğimiz haftadan bu yana hendek kazah YDGH’liler ile güvenlik güçleri arasında çatışmaların çıktığı Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde önceki gece Valilik tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

A+A-

 Sabaha karşı 700 asker ve polisin katılımyla düzenlenen operasyonda çatışma çıktı. Operasyoda en az 2 kişi öldü çok sayıda kişi de yaralandı. Sokağa çıkma yasağının sürdüğü ilçeyle telefon ve internet bağlantısı kurulamadı.

HDP heyeti, polislerin zorluk çıkarmasına karşın öğlen saatlerinde ilçeye girip temaslarda bulundu. HDP'li Çağlar Demirel, milletvekili heyetinin olduğunu bildiğkleri halde üzerlerinden kurşunlar geçtiğini söyledi. İlçe halkı son derece dedirgin. Özellikle çatışmaların yaşandığı bölgedeki halk evleri boşaltmaya başladı. Yurttaşlar gazetecileri gördükleri yerlerde “Kahrolsun faşizm” sloganları attı. Yurttaşlar evlerin ve araçlarının tekbir getiren özel harekat polisleri tarafından yakıldığını da öne sürdü.


Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde Halk Meclisi’nin geçtiğimiz hafta özerklik ilan etmesinin ardından PKK’nin gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) üyeleri geçtiğimiz güvenlik güçlerinin girişini engellemek için Selahattin, Tekel ve Mesçit mahallerinde sokak ve caddelere hendek kazıp, sokakları barikatlarla kapattı. Barikatlara patlayıcı yerleştiren YDGH’liler, uzun namlulu silahlarla sokaklarda nöbet tutarkan, kimlik kontrolü yaptı.


Sokağa çıkma yasağı, ve 700 kişilik operasyon


Diyarbakır Valiliği, geçtiğimiz haftadan bu yana olayların süldüğü Silvan’da önceki gece saat 01.00’den itibaren ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti. Dün sabaha karşı 700 asker ve polis, ilçede operasyon başlattı. Operasyon sırasında güvenlik güçleri ile YDGHliler ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Çatışmada gösterici olduğu belirtilen 2 kişi öldürüldü, 1 vatandaş ise ağır yaralandı. Yaralı vatandaş Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıdı.

İlçeyle bağlantı kurulamadı


Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Silvan’da sokağa çıkma yasağının ardından sabit ve mobil telefon ile internet bağlantısı kesildi. Bağlantı kurulamayan ilçede neler olduğu ile ilgili bilgi alınmakta zorluk çekildi. Diyarbakır’da 1 haftadır internet ileşiminde büyük aksaklık yaşanırken, Silvan ile tüm iletişimin kesilmesi endişe yarattı. Telefon ve internet bağlantısının neden kesik olduğu yönünde yetkililer hiçbir açıklama yapmadı.


HDP- DBP heyet Silvan’a gitti


DBP Diyarbakır İl Başkanlığı da yazılı açıklama yaparak, güvenlik güçlerinin operasyonda sivillerin hedef alındığını belirterek, can kayıplarının önüne geçmek için halka Silvan’a gitme çağrısı yaptı. DBP’nin çağrısının ardından HDP Diyarbakır milletvekilleri Nursel Aydoğan, Çağlar Demirel, Sibel Yiğitalp, Ziya Pir, Edip Berk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile ilçe belediye başkanları ile HDP ve DBP il yöneticilerini içinde bulunduğu bir grup Silvan’a gitmek üzere yola çıkttı.


Ancak yolda önleri kesilen heyetle konuşan görevli polisler ise Valilik talimatı ile sadece 2 araçla Belediye Başkanı ve milletvekillerine izin verileceğini söyledi.


Heyete 2 araç sınırı


Konvoyla polis noktasına gelen Kışanak'ı görevli polisler "Başkanım hoşgeldiniz" diye karşıladı. Kışanak'ın "Keşke bu memlekete barış gelseydi, biz de hoş gelseydik" demesi üzerine polis memuru ise "Kesinlikle hepimiz onun derdindeyiz" diye cevap verdi. Kışanak'a açıklama yapan polisler, "Sayın Başkanım, Vali beyin kesin talimatı var. Siz ve milletvekillerimiz en fazla iki araç alabiliyoruz. Belediye Başkanımız, Milletvekillerimiz ve meclis üyesi varsa sadece 2 araç alabiliyoruz" dediler.


Kışanak'ın "Peki nasıl gelecek arkadaşlar?" sorusu üzerine polisler, "Zaten şu an can güvenliği yok. İçeride zaten hiç bir şekilde can güvenliği yok" karşılığını verdi. Polislerin can güvenliği ile ilgili cevabı üzerine Kışanak, "Nasıl can güvenliği yok? Orada 80 bin insan yaşıyor nasıl can güvenliği olmaz?" dedi.

Polisler ise, "Onların güvenliğini bizim arkadaşlar almış. Siz merak etmeyin. Vatandaşlarımızın güvenliğini bizim arkadaşlar almış. Devlet orada can güvenliğini almış. En fazla iki araca sığacak kadar alabileceğiz. Sığmıyorsa vekil ve başkanımız gelsin. Siz lüfen kendiniz ayarlayın ve o şekilde geçiş yapalım" dediler.


Geçiş tartışmasının uzaması üzerine görevli polisler Belediye Başkanı ve milletvekillerinin Silvan'a gidip Kaymakam veya telefonla Vali ile görüşmesini istedi. Talimat verilmesi durumunda diğer araçların da alınacağını söyleyen polislere HDP Milletvekili Ziya Pir, "Şimdi biz Karadenizli olarak şunu düşünüyoruz. Şimdi Başkanımıza izin verdiniz geçti. Biz diğer vekiller gelsek durduracak mısınız?Bu gülünç bir durum diyerek" cevap verdi.


"BEN DEVLETİN DEĞİL HALKIN VEKİLİYİM"


Tartışmalar sırasında HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun, "Ben İstanbul vekiliyim. Buraya minibüsle geldim. Siz beni neyle içeri götüreceksiniz?" sorusuna cevap veren polis memuru, "Gerekirse zırhlı araçla götürebiliriz" dedi. Bunun üzerine araya giren Kerestecioğlu, "Yok zırhlı araçla tabi götüremezsiniz. O daha güvenliksiz" dedi. Cevap veren polis memuru ise, "Can güvenliğiniz için. Bu daha güvenli. Devletin zırhlı aracı bu. Siz de devletin vekiliyseniz o zaman güvenebilirsiniz" dedi. Kerestecioğlu ise polis memurunun konuşmasına karşılık, "Ben devletin değil halkın vekiliyim, o ayrı birşey" diye konuştu.


SİLVAN'A GİTTİLER


Yapılan görüşmelerin sonunda Belediye Başkanı Kışanak ve milletvekillerinin iki araçla Silvan'a gitmesine izin verildi. Belediye Başkanı ve Milletvekillerinin gitmesinin ardından polis noktasından uzaklaşmak istemeyen grup ile polis arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Bunun üzerine ilçe girişine TOMA ve zırhlı polis aracı getirildi. TOMA'dan yapılan uyarının ardından kalabalık yoldan geriye çekildi. Bir süre sonra ilçeden gelip yeniden topluluğun beklediği bölgeye gelip basına açıklama yapan Çağlar Demirel, ilçe merkezinde yaşanan gelişmeleri aktardı. Demirel, şunları söyledi:

“Silvan günlerdir abluka Altına alındı. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Çevre illerden buraya asker, polis ve zırhlı araç takviyesi yapılarak bir ordu halinde Silvan’a girilmiş.

Erken saatte buraya geldik ancak bilgileri olmasına rağmen 2 saat beklettikten sonra bıraktılar. Gittiğimizde Silvan hayalet kent gibiydi. Tanklardan top atışları ve silah sesleri hiç susmuyor. Ara sokaklara girdik. Dükkanlar yakılmış her yerden dumanlar yükseliyordu. Yani Kobanê’yi andıran bir görüntü şuan Silvan’da hakimdir. Yaralılar var ama ambulans gitti ama boş geldi. Çünkü bırakmıyorlar. Yaralıların alınmasına bile izin verilmiyor. Halk sokakta o kadar çok gaz atılmış ki gazdan kente girilmiyor. Halk sokağa çıkmış ateş ederek içeri koymaya çalıştılar.”


‘Kurşunlar üstümüzde uçuşuyordu’


Demirel, “Bize bile anons yapılarak gitmemiz söylendi. Valinin kaymakamın herkesin de haberi vardı sokakta olduğumuzdan. Ardından atışlar yapıldı. Kurşunlar üstümüzde uçuşuyordu. Hepsi de panzerlerle yapılan ateşlerdi. Şuan kaç yaralı var bilemiyoruz. İki mahalleye girmemize izin verilmedi.

Kaç kişinin yaşamını yitirdiğini netleştiremedik. Ölen birinin kalp krizinden öldü söylendi. Şuanda hayalet kent gibi. Basına ve hiç kimseye izin verilmiyorlar. Birçok yerde dumanlar yükseliyordu ama gidemedik. Yaralılar var ama ambulans gidemiyor. Olay yerlerine girip orada neler olduğunu öğrenmek istiyoruz. Halkla görüştüğümüz zaman tank ve toplarla atış yapıldığını söylediler. Esnafların dükkanları yandı. Direk hedef alınarak yakıldı ve yıkıldı. Elektrik ve internet kesilmiş hiçbir yerden bilgi alamıyoruz” şeklinde konuştu.


‘Herkes bizi aştı diyor, bu iş Cumhurbaşkanıyla ilgili bir durumdur’


Resmi makamlarla görüştüklerini ifade eden Demirel şunları söyledi: “Kaymakamlık ve İçişleri Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sokağa çıkma yasağı devam edeceğini söylediler. Şuanda askerler tanklarla dört bir tarafı kuşatmış. Her yer abluka altında. İçinde de sayamayacağımız kadar tank panzer ve akrepler var. Keskin nişancılar her yere konumlanmış. Polis rasgele silah sıkıyor ve biz de tanık olduk. Kaymakamla valiyle görüştük. Tamamen bizi aşmış diyor. İçişleri bakanlığı da bizi aşmış diyor. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok diyor. Ankara ile iletişime geçtik. Bu iş cumhurbaşkanı ile ilgili bir durumdur. Bir kişinin aldığı bir karar olduğu olarak ifade ediyor.”


Yasağa rağmen Silvan'dayız


Demirel danha sonra yine ilçeye girdi. Bir grup gazeteci olarak bizler de ilçeye yasak olduğu halde yan yollardan, toprak yollardan giderek girdik. Tekel caddesiye yaklaştıkça yol üzerindeki insan kalabalığı da artıyordu. Caddenin gölge kısmında öbek öbek toplanan insanlar, gazetecileri gördükleri gibi elektrik, su ve internet erişimlerinin olmamasından, hastaların ilaç alamamasından evlerine ekmek götürememekten yakındı.


Kahrolsun faşizm


Tekel mahallesine doğru gidildikçe bu kez yolda mahalleden kaçan insanlar görülmeye başlandı. Hemen hepsi, ilçede bir devlet terörü estirildiğini belirtip, yapılanın zulüp olduğunu ifade ediyordu. Bir Silvanlı ise “Kahrolsun faşizm, yaşasın tam bağımsız Türkiye” sloganı atarak, olan bitene tepkisini gösterdi.


KIŞANAK:ORTADA SİYASİ BİR SORUN VAR


Bu arada Silvan'a gitmeden önce basına açıklama yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, başından beri sorunların can kaybı yaşanmadan çözülmesi için çaba içinde olduklarını belirterek, "Buraya geliş nedenimiz budur. Silvan'da halkın baskılara karşı bir tepkisi vardı. Sürekli gözaltılar, operasyonlara halkın 'yeter' dediği bir noktaydı. Şimdi bir askeri müdahale ile karşı karşıya. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi, tüm iletişim kesildi, ilçeye giriş çıkış yasaklandı. Biz yurttaşların, belediye başkanlarımızın, çalışanlarımızın can güvenliğinden endişe ediyoruz. Kente girmek, bu çatışma zeminini ortadan kaldırmak için elimizden geleni sarf etmek istiyoruz. Giden can geri gelmiyor. Biz hiç bir insanın yaşamını yitirmeden bu müdahaleyi durdurmak istiyoruz.

Burada akılla izah edilmeyen bir tutumla karşı karşıyayız. Hem içeride can güvenliği yok diyorlar, hem bizimle birlikte güvenliği sağlayacak arkadaşların gelmesine izin vermiyorlar. İki araca sığın gibi bir teklif var ortada. Biz iki araçla geçip oradaki halkın durumunu görmek ve olası bir can kaybının önlenmesi çabası içinde olmak istiyoruz. Bu bir vicdanı sorumluluk, insanı sorumluluktur. Sorun askeri bir sorun değil. Sorun silahlar meselesi değil. Ortada siyasi bir sorun var. Birilerinin çıkıp bu halka güvence vermesi lazım. Bu bir siyasi konudur. O nedenle ben Ankara'nın bu kadar buradan uzak olmaması gerektiğini, duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum. Buranın ikinci Varto olmasına kimsenin izin vermemesi lazım. Bugün herkesin gözü, kulağı burada olmalı. Burada can kaybını önleyecek insani bir barikat kurmamız lazım" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler