1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Talimatı ben verdim’ işkencesi!
'Talimatı ben verdim’ işkencesi!

'Talimatı ben verdim’ işkencesi!

Diyarbakır’da taziye ziyaretinde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Gözaltına alınan gençlere işkenceler yaparak Suruç katliamının failleri olduklarına ilişkin yazılı bir belge imzalatılmak isteniyor” dedi.

A+A-

 Diyarbakır’a gelerek taziye ziyaretinde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Gözaltına alınan gençlere işkenceler yaparak Suruç katliamının failleri olduklarına ilişkin yazılı bir belge imzalatılmak isteniyor” diyerek, bombalı saldırıların üstünün kapatılmaya çalışıldığını söyledi.

 

Kendisine yönelik suikast iddialarını da doğrulayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Evet doğrudur bize istihbarat geldi. Biz de devletin tüm makamlarıyla bu bilgiyi paylaştık. Tedbirimizi almaya çalışıyoruz ama bizden çok IŞİD' i koruyorlar" dedi.
 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ankara'daki patlamada yaşamını yitiren Abdullah Erol, Feyat Deniz, Sur ilçesinde öldürülen 12 yaşındaki Helin Hasret Şen ve Sur protestolarına yönelik müdahalede atılan gazdan etkilenerek yaşamını yitiren Abdulaziz Taruk ve hava bombardımanında yaşamını yitiren 8 HPG'liden Nevzat Oruç (Şervan Armanc) için Temiran Yas Evi'nde kurulan taziyeyi ziyaret etti. Taziye ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demirtaş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. 
 
‘Devlete düşman olduğumuz için değil, devlet temizlensin diye…’
 
Ankara katliamıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Demirtaş şunları söyledi:

 

“İlk andan beri biz bu diamızı ortaya koyduk. Kesinlikle saldırı devletle alakalıdır dedik. Soruşturma ilerledikçe bu daha fazla ortaya çıkacak. Yeter ki etkili ve adil bir soruşturma yapılsın. Biz devlet düşmanlığı yaptığımız için bunu söylemiyoruz, devletin temizlenmesi, demokratikleşmesi için bunu söylüyoruz. Devleti yönetenler Cumhurbaşkanı’ndan hükümete kadar eğer gerçekten ne olup bittiğinin farkına varırlarsa ve bunun hem özeleştirisini yaparak hem de tedbirini alırlarsa bütün bu belalardan birlikte kurtulabiliriz.”
 
‘Devlet içinde İŞİD’e aleni destek veren bir anlayış var’
 
“Şuanda Türkiye büyük bir tehlike ile karşı karşıya” diyen Demirtaş, “Devletin için, öyle gizli saklı derin devlet değil, devlet içinde aleni bir şekilde İŞİD’i ve İŞİD’lileri aleni bir şekilde Suriye’de tetikçi olarak kullanan bir resmi anlayış ve politika var.

 

İŞİD’lilerin işini kolaylaştıran ve onlara destek veren onları koruyan, kollayan ve gerektiğinde onlara eylem yaptıran bir anlayış var. Bu ille de başbakan tarafından ille de cumhurbaşkanı tarafından talimatın verilmiş olduğunu söylemiyorum ama devlet içinde böyle bir yapı var. Her katliamda devlet içindeki bu yapı harekete geçmiş, canlı bombaları korumuş, kollamış, eylem yapmaları sağlanmış sonra da soruşturmayı karartmaya çalışmışlardır. Şimdi bunların üstüne gidecekler mi göreceğiz” dedi.
 
‘Gözaltına alınan PKK’lı değil, AKP’lidir’
 
Demirtaş şöyle devam etti: “Başbakan daha ilk dakikalardan itibaren işi sulandırmaya başladı. Kimliklerle ilgili 2 gün önce soruşturmayı yürüten savcı bize bilgi vermişti. Bomba da bombacı da Suruç’la bağlantılıdır tespit ettik demişti. Yüzde 99 İŞİD bağlantılıdır onları bulduk demişti.

 

Açıklandığı dakikalarda başbakan ‘bu iş atılan twitlerden de anlıyoruz ki PKK-İŞİD ortak işbirliğidir’ diyor. İşte bu nedenle güvenmiyoruz bunlara. Daha ilk dakikada soruşturmayı başka yere çekmeye çalışan bir başbakana biz nasıl güveneceğiz? Bahsettiği twitleri atan kişiler de PKK’l değil AKP’lidir. O kişiler patlamayla alakalıdır yoksa değildir bilemem ama o gözaltına alınan kişiler AKP’lidir. Buna rağmen olayı sulandırmaya çalışan bir başbakan var.”
 
‘İşkence ile belge imzalatılmak isteniyor’
 
Devletin bombalı saldırıları örtbas etmeye çalıştığını dile getiren Demirtaş şöyle konuştu:

 

“Bir de elimiz de net bir bilgi daha var. Son günlerde özellikle Urfa ve ilçelerinde HDP’li gençler gözaltına alınıyor ve onlara işkence ile zorla ‘Suruç katliamının talimatını ben verdim’ diye ifade imzalatılmaya çalışılıyor. Şuanda gözaltında olan Nusaybin Belediyesi Kültür Merkezi’nde çalışan 19 yaşında bir kadına şu dakikalarda Urfa emniyetinde işkence yapılıyor.

Avukatlardan aldığım net bilgidir. Kendisine ağır işkencelerle bir belge imzalatılmaya çalışıyorlar. ‘Suruç katliamının talimatını ben verdim’ dedirtilmeye çalışılıyor. Bu hükümet katliamları ortaya çıkarmak değil, üstünü örtmek sulandırmak ve soruşturmayı başka yere çekmekle uğraşıyor.

 

Biz bunlara güvenmiyoruz. İnsani değerlere inanan savcılar, soruşturmayı yürütecek kişiler varsa ancak onlara güvenebiliriz. Eğer onlar da siyasi baskı ve engellemeyle karşı karşıya kalmazlarsa arkasından çok daha büyük şeyler çıkacaktır.

 

Sadece Ankara Emniyet Müdürü ve şube müdürü değil, arkasında çok daha yetkili etkili devlet görevlileri de çıkacaktır göreceksiniz. Bu yüzden devlet temizlensin diye üstüne gidiyoruz. Devletin pisliklerden arınması hepimizin yararına olacaktır. Lütfen Türkiye toplumu bu ısrarımızın nedenini anlasın. Devlet temizlenmezse her gün bizi katletmeye devam edecekler. Başbakanın elindeki listeden 2 kişi işte Ankara’da kendini patlattı.”
 
‘Belediye başkanlarımızı tutukluyorlar ama bombacıları tutuklamıyorlar’
 
Ortada delil hiçbir şey yokken Belediye başkanımızı tutukluyorlar ama bombacıyı tutuklamıyorlar. Sayın Davutoğlu, bombacı olanların ailelerinden birisi sizinle görüştü ve size ‘çocuğumuzu kurtarın dedi yoksa kötü şeyler yapacak’ dedi. Bunu bizzat yüzünüze söyledi. Yalan mı doğru mu? Sen ne yaptın başbakan olarak? Hiçbir şey. Hatta biri size şunu söyledi, ‘komşularımızdan evli bir çift gidip İŞİD’e katıldılar.’ Sen başbakan olarak ne dedin? ‘İyi ya işte birbirine destek olurlar’ dedin. Bunları söyleyen bir başbakan İŞİD ile mücadele eder mi? İŞİD İslam’ın da insanlığın da ülkemizin de başına gelmiş en büyük belalardan biridir.
 
 'Suikast iddiası doğrudur'

Kendisine yönelik suikast iddialarıyla ilgili soruya da cevap veren Demirtaş, "Evet doğrudur bize istihbarat geldi. Biz de devletin tüm makamlarıyla bu bilgiyi paylaştık. Tedbirimizi almaya çalışıyoruz ama bizden çok IŞİD' i koruyorlar" dedi.

 

'Canlı bombayım diyenler tutuklanmıyor'

 

Seçime 2 hafta kala süren siyasi soykırım operasyonlarını da değerlendiren Demirtaş, "Belediye eşbaşkanları, gençlik, kadın, parti çalışanı herkes tutuklanıyor. Bu süreçte tutuklanmamanın tek yolu 'ben canlı bombayım' demektir. Başbakan Davutoğlu 'kendini patlatmayana kadar tutuklamayacağız' sözünü verdi. Ortada böyle bir durum var" dedi.

'O fotoğrafa bakan herkesin vicdanı acır'

 

Şırnak'ta Hacı Lokman Birlik'in katledilip cenazesinin yerden sürüklenmesine ilişkin konuşan Demirtaş, "Şırnak'taki olayla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmesi gerekir. Bir cenaze yerde sürüklendi. Ama usulen iki kişi görevden uzaklaştırıldı. Bu kabul edilir bir durum değildir. Vicdan sahibi herkesin o fotoğrafa baktığında içi acıyacaktır" şeklinde konuştu.

 

Yapılan konuşmanın ardından Demirtaş ayrılmadan önce, Sur'da özel hareket timleri tarafından katledilen Helin Şen'in annesi ile de konuştu. Anne Şen Demirtaş'a: "Helin ve Helin gibileri katledilmesin. 11 yaşında, 3 yaşındaki çocuğu öldürdüler" dedi.

HABERE YORUM KAT

İlgili Haberler