1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Tansiyon tehlikesi!
Tansiyon tehlikesi!

Tansiyon tehlikesi!

Hipertansiyonda esas alınan büyük tansiyonda 140, küçük tansiyonda 90 sınırı, 60 yaş üzeri kişiler için büyük tansiyonda 150, küçük tansiyonda 90 olarak belirlendi.

A+A-

Hipertansiyon olarak bilinen kan basıncı yüksekliğinde esas alınan büyük tansiyonda 140, küçük tansiyonda 90 sınırı, 60 yaş üzeri kişiler için yeniden belirlendi.

Hipertansiyon konusunda uzmanların yol haritası olarak gördüğü Birleşik Ulusal Komite 8'in (JNC 8) son raporuna göre, 60 yaş üzerindeki bireyler için büyük tansiyonda 150, küçük tansiyonda 90 değerlerinin üstü tehlikeli olarak kabul edilecek ve kan basıncı bu değerler üzerinde olan kişilere tedavi verilecek.

Gazi Üniversitesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Kadriye Altok, AA muhabirine yeptığı açıklamada, hipertansiyon ya da kan basıncı yüksekliğinin erişkin nüfusta, kan basıncı ölçüm değerinin büyük tansiyonda 140, küçük tansiyonda 90 mm Hg'nin üzerinde olması anlamına geldiğini belirterek, Türkiye'de erişkin nüfus değerlendirildiğinde, yaklaşık her 10 kişiden 3'ünün hipertansiyon hastası olduğunu bildirdi.

Bunun da Türkiye'de yaklaşık 18 milyon kadar hipertansif bireye denk geldiğini anlatan Altok, kan basıncının ilerleyen yaşla birlikte yükseldiğini söyledi.

Doktorların kendilerine kılavuz olarak gördüğü JNC 8 raporu ile ileri yaştaki bireylerde kan basıncının üst limitinin değiştiğini anlatan Altok, 60 yaş üzerindeki kişilerde kan basıncının daha genç yaştakilere oranla yüksekliğinin tercih edilen bir durum olduğunu, hipertansiyonu bulunan ileri yaştaki bireylerde kan basıncını fazla düşürmenin riskli olabileceğini ifade etti.

Kan basıncının özellikle ileri yaştaki bireylerde fazla düşürülmesinin kalp, beyin, böbrekler gibi hayati organların kanlanmasına, dolayısıyla beslenmesini bozabileceğine işaret eden Altok, ''60 yaşın üstündeki bireylerde kan basıncı 150 / 90 mm Hg'nın üzerine çıkmadıkça tedavi önerilmemektedir. Daha yüksek değerlerde uygun tedavi seçenekleri kullanılmalı, hedef organ hasarı ve tedavinin etkinliği yönünden hastalar düzenli olarak izlenmelidir'' dedi.

Başağrısı hipertansiyonun göstergesi olabilir

Hipertansiyonun hayatı tehdit eden organ hasarlarına neden olabileceğine işaret eden Altok, kan basıncı yüksek seyreden hastaların çoğu kez önemli bir rahatsızlık hissetmeyeceğini, bazen ense kökünden başlayan başağrısının hipertansiyonunun göstergesi olabileceğini söyledi.

''Kişi hiçbir rahatsızlık hissetmese de kontrolsüz yüksek kan basıncı; böbrekler, gözler, kalp ve damar sistemi ve beyinde hasar oluşturur'' diyen Altok, yüksek kan basıncı nedeniyle yırtılan bir beyin damarının hastayı beyin kanaması ve felç tablosuyla karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Erken erişkinlik döneminde hipertansiyonu olmayanların, ilerleyen yaşla birlikte yüksek tansiyon hastası olabileceğine işaret eden Altok, bu sebeple hiçbir sağlık sorunu olmayan bireylerin de en azından yılda bir defa kan basıncını ölçtürmesi gerektiğini, özellikle ailede hipertansiyon öyküsü olan bireyler açısından riskin daha fazla olduğunu bildirdi.

Tuzdan, sigaraya, kafeinden, egzersize yaşam tarzı değişikliği şart

Hipertansiyon tedavisinde öncelikle yaşam tarzı değişikliğinin uygulanması gerektiğini vurgulayan Altok, şu önerilerde bulundu:

''Turşu, pastırma, zeytin, hazır ve işlenmiş gıdalar gibi tuz içeriği yüksek ürünlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekir, yemeklerin az tuzlu, salataların tuz eklemeden tüketilmesi daha uygundur. Ekmeğin tam tahıllı, kepekli ama tuzsuz olanları tercih edilmelidir

Sigara içiminin bırakılması kan basıncı kontrolünde önemlidir. Şişmanlık hipertansiyon ve tedavisinde risk faktörüdür. Şişman bireylerin kilo vermesi kan basıncı kontrolüne önemli destek sağlar. Sebze ağırlıklı ve liften zengin gıdalarla beslenmek uygundur. Vejetaryenlerde daha düşük kan basıncı eğilimi vardır. Günde 3-4 bardak kahve alımının kan basıncında hafif artışa yol açması, bireysel farklılık göstermektedir. Duyarlı kişilerde kafein alımı kısıtlanabilir. Hiç alkol kullanmayanlarda veya hafif alkol alımı olanlarda kan basıncı daha düşük, kalp damar hastalıkları daha az gözlemlenmektedir''

 Fiziksel aktivitenin arttırılmasının, haftada 3-4 gün tempolu yürüyüş ya da yüzmenin kan basıncı kontrolüne katkı sağlayacağını belirten Altok, yaşam tarzı değişikliğine rağmen kan basıncı 140/ 90 mmHg'nın üzerinde seyrediyorsa, uzmanlar tarafından hastanın özelliğine göre önerilen ilaçlar kullanılması gerektiğini söyledi. Altok, ''Çoğu kez tek ilaçla kan basıncının kontrol edilemediği unutulmamalıdır'' dedi. 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT