1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR HABERLERİ

  3. 'Tek bir yurttaşın burnu kanarsa sorumlusu devlettir'
'Tek bir yurttaşın burnu kanarsa sorumlusu devlettir'

'Tek bir yurttaşın burnu kanarsa sorumlusu devlettir'

Havaların ısınması ile beraber tarım ve hayvancılık ile uğraşan köylüler, yaylalarına ve bahçelerine çıkmaya başladı.

A+A-

Uzun yıllar boyunca her yıl hayvanlarını otlayan ve bağ bahçesine giden onlarca yurttaş, operasyonlara çıkan askerlerin arkasında bıraktığı patlayıcı maddelerden dolayı yaralanıyor veya yaşamlarını yitiriyor. İHD Diyarbakır Şubesi operasyon bölgelerinde bulunan köylerin etrafındaki mayın ve patlayıcı maddelerin acilen toplanması için rapor hazırlıyor. Kısa, orta ve uzun vadeli bir çalışmayı gerektirecek şekilde hazırlanacak rapor, Akil İnsanlar Komisyonuna sunulacak.

Raporda koruculuk sistemi, mayın ve patlayıcı maddelerin hangi yaşam alanlarında olduğunun tespiti ve kaldırılması talebi ile şimdiye kadar bu nedenlerden dolayı yaşamını yitiren sivil yurttaşların istatistik bilgilerine de yer verilecek. Konuya ilişkin görüştüğümüz İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici, KCK'nin ateşkes açıklamasının ardından başlayan çatışmasızlık süreci ve geri çekilme ile beraber devletin birçok iyileştirme yapması gerektiğini dile getirdi. Kısa vadede devletin acil olarak bazı konularda adım atması gerektiğini dile getiren Bilici, operasyonlardan dolayı devlet tarafından bölgenin birçok yerine mayın döşendiğini ve devletin bu mayınları nerelere döşediği konusunda bilgi vermediğini aktardı. Bilici, "Uluslar arası sözleşmelere göre, mayınların döşendiği yerin işaretli olması gerekir.

O yöre halkına bilgi verilmesi ve sürekli denetim altında olması gerekir. Ama maalesef devlet, bugüne kadar bu tür şeylere uymamıştır" dedi. Mayın ve bölgeye bırakılan patlayıcılardan kaynaklı birçok insanın yaşamını yitirdiği veya sakat kaldığı, birçok mağduriyet yaşayarak davalar açıldığını belirten Bilici, "Devlet, diğer davalarda ve vakalarda olduğu gibi hiçbir adım atıp çözüm getirmiş değildir. Ve bu tür davalarda herhangi bir sonuç çıkmış değildir. Belki sürece bağlı olarak bu davalarda değişiklik yaşanabilir, belki kapanan davalar tekrar açılır, failler yargılanır ve devlet bunun hesabını verir" diye konuştu.

'Bölgede mayın kadar tehlikeli korucular var'

Kısa dönemde köylülerin kendi mera ve arazilerine dönerek, geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığı sürdürebilmeleri için geri dönüş koşullarının çok iyi bir şekilde oluşturulması gerektiğini belirten Bilici, "Devletin, bölgede bulunan mayınları bir an önce temizlemesi gerekir. Bunun yanı sıra bölgede mayın kadar tehlikeli korucular da var. 100 bin kadar korucu bölgede köylerde duruyor. Eli silahlı korucular, hiçbir otorite tanımadan, insan hakları ve hukuku görmezden gelerek oralarda dolaşan insanlardır. Korucular mayınlardan daha tehlikelidir" dedi.

Korucuların merasında koyunlarını otlatan köylüleri çok rahat bir şekilde engellediğini belirten Bilici, korucuların hukuk tanımadığını ifade etti. Bilici, bu tarz örneklerin geçmişte çok fazla yaşandığını ve halen devam ettiğini belirterek, "Sürece inanıyor ve gerçekten samimi ve dürüstseniz, savaştan dolayı oluşan bu tür organizasyonların derhal ortadan kaldırılması lazım. Özellikle de korucu ve güvenlik güçlerinin tutumu, serbest patlayıcılar ve son zamanlarda sıkça duyduğumuz, bölgede sivil kıyafetler giyerek kendini PKK gerillası olarak tanıtıp insanları tehdit eden, zarar veren tüm bunların derhal bölgeden çekilmesi gerekir" dedi. Köylerde yaşamın normalleşmesi için devletin yeniden imkan sunması gerektiğini belirten Bilici, "Devlet bunu hazırlamak, bu güveni vermek zorundadır. İnsanların malını mülkünü gasp eden korucuyu oradan çıkarmak zorundadır. İşgal edilen meraların köylülere tahsis edilmesi lazım. Dolayısıyla bir bütün olarak bunun bu şekilde ele alınması gerek" dedi.

'Akil İnsanlar Komisyonu'na rapor sunacağız'

Bilici, köylülerin tekrar köylerine, meralarına dönüp tarım ve hayvancılıkla uğraşmalarının sağlanabilmesi için İHD olarak bir rapor hazırlayıp Akil İnsanlar Komisyonu'na sunmayı düşündüklerini belirterek, "Biz bunu kısa, orta ve uzun vadeli bir rapor şeklinde Akil İnsanlar Komisyonu'na sunacağız" diye konuştu. Savaşın bölgede ciddi tahribatlar bıraktığını kaydeden Bilici, "Savaş, insanların hayatını hiçe sayan sonuçlar yaramıştır. Daha önce de belirttiğim gibi bu mayınların nerede olduğunu devlet biliyor. Birçok serbest patlayıcı bilinçli bir şekilde ortaya bırakılmış. Devletin bir an önce bunların yerini açıklayarak toplaması gerekiyor" dedi. Bilici, mayınların ve serbest patlayıcıların bölgeden temizlenmesi konusunda devlet tarafından başlatılacak herhangi bir çalışmada gözlemci olarak tutanak tutabileceklerini kaydetti. Bilici, son olarak "Bu patlayıcılardan dolayı tek bir yurttaşımızın burnu kanarsa sorumlusu devlettir, bu hükümettir" şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT