1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Taş değil basket attı!
Taş değil basket attı!

Taş değil basket attı!

Bağlar Belediyesi'nin basketbol takımında yetişen 19 yaşındaki Ramazan Özkan, bir Amerikan üniversitesinden burs kazandı. Bayan basketbol takımında oynayan 14 yaşındaki Zilan Gülsüm ise Yıldız Milli Takım'a seçildi...

A+A-

Diyarbakır'dan bir başarı öyküsü



Voice of America (Amerika'nın Sesi) dün Diyarbakır Bağlar'daki basketbol mucizesini haber yaptı. PKK sempatizanlarıyla, güvenlik güçlerinin sık sık çatıştığı, Türkiye'nin en fakir ilçelerinden Bağlar'daki gençlerin basketbol sayesinde nasıl terörle anılan bir dünyadan koparılıp yeni bir hayata kavuştuklarını anlattı. Tüm bu başarının da kendisi de Diyarbakır'da doğup büyüyen antrenör Gökhan Yıldırım'a ait olduğunu vurguladı. Voice of America'ya göre bu başarı o kadar büyük ki Yıldırım'ın erkek oyuncularından biri basketbolda gösterdiği üstün başarıdan ötürü bir Amerikan üniversitesinden eğitim aldı. 19 yaşındaki Ramazan Özkan, New York eyaletindeki Syracuse Academy of Science Charter School'un (SASCS) basket takımında oynamaya ve üniversiteden burs almaya hak kazandı. Takımın bir diğer oyuncusu, 14 yaşındaki Zilan Gülsüm de milli takıma kadar yükseldi ve büyük basketbol takımlarına transfer olmaya çok yakın. İşte bu oyuncuların hikayesini VATAN antrenör Gökhan Yıldırım'a sordu...

'Salonumuz bile yoktu'

8 yıl önce Bağlar Belediyesi Erkek Basketbol takımını kuran ve sıfırdan bir mucize yaratan Gökhan Yıldırım Diyarbakır'da beden eğitimi öğretmeni. İki çocuk babası 36 yaşındaki yıldırım 18 yıldır basketbol antrenörlüğü yapıyor. Basketbola olan aşkını, doğup büyüdüğü Diyarbakır Bağlar'da nasıl hayata geçiririm diye düşünmüş ve dört arkadaşıyla beraber Bağlar Belediyesi Basketbol Takımı'nın kurmuşlar. Takım önce Diyarbakır çapında başarılar elde etmeye başlamış, ardından bölgede adını duyurmuş. Basketbol'un beşiği Amerika'ya oyuncu ihraç ettiren bir takımı olmanın öyküsünü Gökhan Hoca şu sözlerle anlatıyor: “Basketbolla yatan basketbolla kalkan biriydim. Diyarbakır doğumluyum, zor yıllar görmüş her Diyarbakırlı genç gibi ben de tutunacak bir şey arıyordum. 8 yıl önce arkadaşlarımla Bağlar Belediyesi Erkek Basketbol takımını kurduk. Sıfırdan bir takım var ettik. Belediye bizi destekledi. İkinci yılımızda Türkiye finaline kaldık. Bu final bizim dönüm noktamız oldu. Daha önce kiralık bir salonda o da yer bulduğumuz zaman antrenman yapardık. Bin bir güçlük çekerdik. Şehir terörle anıldıkça biz şehrimizi basketbolla anılması için daha fazla çalışmamız gerektiğine inanırdık. Dönemin Bağlar Belediye Başkanı Yurdusev Özsökmenler bu başarımız üzerine bize bir kapalı spor salonu yaptırdı. Bu salon Bağlar'ın kaderinde belki de dönüm noktası oldu. Biz kendi salonumuzda çalışmaya başladık, bazen 7-8 saat süren antrenmanlar yapardık.”

'Çocuklara kapı açtık'

Gökhan hoca 'taş atan çocuklar'la anılan Bağlar'ın basketbolla anılmaya başlamasının kolay olmadığını söylüyor. Belediye'nin desteğinin çocukları sokaktan aldığını, ama aileleri basketbol gibi kültürlerine uzak bir spor için ikna etmelerinin zorluklarını anlatıyor: “Başarılar gelmeye başlayınca bugün Bağlar Belediye Başkanı olan Yüksel Baran takıma bir otobüs aldı. Böylece bizim için gitmesi zor olan deplasmanlara da yakın oldu. Bağlar, Türkiye'nin en zor ilçesi. Hep terörle, taş atan çocuklarla, çıkan olaylarla, çatışmalarla, kapatılan kepenklerle anılıyor. Okullarda 70-80 kişilik sınıflar, dar sokaklar... Burada çocuklar ister istemez boşluğa düşüyor. Bıçak sırtı gibi düşünün bu ikilemi. Ya boşluğa düşeceksin ya da kendine bir hedef seçeceksin. Biz çocuklara bir kapı açtık. Basketbolu onlara hayatlarını düzene sokabilecekleri, bir hedeflerinin olabileceği, kendilerini bilinçlendirecek bir yeni hayat olarak sunduk.”

'200 basketçimiz var'

“Her yaz 500 çocuk yaz basketbol okulumuza geliyor, şu an minik takımdan Erkekler 3. Lig takımına kadar 200 lisanslı basketbolcumuz var. Bu zor bir yoldu ama biz zoru istedik ve başardık. Aileleri ikna etmek ayrı zordu, anne babaların bir çoğu basketbolun ne olduğunu bilmiyordu. Bağlar'da 25 bin aile sıfır geçim ile yaşıyor. Fakirlik çok fazla. Burada baba ya dağdadır, ya hayatını kaybetmiştir ya da cezaevindedir. Hayat böylesine zordur. Çocuklar da sokak aralarındadır. Her şeyi oyun olarak görürler ama oyun değildir o eylemler, taş atmalar. Bugüne kadar binden fazla çocuğu taş atan çocuk olmaktan kurtarmışızdır. Onlara basketbol ile tanıştırarak bir hedefleri olmalarını sağlamışızdır. Bu spor çocukların eğitimlerine de olumlu yansımıştır. Çocuklara el verdiğiniz zaman başarı geliyor. Bağlar çocukları çok zeki çok başarılı. Hepsi pırıl pırıl gencecik insanlar. İstanbul ya da İzmir'deki imkânlar burada olsa hepsi büyük başarı elde eder diye beklemeden onlara el vererek başarının peşinden koşmak gerektiğini hep düşündüm. Çocuklar bu nedenle başarılı oldu. Doğru yönlendirirsen çocuğu başarılı olmaması için bir neden yoktur. Bu çocukların aileleri hep acı çekmiş. Hep terörle anılmışlar. Tıpkı şehit aileleri gibi onların da ağabeyleri, babaları ölmüş. Hep bu şekilde yoğrulmuşlar. Artık hepsinin bir hedefi var.”

'Hayaldi gerçek oldu'

Gökhan Yıldırım, Amerikan üniversitesinden burs kazanan 19 yaşındaki, 2.01 boyundaki Ramazan Özkan'ın hikayesini ise gururla anlatıyor: “Ramazan Batmanlı işçi emeklisi bir ailenin 8 çocuğundan biri. Abisi Bağlar'da yaşıyor, ailesi Batman'da. Ramazan belki taş atan çocuklardan biri olacaktı basketbola başlanmasaydı ama hayal bile edemeyeceği bir dünyada şimdi. Ortaokul yıllarında Ramazan'ı basketbolla tanıştırdık. O zaman fiziği yaşıtlarına göre iyiydi ve hızla gelişim gösterdi. Ramazan yazın Amerika'dan gelen bir koçun seçmelerine katıldı ve başarılı oldu. New York eyaletindeki Syracuse Academy of Science Charter School (SASCS) takımında pivot forvet olarak oynayacak. Okul eğitim bursu verdi Ramazan'a. Bir yandan üniversitede okuyor, bir yandan da basket oynuyor. Bugünden üç üniversiteden teklif var oynaması için. Ramazan'ın basketbol federasyonu fark edemedi ama Amerikalılar keşfetti.

Zilan basketbolcu olmasa evlenecekti

Spor hayatına Bağlar Bayan Basketbol Takımı'nda başlayıp milli takıma kadar yükselen Zilan Gülsüm'ün hikayesi ise Güneydoğulu tüm kız çocuklarına umut ışığı yakacak cinsten. Zilan'ın öyküsü de Bağlar'da onlarca benzeri olan hikayeler gibi. Baba işsiz, geçici iş bulursa para kazanmaya gidiyor yoksa yok, anne ev hanımı ve dokuz tane kardeş. Gökhan Hoca, Zilan'ın kaderinin nasıl değiştiğini şöyle anlatıyor: “Zilan bize yaz okuluna geldi. Belediye fukara ailelerin çocuklarını ücretsiz yaz okuluna gönderiyor. Zilan da bize geldiğinde basketbolu bilmiyordu.”

Sayı kraliçesi oldu

“Yaz okulunda başarılı olunca minik takıma aldık kendisini, sonra küçük takıma çıktı. Milli takım seçmelerine katıldı ve üç ayrı kamp elemesinden sonra Yıldız Milli Takım'a seçildi. Türkiye Şampiyonası'nda sayı kraliçesi oldu. Slovenya'da yapılan Avrupa Şampiyonası karmasında Fenerbahçeli bir basketbolcu ile beraber Bağlar'dan Zilan da temsil etti ve Avrupa'nın en iyi şutörü seçildi. Zilan basketbolu seçmese geleceği karanlıktı muhtemelen evlenecekti. Şimdi geleceği çok parlak. Muhtemelen o da ileride Amerika'ya gidecektir.”

'Çocuklar bize geldiğinde ayakkabıları bile yoktu'

Antrenör Gökhan Yıldırım, çocukların nasıl zorlu bir mücadele sonunda başarıya ulaştıklarını şu sözlerle anlattı: “Irak Milli takımı ile Erbil ve Diyarbakır'da dostluk müsabakaları düzenlenmesini sağladım. Sayısız bölge şampiyonlukları yaşayıp öğrencilerinin mağdur kalmaması için deplasmanları kendi cebinden karşıladım. Göze batan oyuncularla NBA gelişim kamplarına üst üste iki senedir davet edilip Amerika'ya giderek ilin basketbolla dikkat çekmesine gayret ettim. Şimdi hedefim burslu sporcu sayısını artırmak. Öğrencilerimin hepsinin üniversiteye gitmesini sağlamak. Ben doğma büyüme Diyarbakırlıyım ama amacım hep memleketime bir şeyler yapabilmek oldu ve yapıyorum. Bu çocukların ayakkabıları yoktu. Şimdi Amerika'da basket atıyorlar.”

KAYNAK: Burak KARA / VATAN

HABERE YORUM KAT